Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçluya bakiye borç muhtırası gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğü tarafından talep kabul edilerek, borçluya itirazın iptali kararında yer alan alacak kalemlerinin de eklenmesiyle hesaplanan bakiye borç muhtırası gönderildiği, borçlu tarafından, borç muhtırasının iptali için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece şikayetin kabulüne 08.07.2015 tarihli borç muhtırasının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibine ilişkin dosyadan takibe devam edilmesine engel yoktur....
Somut olayda; hükme esas alınan 26.02.2016 havale tarihli ek bilirkişi raporunda, talep doğrultusunda bakiye borç hesabı yönünde hesap yapılması isabetli görülmüş ise de, borçlu tarafından 14/05/2015 tarihli bakiye borç muhtırasının iptali talep edilmesine rağmen mahkemece buna ilişkin değerlendirme yapılmaması ve talep olmadığı halde 09/06/2015 tarihli dosya kapak hesabı yönünden hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. O halde, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak, gerektiğinde hüküm kurmaya elverişli ve yeterli ek rapor aldırılmak suretiyle 14/05/2015 tarihli bakiye borç muhtırasının iptali talebine ilişkin olarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, HMK'nun 26. maddesine aykırı olarak borçlunun talebini aşar şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçluya yenileme emri ve bakiye borç muhtırası gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğü tarafından talep kabul edilerek, borçluya itirazın iptali kararında yer alan alacak kalemlerinin de eklenmesiyle hesaplanan bakiye borç muhtırası gönderildiği, muhtıranın, borçluya 08.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından, itirazın iptali kararı uyarınca aynı takip dosyasından takibe devam edilemiyeceği, icra emri gönderilmesi gerektiği belirtilerek yenileme emri ve borç muhtırasının iptali için icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibine ilişkin dosyadan takibe devam edilmesine engel yoktur....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/641E-1261 K sayılı ilamına göre 24.05.2014 tarihi itibari ile bakiye borç miktarının 111.431,90-TL olduğu, borçlunun 24.03.2015 tarihinde 112.070,25-TL, 12.08.2016 tarihinde ise 12.088,67-TL ödeme yaptığı, yapılan ilk ödeme tarihi olan 24.03.2015 tarihine kadar 111.431,90-TL tutarındaki bakiye borca faiz işletildiğinde ve söz konusu ödeme mahsup edildiğinde 24.03.2015 tarihi itibari ile bakiye borç miktarının 9.885.10-TL, 24.03.2015-27.06.2016 tarihi itibari ile işleyen faiz eklendiğinde 11.196,03-TL olduğu, 27.06.2016 tarihinde bakiye borç miktarı 11.196,03-TL olduğu halde müdürlükçe bu miktarın 1.117.464,22-TL olarak hesaplandığı, 24.03.2015 tarihli ödemeden sonra kalan bakiye alacak 9.885,10-TL olduğu, ikinci ödeme tarihi olan 12.08.2016 tarihine kadar bu alacağa 1.441,74-TL faiz işletildiğinde 12.08.2016 tarihinde toplam borç miktarı 11.326,84-TL olduğu, bundan 12.088,67-TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde dosya borcu kapandığı, 761,83-TL de fazla...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17.09.2012 tarih ve 2011/616 Esas, 2012/239 Karar sayılı ilamının hüküm bölümü 1. bendinde yer alan ''bakiye borç miktarının 7.011,51 TL olduğunun belirlenmesine'' sözcüklerinin karar metninden çıkartılmasına, yerine ''bakiye borç miktarının 6.956,96 TL olduğunun belirlenmesine'' sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366 /3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, tarafların 08.05.1998 tarihinde boşandıklarını, müşterek çocuklarının kullanması için kredi ile araç satın aldıklarını, davalı kredi ödemelerinden kendisine düşen payı zamanında ödeyemeyince müvekkiline 22.500,00 TL bedelli çek verdiğini, bakiye kredi borçları için de 5.500,00 TL daha ödeyeceğini kabul ederek 26.11.2010 tarihli borç kabul ve taahhüt beyanına imza attığını, bakiye 5.500,00 TL'nin ödenmemesi üzerine başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar vekili, davacı ... ile davalı arasında para alışverişi olduğunu, davacı ...’in, teminat oluşturması amacıyla o anda imza yetkilisi de olduğu davacı şirket adına kayıtlı olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazı bedelsiz olarak 20.02.1998 tarihinde davalıya devrettiğini, inançlı işlemi düzenleyen 25.02.1998 tarihli belgeye göre davalının borç bitiminde taşınmazı devretmeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki para alışverişinin devam ettiğini, son olarak davalıya ödenmeyen 2.700 TL borç kalmış olmasına rağmen davalının bu parayı almadığı gibi taşınmazın devrine de yanaşmadığını, 2.700 TL bakiye borcu tevdi etmeye hazır olduklarını ileri sürerek dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescilini istemiş; aşamalarda, taraflar arasındaki para alışverişi ve ödemeler konusunda belge olmadığını, dava...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece hesap bilirkişisinden alınan 07.03.2022 tarihli hükme esas alınan rapora göre yapılan hesaplama sonucunda 28.01.2022 tarihi itibariyle 157.099,18 TL bakiye borç miktarı bulunduğu kanaatine varıldığı, şikayetçi tarafın itirazı sonucu aldırılan 16.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda kök raporun yinelendiğinin bildirildiği görülmekle şikayetin kısmen kabulü ile ... Genel İcra Müdürlüğünün 2020/184523 Esas sayılı takip dosyasındaki 28.01.2022 tarihli bakiye borç muhtırasının kısmen iptali ile şikayetçi borçlunun 28.01.2022 tarihi itibariyle ilgili takipte 157.099,18 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu belediye vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Borçlu vekilinin, fazla ve hatalı hesaplama yapıldığını iddia ederek, 20.06.2015 tarihli bakiye borç muhtırasının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın kabulü ile 20.06.2015 tarihli borç muhtırasının iptaline, bilirkişi raporu doğrultusunda takipte talep edilen 115.684,78 TL toplam işlemiş faizin 95.796,09 TL olarak, bakiye borç muhtırasının ise 31.848,98 TL olarak düzeltilmesine karar verildiği görülmektedir....
- K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine müvekkilinin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılama sonucu itirazın iptaline karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini ve fakat icra müdürlüğünce 07.03.2006 tarihinde 1.721.00 YTL bakiye borç hesaplandığını, cebri icra işlemlerine maruz kalmamak için borcun ödendiğini, daha sonra alacaklı tarafın talebi ile 763.87 YTL bakiye borç hesaplandığını, bu işlemin iptali için icra mahkemesine şikayet yoluna gidildiğini ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı şirketin 1.635.06 YTL fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini iddia ederek cebri icra tehdidi altında fazla ödenen 1.635.06 YTL’nın yasal faiziyle birlikte istirdadına ve davalı tarafın tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir....


