WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bu tarihten sonra senet vade tarihi 26.04.2010'a kadar 54.356,49 TL'lık mal satışı olmuş ve yine bu dönemde ... 52.122,20 TL borç tahsilatı yapılmış bakiye 47.622,01 TL borcu bulunmaktadır.27.04.2010-28.04.2010 tarihleri arasında 886.40 TL mal satışı 400.00TL tahsilatla 48.108,41 TL borcu bulunmaktadır. Takibe 48.106,41 TL üzerinden geçildiğinden borcun bilirkişinin belirttiği 28.04.2010 tarihi olarak kabulü mümkün değildir. Çünkü cari hesap ilişkisi incelendiğinde 09.10.2009 tarihinde başlayan ticari ilişkide 25.11.2009 tarihine kadar borç 40.763,65 TL ulaşmış bundan sonra da takibin başladığı 05.05.2010 tarihine kadar borç sıfırlanmadan borç bu miktarın altına düşmeyecek şekilde ve artan oranda seyretmiş ancak mal satışına da devam edilmiştir.Senedin tanzim tarihinde (01.03.2010) borçlunun 45.387,72 TL borcu olduğu gibi bu borç belirtildiği gibi hiç sıfırlanmadan devam eden ticari ilişki içerisinde 28.04.2010 tarihinde ulaştığı miktar 48.108,41 TL olmuştur....

-TL. tutarında borcu kaldığını, bu iddia konusu olan ödemenin tarihi olan ... tarihinden sonra tarafların ticari defterlerine göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği ve bu ticari ilişki sonucunda tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi olan ... tarihi itibariyle davalının bakiye 78.925,64.-TL. tutarında davacı şirkete borcunun olduğunu, bu bilgilere göre, Yargıtay kararında belirtilen 41.528,11.-TL. tutarındaki bakiye borcunun takip tarihi olan ... tarihi itibariyle olan bir borç olmadığı, bu borcunun davalının iddia ettiği 75.000 € tutarındaki ödemenin yapıldığı tarihi olan ... tarihi itibariyle olan bakiye davalı borç miktarı olup, sayın mahkemenin dikkate alması gereken borç miktarının takip tarihi olan ... tarihindeki 79.925.64....

Esas sayılı dosyasında 11.03.2020 itibariyle 3.251,06 TL bakiye borcunun olacağı tespit edilmiş olup mahkememizce rapor hükme ve denetime elverişli bulunarak .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 3.251,06-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, .... İcra Dairesi'nin ......

Tar.Tic.Ltd.’nin kooperatifimize yapmış olduğu yazılı müracaatı ile yapılan imalata karşılık verilecek dairelerden 125 M2, B Blok, 13. kat 38 nolu daire yüklenici firmanın muvafakati ve onayı ile ...’e mülkiyetinin verilmesine, ...’ten 31.12.2003 tarihi itibariyle 11.155,00 TL’sı aidat alınmış olup, daire mülkiyet bedelinden bakiye kalan 28.845,00 TL’sı bedelin müteahhit firma hesabına borç olarak kayıt edilmesine ve binanın iskanının alınmasına kadar ...’ten hiçbir nam altında alacak iddiasında bulunulmamasına ve bu gayrimenkule ait tapusunun uygun zamanda verilmesine..” karar verildiği dikkate alınarak kararda yazılı olan, “.. yüklenici hesabına borç kaydedilmesi.. “ ibaresinin muhasebe tekniği açısından ne anlama geldiği hususunda konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak açıklığa kavuşturulması gerekir....

İcra Müdürlüğü'nün 2012/580 E. sayılı dosyasında 371.856,23 TL asıl alacaktan kalan 351.856,23 TL bakiye alacak borçlu tarafından icra takibinden sonra ödendiğinden, bu kısma yönelik itirazın iptali hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının icra inkar tazminatı ve alacağa reeskont faizi uygulanması talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle işlemiş faiz dava konusu olmadığından, başka bir anlatımla dava sadece bakiye asıl alacak hakkında açılıp harcı da bu şekilde yatırılmış olduğundan davacı vekilinin işlemiş faiz ile ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava; takipten sonra ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödeme düşülerek bakiye asıl alacağın tahsili amacıyla bu kısma yönelik itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir....

Esas sayılı takip dosyasına konu borç nedeniyle takip tarihinden sonra borca itiraz tarihinden önce 22.12.2023 tarihinde ödenmiş ve davacının faiz yönünden itirazın iptali talebi haksız olduğundan takip konusu faiz alacağına ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, -Davacının 20.12.2023 takip tarihi itibari ile 51.049,00 TL borçlu olduğu ve borcun tamamının ödeme emrinin tebliğinden ve borcu itiraz tarihinden önce 22.02.2023 tarihinde ödendiği gözetilerek, takip tarihinden ödeme tarihine kadar işletilecek avans faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, -İcra inkar tazminatı hüküm altına alınan takip talebine konu alacak üzerinden takdir edileceğinden itiraz edilmeden ve itirazın iptali davası açılmadan takip talebine konu borç ödendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, -Davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 871,78 TL karar ve ilam harcından...

Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/310 ve 2017/126 esas sayılı dosyalarında verilen itirazın iptali kararları üzerine dosya borcunun hesabına ilişkin sebeplerin bu şikayetin konusu olmadığı gerekçesi ile alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Genel Haciz Yolu ile İlamsız İcra Takibinde mahkemece verilmiş tedbir kararına istinaden haciz ve bakiye borç muhtırası tebliğine ilişkin müdürlük işleminin iptali talepli şikayete ilişkindir. 2....

Kabule göre de, İİK'nun 17. maddesinde düzenlenen " Şikayet icra mahkemesince kabul edilirse, şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir." hükmü uyarınca, Mahkemece bakiye borç belirlendiği, bakiye borç miktarı üzerinden muhtıradaki miktarın düzeltilmesi gerekirken muhtıranın tamamen iptali yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/04/2014 NUMARASI : 2013/301-2014/269 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Alacaklı tarafından başlatılan kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin ilamlı takipte borçlu tarafça borcun ödendiği, ileri sürülerek bakiye borç muhtırasının iptali talep edilmiştir. Mahkemece, borcun ödendiği kabul edilerek bakiye borç muhtrasının iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 33/2. maddesinde, “İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş; itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir....

UYAP Entegrasyonu