Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bağıştan dönme (rücu) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK.nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki; bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır....
Davalı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazların kayıtsız ve şartsız bağışlandığını, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 818 Sayılı Yasanın 246/2. maddesi gereğince mirasçıların rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine,... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, 818 Sayılı Yasanın 246/2....
ya bağışladığını, "rücu etmek ve kayıt şartı" hakkının tapu sicilinin beyanlar hanesine şerh edildiğini, kayıtsız şartsız rücu hakkını saklı tutarak devir yaptığını, taşınmazın 1/2 payını devrettikten sonra davalının yanından ayrıldığını ve 1997 yılından itibaren nerede olduğunu bilmediğini, bağıştan rücu şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, taşınmazın 1/2 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ... 2....
Davacı tarafından ileri sürülen nitelikteki işlemin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 234 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285) ve devamı maddeleri gereğince gizli bağış niteliğinde bulunduğu açıktır. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 244 vd. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 295.vd.) maddeleri gereğince bağıştan rücu konusunda genel mahkemelerde ancak dava açılabilir.Davanın açıklanan bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, bir yıllık zamanaşımının geçtiği, kaldı ki bağıştan rücu koşullarının oluşmadığı görüşüyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, dava redle sonuçlanmış olup, hüküm sonucu itibariyle doğru bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Usul ve Yasa hükümlerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine...
-KARAR- Dava, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde inceleme yapılarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... Belediyesi vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar ..., ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Ancak, somut olayda, davacı ...'ın 22.05.2009 tarihinde ...'ı vekil tayin ettiği, vekil ...'nün vekaletnamedeki tevkil yetkisine dayanarak Av. ...'e 11.10.2010 tarihinde dava vekaletnamesi verdiği, ...'...
rücu ettiğini ifade ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yukarıda sayılan eşyaların davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde ise bedelinin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının kadına bağışlanmış sayılacağı, bağışlanan eşyaların geri istenmesinin ancak, bağıştan dönme nedenlerinden birinin bulunmasıyla mümkün olduğu gerekçesi ile; davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, ziynet eşyalarının iadesine ilişkin isteği, bağışlamanın geri alınması (bağıştan rücu) niteliğinde olup, Borçlar Kanununa dayanmaktadır. (818 Sayılı Borçlar Kanunu md. 244, Türk Borçlar Kanunu md. 295) Aile Mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabında (md. 118-395) yer alan “aile hukukundan" doğan dava ve işlerde görevlidir (4787 s. K. m. 4). Bağışlamanın geri alınmasına ilişkin davalarda genel mahkemeler görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasından mahkemece re'sen gözetilir.Görev konusu kazanılmış hak da oluşturmaz ....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/103 Esas sayılı dosyasında da bağıştan rücu hukuki sebebine dayalı dava açtıklarını, mahkemenin davayı usulden reddettiğini, bu kararın kesin hüküm mahiyetinde olduğunu, kayıtsız şartsız bağışlama işlemi yapıldığından bağıştan dönme koşullarının oluşmadığını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olup diğer paydaşların tapudaki mülkiyeti devam ederken taşınmazda semt spor sahası işlemi yapılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının imar planına uygun şekilde spor sahası yapmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
İlk derece Mahkemesince, taşınmazın kayıtsız ve şartsız olarak davalıya bağışlandığı, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanının reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, taşınmazın mülkiyetinin vakfın tüzel kişilik kazanmasıyla birlikte vakfa geçmiş olduğu, tescilin yolsuz olmadığı, bağıştan rücu koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 04.03.2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen ihbar olunan .......
Davacı, evlenmeleri sırasında davalıya hediye olarak takılan ziynetlerin iadesini istemiş; davalı bağıştan rücu koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. 6098 sayılı TBK'nun 295. maddesinde bağışlanan; bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa ya da yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse, bağışlama konusunun geri istenebileceği öngörülmüştür....


