"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 11177 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 450/4079 payını............yapılması koşulu ile davalı belediyeye bağışladığını, aradan 14 yıl geçmesine rağmen davalı ... tarafından dava konusu taşınmaza bağışlama amacına uygun bir tesis yapılmadığını, iradesinin yok sayıldığını, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu 1 sayılı parselde davalı adına kayıtlı 450/4079 payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, bir yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra dava açıldığını, bağışın koşula bağlanmadığını, bu durumun resmi senetten anlaşıldığı gibi taraflar arasında bir koşul belirlendiğine dair bir belge de bulunmadığını, koşullu bağış olduğu kabul edilse dahi taşınmazda başka paydaşların bulunması nedeniyle haklı olarak tesis inşa edilemediğini bildirip davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki taşınmaz hukukuna ilişkin davada Antalya 8.Asliye Hukuk ve 1.Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, bağıştan rücu sebebiyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki anlaşmazlığın aile birliği devam ederken edinilen taşınmazdan kaynaklanması ve TMK’nun 2. Kitabı Kapsamında bulunması gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Aile Mahkemesi ise, davacı ile davalının evliliklerinin devamı sırasında edinilen taşınmaza yönelik bağışlamadan rucu sebebiyle Tapu İptali ve Tescil davası olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Davalı- davacı erkeğin ziynetlere yönelik alacak istemi bağıştan rücu niteliğinde olup, Borçlar Kanununa dayanmaktadır. Talep Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden olmayıp, bu istek ile ilgili asliye hukuk mahkemesi görevlidir (TBK m.295). Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu bakımdan, davalı-davacı erkeğin bu talebi ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....
Davalı davanın reddini dilemiş, ek davaya karşı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile BK'nun 246. maddesi gereğince bağıştan rücu için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi sonucu dairemizce onanmış, davalı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 2006/12039 esas, 2006/14759 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Davalı, davanın reddini dilemiş, ek davaya karşı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile BK'nun 246. maddesi gereğince bağıştan rücu için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddıni dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi sonucu dairemizce onanmış, davalı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 2006/12040 esas, 2006/14760 karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Bilindiği üzere, bağıştan rücu, bağışlayandan, bağışlanana varması gerekli tek taraflı bir irade beyanı ile bağışlamanın geriye etkili olarak ortadan kaldırılmasıdır. Rücu hakkı, bir hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu ve şahsa sıkı suretle bağlı olup bağışlananın durumunun ilelebet belirsizlik içinde bulunmaması için de yasa koyucu tarafından haklı olarak bir süre ile kısıtlanmıştır. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 246. maddesinin 2. fıkrasında gösterilen istisna dışında kural olarak mirasçılara geçmediği gibi, temlik de edilemez. Somut olaya bu çerçevede bakıldığında, mirasçı olan davacılar tarafından açılan davanın dinlenebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir....
Borçlar Kanunu’nun 244 ve devamı maddelerinde düzenlenen bağıştan rücu şartları olayda yoktur. İş sahibinin kötü imalât ve eksik işler nedeniyle icra takibi yapması yasal bir hakkın kullanılması niteliğinde olup bağıştan rücuyu gerektirmez. Bu durumda 1 adet kapı bedelinin tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan minare kapıları için mahkemece bedele hükmedilmiş ise de kapıların takılmadığı ve parçalı bir şekilde davalı ve karşı davacı yüklenicinin atölyesinde bulunduğu bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Bu haliyle parçalı vaziyetteki imalâtın davacı iş sahibinin veya yüklenicinin işine yaramadığı da raporda belirlenmiştir. Davalı yüklenici kapıları 01.03.2001 tarihinde teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen teslim etmemiş, iş sahibinin keşide ettiği 20.12.2001 tarihli ihtarnamede verilen 15 günlük sürede de teslime yanaşmamış ve ihtarnameye cevap da vermemiştir. Ayrıca yapıdaki hatadan dolayı kapıların monte edilemeyeceğini de ihtar etmemiştir....
Davalı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bağışlamadan rücu hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu, kısmen yolda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın davacıların muvafakatları ile kamu hizmet ve tesisi için ayrılmış yer olduğu, eski maliklerince mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı, olayda herhangi bir bağış işlemi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir, Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. TBK 297. maddesine göre (Eski BK 246) bağışlayan geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak 1 yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Somut olayda bağışlamanın üzerinden dava tarihine kadar 21 yıl geçmiştir. Dolayısıyla 1 yıllık hakdüşürücü süre geçmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları ..., ... ve ...’nun maliki oldukları 137 ada 11, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların 1/2’şer payını, üzerlerinde stadyum yapılması kaydıyla davalı belediyeye bağışladıklarını, taşınmazlarda stadyum yapıldıktan sonra bağışlanan kısımların imarla 2553 ada 3 parsel numarasını aldığını, daha sonra davalı ... tarafından stadyumun yıkıldığını, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, bağışlamadan rücu sebeplerinin bulunmadığını, taşınmazlardaki kamu hizmetinin devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazların kayıtsız ve şartsız bağışlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Bilindiği üzere; bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek taraflı bağışlanana varması gerekli beyanıyla geriye yürüyerek (makable şamil) hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlanan bağışlayana veya yakınlarına karşı bir cürüm işlerse veya yasa gereği yapmakla zorunlu olduğu ödevlerini önemli surette aksatırsa yahut bağışlamayı sınırlayan ödevleri haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmezse bağışlayan bağıştan dönme (rücu) sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebilir. Bağıştan dönme (rücu) 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 295. (818 s. Borçlar Kanununun 244.) maddesinde aynen; “Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir: 1....


