WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

belirttiği bağıştan rücu durumunun olabilmesi için de yasada belirtilen özel şartların oluşması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sadece ayağına almış olduğu hafif bir darbeye dayanarak bağıştan rücu etmesinin ehemmiyetli bir olay olmadığını, davacının bağıştan dönme sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebileceğini, basit olayları rücu nedeni kabul etmenin bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın baskısı altında tutmak sonucunu doğuracağını, davacının davalıyı şikayet tarihinden itibaren bağıştan dönme sebebini bildiği için bu tarih itibariyle dava açması gerekirken hak düşürücü süresi geçtikten sonra dava açtığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur....

Bozmaya uyan mahkemece; davacı tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davasının açıldığı, bu nedenle bağıştan rücu sebebinin boşanma davasının açıldığı tarihte öğrenilmiş kabul edilmesi gerektiği ve bu hâli ile de davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 295 /2. (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanununun 244/2) maddesinde; bağışlananın, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması halinde, bağışlayanın bağışlama sözünü geri alabileceği ve bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; dava, davalıya bağışlanan ziynet ve eşyalara yönelik bağıştan rücu istemine ilişkindir....

Yanlar arasında görülüp sonuçlanan İzmir İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/243 Esas ve 2007/59 Karar sayılı ilamında, davacı tarafından "bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiği" iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davasının kabul edildiği ve Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi'nin 11.10.2007 gün ve 9476-9734 sayılı ilamıyla kararın onanıp kesinleştiği, anlaşılmıştır. Esasen bu konular ihtilafsız olup, dosya kapsamıyla da anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık bağıştan rücu koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle mahrum kalınan kira gelirinin davalıdan istenip istenmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 244. maddesi uyarınca, haklı sebep olmaksızın bağışlamayı sınırlayan mükellefiyetleri yerine getirmemesi durumunda bağışlamayı geri alabilir ve bağışlanılanı, bağışlananın zenginleşmiş olduğu ölçüde geri isteyebilir. Davacının isteyebileceği sadece bağışlananın elinde halen ne kalmış ise onun iadesidir. Ayrıca kira tazminatı talep etmesi mümkün değildir....

-KARAR- Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Davacı, paydaşı olduğu 11181 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalı belediyeye “............ vs hizmetlerde kullanılmak” şartıyla bağış suretiyle temlik ettiğini, ancak devir üzerinden uzun süre geçmesine rağmen bağış amacına yönelik kullanım olmadığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali adına tescili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu, bağışın koşulsuz olarak yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bağışın koşulsuz olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı alacak isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 818. sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 241. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de BK.'nın 244/3. TBK.'...

Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava,nişanlı olduğu dönemde davalıya verilen taşınmazın bağıştan rücu sebebiyle tapu iptali ve Tescil istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince, evliliğin boşanma aşamasında olduğu ve nişanlılık dönemine istinaden açılmış bağışlamadan rucu sebebiyle Tapu İptali ve Tescil davası olduğu ve Borçlar Kanunun kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, dava konusu taşınmaz malın evlilik ve evlilik öncesi nişan ilişkilerine dayanilarak verildiği iddia edilen taşınmaz olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki anlaşmazlığın Aile Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....

Asliye ve Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, evlilik anında davalıya verilen taşınmazın bağıştan rücu sebebiyle tapu iptali ve alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki anlaşmazlığın aile birliği devam ederken edinilen taşınmazdan kaynaklanması ve TMK’nun 2. Kitabı Kapsamında bulunması gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Aile Mahkemesi ise, davacı ile davalının evliliklerinin devamı sırasında ve eşler arasındaki mallara yönelik katılma rejiminin tasfiyesi veya katkı payı alacağı olmadığı,Borçlar Kanunun 244 maddesine istinaden açılmış bağışlamadan rucu sebebiyle Tapu İptali ve Tescil davası olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....

-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle hile ve muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, bağıştan rücu isteği için ise yeni bir dava açılabileceği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğu gibi harcı tamamlanan dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığına göre; tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 16.70.TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 7.27.TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alanmasına, 14.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan...

Davalı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın kayıtsız ve şartsız bağışlandığını, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece Mahkemesince, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, bağışın 1997 yılında gerçekleştirildiği ve mirasbırakanın 2004 yılında öldüğü, bu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 246. maddesi gereğince, 13.01.2016 tarihinde açılan davada mirasçıların rücu hakkı olmadığından açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....

ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği masraf (pul) yokluğundan reddedilip, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 132 ada 74 parsel sayılı taşınmazın 10.6.1997 tarihinde, davacı ... tarafından sembolik bedelle Yatılı Bölge Okulu yapılmak şartıyla davalı Hazineye temlik edildiği, bu haliyle anılan temlikin koşullu bağış niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacı ...'nin, Yatılı Bölge Okulunun başka bir taşınmaz üzerine yapılması nedeniyle bağış koşulunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek taşınmazın iade edilmesine yönelik 6.1.2005 tarihli talebinin reddine ilişkin ... Deftardarlığı Milli Emlak Müdürlüğünün 26.2.2005 tarihli cevabi yazısının, ......

UYAP Entegrasyonu