Somut olayda, şikayetçinin başvurusu, kendisine gönderilen İİK’nin 89/1, 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında düzenlenen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğine ilişkin olup, mahkemenin haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğuna dair kabulü yerinde ise de; şikayetçi tarafından birinci haciz ihbarnamesine ıttıla tarihine göre süresi içerisinde (22.08.2017 tarihinde) itiraz edilmiş olmakla, borçlunun şikayetçi üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığından, şikayetçiye gönderilen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri yok hükmündedir. O halde, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesince, ilk haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin ıttıla tarihine göre düzeltilmesi ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....
Mahkemece, davalı yanca başlatılan icra takipleri kapsamında birinci haciz ihbarnamelerinin 26.04.2012, ikinci haciz ihbarnamelerinin ise 09.11.2012 tarihinde davacıya tebliği üzerine itiraz olunmaksızın bu ihbarnamelerin kesinleştiği ve İİK 89/3. maddesi uyarınca ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren onbeş günlük hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığından bahisle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. İİK 89/3. maddesinde “...... ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir....
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayet eden 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 04.07.2014 olarak düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçi üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayet eden 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 06.06.2014 olarak düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığı altında şikayet eden 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 04.07.2014 olarak düzeltilmesine ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçi 3. kişinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, alacaklı davalı tarafından takip borçlusu şirketin müvekkili nezdindeki hak ve alacaklarının haczi için müvekkiline birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ihbarnamelerin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmelerine rağmen üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin takip borçlusu ile herhangi bir ticari alışverişi olmadığını, bu nedenle borçlunun müvekkili nezdinde doğmuş bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya haciz ihbarnamelerinin gönderildiği adresin mernis adresi olduğunu, bu hususun davacının ortağı olduğu ...Termal......
e gönderilen 89/1-2-3 haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ve ayrıca murisleri tarafından birinci haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini ileri sürerek ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri ile murislerinin borçlu konumuna getirilmesi ve sonrasında yapılan haciz, kıymet takdiri ve satış işlemlerinin iptaline karar verilmesini istedikleri, İlk Derece Mahkemesince; birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edildiği gerekçesi ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline, borçlu sıfatının kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; hükmün gerekçesinde hata edildiği, birinci haciz ihbarnamesine yönelik itirazın süresinde olmadığı, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin ise usulsüz olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile takip dosyasından ...'...
DAVA Şikayetçi 3. kişi vekili dava dilekçesinde; takip dosyasından gönderilen Birinci, İkinci ve Üçünçü Haciz İhbarnamelerinin usule aykırı tebliğ edildiğini, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ parçasına bakıldığında adresin kapalı olduğu bu sebeple de muhtarlığa bırakıldığı ve... isimli çalışana bilgi verildiğinin belirtildiğini, ikinci haciz ihbarnamesinde tebliğin yapıldığı daimi elaman olarak gösterilen ...’in dernekte garson olarak çalıştığını, üçüncü haciz ihbarnamesinde tebliğin yapıldığı...’in güvenlik görevlisi olduğunu, bu kişilerin tebligatı almaya ehil olmadıklarını iddia ederek tebligatların usulsüz olduğunun tespitine, haciz ihbarnamelerinin iptaline, icra dosyasında tesis edilen hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
Davalı yanca davacıya çıkartılan 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin İstanbul Birinci İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09.07.2009 karar tarihli 2009/1034-1321 E-K sayılı kararı ile iptal edildiği ve davacı zimmetinde sayılan bir borç bulunmadığı dosya içeriği ile sabittir....
belirterek birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 09/08/2017 olarak düzeltilmesine, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 09/08/2017 olarak düzeltilmesine, 89/2-3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, karara karşı alacaklı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, ......


