WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Mahkemece, bağıştan rücu hukuksal nedenine dayanıldığı, davaya konu taşınmazın davalıya mehir bedeli karşılığı bağış olarak verildiği ve Borçlar Kanunu’nun 295/1. maddesinin 2. bendi uyarınca bağıştan rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu ... ada ... sayılı parseldeki C Blok 13 no’lu bağımsız bölümün dava dışı ... tarafından davalı ...’a 16.07.2013 tarih ve 8082 yevmiye no’lu işlemle satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; davacı, dava dilekçesinde davanın dayanağını oluşturan tüm olayları (vakıaları) bildirmekle yükümlüdür (6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 119/1-e). Aynı Kanunun 25. 26. ve 31. maddelerinin buyurucu nitelikteki hükümlerinde belirtildiği üzere Hâkim, kanunda gösterilen istisnalar dışında, davanın sınırlarını çizen bu olaylarla bağlı olup, bunlar dışına çıkamaz ve inceleme yapıp karar veremez....

Davalı, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, imar planında taşınmazın lise olarak yer aldığını, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince kararın kesin mahiyette olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK’nın 341/2. ve 352/1. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş, anılan karara yönelik davacılar vekilinin temyiz başvurusu kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle 14.10.2020 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür....

Mahkemece, tarafların evlilik birliğinin sona erdiği bundan da davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu gerekçeler Borçlar Kanununun 244. maddesinde düzenlenen bağıştan rücu halinde söz konusu olabilir. Uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklanmadığı gibi davacıya bedeli karşılığı tesis edilen intifa hakkının bağıştan rücu koşullarıyla terkini de mümkün değildir. Mahkemece tüm bu hususlar gözardı edilerek yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Bir an için Yerel Mahkeme'nin davanın bağıştan rücu nedenine dayalı tapu iptali ve tescil nedenine dayalı olarak açıldığına ilişkin nitelemesi dikkate alınırsa; kural olarak öncesi tapusuz olan taşınmaz menkul mal nitelğinde olup; satış, bağış ve teslim ile mülkiyetin karşı tarafa geçeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, Borçlar Kanunu'nun 244. maddesinde düzenlenen bağıştan rücu iddia ve ispat şartları itibariyle birbirinden farklı hukuki düzenlemelerdir. Mahkemece, davacının tespit öncesi zilyetlik hukuki nedenine dayanarak kadastroda davalı oğulları adına yapılan hileli tespit ve tescil nedeniyle talepte bulunduğunun kabulü ile tarafların varsa tüm delilleri toplanarak değerlendirildikten sonra oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun olmayan niteleme yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır....

Mahkemece, taşınmazın paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olduğu, tarafların kendi rızaları ile dava konusu gayrimenkulü satın alarak müşterek olarak tapuya tescil edilmiş olmasının davalıya bağış niteliğinde kabul edilmesi gerektiği, bağıştan rücu edilmesine ilişkin açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir....

İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 22/01/2021 tarihli ve 2021/142 E., 2021/166 K. sayılı kararıyla; davacıların bağıştan rücu şartının gerçekleştiğini 2018 yılı Aralık ayında öğrendiklerine dair beyanının aksini ispat külfetinin davalı yanda olduğu, davalının; davacıların daha önce öğrendiklerine ilişkin belge sunamadığı gibi, dinlenen tanık anlatımlarında tüm davacıların bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiğini daha önceden öğrendiklerini kabule elverişli net ve kanaat verici bir beyan bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 2018 yılı Temmuz ayında kiraya verildiği, davanın ise 29/12/2018 tarihinde açıldığı, buna göre hak düşürücü sürenin geçtiğinin kabul olunamayacağı ve işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK.nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki; bağış sözleşmesindeki koşul veya mükellefiyetin niteliğinin, kapsamının yerine getirilme zamanının tam olarak tespiti büyük önem taşır....

İyi’ye gerçekte bağışladığı halde tapuda satış gibi göstererek bedelsiz temlik ettiğini ancak davalının evliliğe yanaşmadığını, daha sonra da olası iptal davasını önlemek amacıyla taşınmazı annesi olan diğer davalıya temlik ettiğini, temlik işlemlerinin muvazaalı olduğunu, öncelikle bağıştan rücu hakkının doğduğunu, son kayıt maliki iyiniyetli olmadığından iktisabının korunamayacağını, mal kaçırmak amacıyla devir yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taraf muvazaası iddiasının yazılı delille kanıtlanabileceğini, taşınmazın satış yoluyla edinildiğini BK’nun 65. maddesindeki düzenleme karşısında geri verme yükümlülüklerinin olmadığını, satışların gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

Mahkemece, bağıştan rücu olarak hukuki nitelendirme yapılarak, davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle çekişmeli taşınmazın temliki satış olup ortada bir bağış bulunmamaktadır. Davacı iptal tescil isterken bir hukuki neden ortaya koyamamış olup, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların dinlenilebilirliği yoktur. Davanın reddedilmiş olması bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğrudur....

İlk Derece Mahkemesince, bağıştan rücu şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 299.966,55 TL bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21/10/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu