Şahısın banka hesapları üzerine haciz konulması hususundaki 17.03.2011 tarihli talebinin reddine dair, İcra Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesini şikayet yolu ile istemiş, mahkemece, İİK'nun 89/3. bendinde takip borçlusunun 3. kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının haczi halinde, borcun 3. kişinin zimmetinde kabul edilebilmesi için birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi ve anılan haciz ihbarnamelerinin kesinleşmiş olması gerektiği, somut olayda bu durum gerçekleşmediği için borç Y………….. E…….. zimmetinde kabul edilemeyeceği, üçüncü kişiye tebliğ edilen iki adet haciz müzekkeresindeki haciz kararına da itiraz edildiğine göre, takibin tarafı olmayan 3. kişinin başkasının borcundan dolayı banka hesaplarına haciz konulması mümkün olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Şikayetçi tarafça temyiz edilen karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur....
A.Ş., kendilerine gönderilen İİK gereği 89/1, 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerinden, 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerine yasal süresinde itirazda bulunmadıklarını, davayı süresinde derdest etmediklerinden davanın reddi gerektiği hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, davacılar ... ve Karanfil Mücevherata sırası ile birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 07.05.2012' de davacı şirkete, 03.05.2012 tarihinde davacı şahısa tebliğ olduğunu ve tarafların süresinde herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, akabinde ikinci haciz ihbarnamesi de her iki tarafa da 24.08.2012 tarihinde tebliğ olduğunu ve yine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borcu yedlerinde kabul eden davacılara ödeme yapmaları yahut borçlu olmadıklarının ispatı için dava açmaları adına üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmişse de Menfi tespit davasının da derdest edilip kesinleştirildiğini, bu nedenlerle İİK 89. maddesi gereğince huzurdaki davanın üçüncü haciz ihbarnamesinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde...
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya İİK 89. maddesi uyarınca birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiği, davacının ihbarnamelere cevap vermediği, borcu ödemediği, üçüncü haciz ihbarnamesine karşı da iş bu davayı açtığı, taraflar arasındaki hak ve alacağın varlığının veya yokluğunun davalı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, davalıya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, davalı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davasıdır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır....
Haciz ihbarnamesi, müvekkili Bankaya 30/09/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, dosyanın ve müvekkili banka kayıtlarının incelenmesinde söz konusu icra dosyasından 11/09/2020 tarihli 1. Haciz ihbarnamesinin gönderildiği ve bu haciz ihbarnamesine ilişkin Ankara İcra Müdürlüğü kanalı ile 15/09/2020 tarihli yazı ile cevap verilmiş olduğunun tespit edildiğini, aynı borçlu hakkında aynı dosyadan 21/09/2020 tarihli 2. Haciz ihbarnamesinin gönderildiğini ve Ankara İcra Müdürlüğü kanalı ile 23/09/2020 tarihli sayılı yazı ile cevap verildiğini, iş bu cevabı yazıya birinci haciz ihtarnamesine verilen cevabı yazının da eklendiğini tüm bu hususlara rağmen aynı dosyadan aynı borçluya ilişkin davaya konu 25/09/2020 tarihli ve müvekkili bankaya 30/09/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olan 3. Haciz ihbarnamesinin müvekkili Bankaya gönderilmiş olduğunun tespit edildiğini, söz konusu ihbarnamenin ve Müdürlük kararının iptali için Bursa 5....
Haciz ihbarnamesinde "Yukarıda adı yazılı borçlunun sizdeki alacağı 5.457,90-TL üzerine ve giderlerle birlikte borçtan dolayı haciz konularak" şeklinde müvekkili bankadan talep edilen miktarın 5.457,90-TL ve giderler olarak bildirildiğini, birinci haciz ihbarnamesine verilen cevapta borçlunun müvekkili bankadan olan alacak miktarı 1.509,26-TL olarak bildirilmesine karşın tebliğ edilen 2. Haciz ihbarnamesinde alacak kısımlarının boş bırakılması ve 3. haciz ihbarnamesinde dosya borcunun tamamının müvekkili bankadan talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun düzenlenmediğini, söz konusu ihbarnamenin ve Müdürlük kararının iptali için Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021......
uyap sisteminden yapıldığı ve evrak işlem kütüklerinin de incelendiği, bu doğrultuda her ne kadar uyap sisteminde yasal süreler içerisinde birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine cevap yazısı uyap sistemine girmemiş ise de icra dosyasında özel gelen evrak başlıklı 04/03/2021 tarihli dosyanın incelemesinde 7 ve 8.sayfalarda davacı tarafın birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine cevap yazısının muhabere listesinde görüldüğü, böylelikle neticeten alacaklı vekilinin talebi üzerine ......
İş Ortaklığı’nın taraf ehliyeti olmadığından bahisle bu iş ortaklığı hakkında takip başlatılamayacağını ve bu suretle 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına da haciz konulamayacağını ileri sürerek iş ortaklığı yönünden takibin ve icra müdürlüğünce, iş ortaklığının 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarının haczi için gönderilen tüm haciz müzekkereleri ile haciz ihbarnamelerinin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile takibin devamına karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu şirketler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayetin kısmen kabulüne ve iş ortaklığı hakkındaki takibin iptaline, iş ortaklığının 3. kişilerde bulunan hak ve alacaklarının haczi için gönderilen haciz müzekkereleri ve haciz ihbarnamelerinin iptaline ilişkin istemin ise reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi borçlular tarafından, haczin kaldırılması taleplerinin...
in birinci haciz ihbarnamesine karşı 7 gün içerisinde itiraz etmemesi üzerine mersis adresine gönderilen ikinci haciz ihbarnamesi ise iade dönmüş, bunun üzerine TEB.K 21/2 maddesine göre gönderilen ikinci haciz ihbarnamesi ... tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğunu, davacı Bülent ...tarafından bu haciz ihbarnamesine de itiraz edilmemiş, devamında ise üçüncü haciz ihbarnamesi gönderme zorunluluğu hasıl olmuş, davacının mernis adresine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderme talebi üzerine icra müdürlüğü ... tarihli karar tensip tutanağı ile "...'ın mernis adresi bulunamadığından 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilememiştir." şeklinde belirtilmiş olduğunu, bunun üzerine ... tarihli talebimiz ile davacıya yeniden üçüncü haciz ihbarnamesi göndermesi talep edilmiş ve davacının güncel mernis adresine çıkarılan üçüncü haciz ihbarnamesi ......
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili maksadıyla borçlular ----hakkında --------- icra dosyası ile takip başlatıldığını, müteakiben borçluların 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik dosya borçluları ile ticari ilişkide bulunan firma ve şahıslara 89/1 Haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, huzurdaki davayı açan-------firmasının da işbu firmalardan biri olduğunu, süresi içerisinde birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi üzerine sırasıyla ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, bu aşamadaki tüm işlemlerin, tamamen müvekkilinin haklı alacağını elde etme saikiyle mer'i mevzuata uygun bir şekilde icra müdürlüğünün onayı ile gerçekleştirildiğini, kendisine gönderilen ilk iki haciz ihbarnamesine cevap vermeyen bahse konu firma tarafından, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edilmesini müteakip İİK md.89/3 kapsamında huzurdaki işbu davanın ikame edildiğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılan huzurdaki...
Yasa'nın 24 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir....


