nin satışa konu araçlar üzerindeki haciz tarihinin 10.12.2009 olarak belirtildiğini, oysa müvekkili kurumun haciz tarihi 22.07.2009 olduğundan müvekkiline ilk sırada yer verilmesi gerektiğini, ayrıca sıra cetvelinde müvekkilinin alacağı ile şikayet olunan ....alacağının garameten paylaştırıldığı belirtilmişse de paylaşımın eşit yapıldığını, bunun yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan ..., şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan borçlu şirket ile diğer şikayet olunan ... (...), cevap vermemiştir....
Şikayet olunanlar vekili, müvekkillerinin sıra cetveline konu taşınmazlar üzerine 17.11.2003 tarihinde haciz koydurduğunu, ancak haciz tarihinde dava dışı borçlunun hissesinin iştirak halinde olduğunu, İcra Mahkemesince satış şeklinin ortaklığın giderilmesi davası açılması suretiyle olması kararlaştırıldığından müvekkillerinin açtığı ortaklığın giderilmesi davası ile satış süresinin işlemesinin durduğunu, hacizlerinin düşmediğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, borçluya ait taşınmaz hissesinin borcuna karşılık haczedilerek satıldığını, alacaklarının birinci sırada olmasına rağmen icra müdürlüğünce bu hususun dikkate alınmayarak en az dört kere takipsizlik nedeniyle düşmüş ve yeniden esasa kaydedilerek söz konusu taşınmaz üzerinde dört defa haciz yenilemiş şikayet olunana ait dosyaya 2006 tarihinde satış avansı yatırılmış olması gerekçesi ile satış parasının gönderildiğini, usul ve yasaya aykırı olarak birinci sıraya alınarak bu dosyadan sıra cetveli yapıldığını ileri sürerek yapılan sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir....
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamında; şikayet olunanın alacaklı olduğu icra takip dosyasında yapılan sıra cetveli ve derece kararında bu dosyanın haciz tarihi olarak 03.11.2011 olduğu belirtilerek sıra cetvelinde kesinleşmiş ilk haciz olarak kabul edildiği, bu durumun İİK 'nun 20. maddesi uyarınca sürelerden vazgeçmenin 3. şahıslara etkisinin olmaması nedeniyle hatalı olduğu, davacının alacaklı olduğu icra takip dosyalarındaki alacağın 16.11.2011 tarihi itibariyle kesin hacze dönüştüğü, bu nedenle davacının alacaklı olduğu icra takip dosyalarının 1. ve 2. sıraya kaydedilmeleri gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararı şikayet olunan ... vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Mahkemece; şikayet tarihinden sonra ve yargılama sürerken, davalı vekilinin talebi üzerine şikayete konu hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle şikayetin konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm; şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayete konu icra takip dosyasına, haciz konulan banka hesabından şikayet tarihinden sonra para gönderildiği, alacaklılara ödendiği ve alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce ilgili bankaya haczin kaldırılmasına dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır. Haciz nedeniyle hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir. Bu nedenle şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, müvekkilinin alacağı nedeniyle dava dışı borçlu İsmail Kurtuldu aleyhine başlatılan icra takibi sırasında, borçluya vefat eden babasından intikal edecek olan taşınmaza 28.11.2006 tarihinde haciz konulduğunu, İİK’nun 121. maddesi kapsamında 26.04.2007 tarihinde ortaklığın giderilesi amacıyla yetki belgesi alındığını, açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini, şikayet olunanın kesin haczinin 30.10.2006 tarihli olduğunu, kıymet takdiri ve satış isteminin ise 30.10.2008 tarihinde yapıldığını, satış masrafı yatırılmadığı gibi, satışı istenen taşınmaz borçlunun babasından intikal edecek olması nedeniyle İİK’nun 106 ve 121. maddeleri çerçevesinde işlem yapılmadığını ileri sürerek, tüm paranın şikayet edilene ödenmesi kararlaştırılan sıra cetvelinin iptali ile şikayet edenin ilk sıradan alacaklı olduğuna karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan vekili, istemin reddini istemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET OLUNAN : ALACAKLI : ... Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayet eden vekili, borçlunun banka mevduat hesabı üzerine müvekkili Kurumun vergi alacağı nedeniyle haciz konulduğunu, sıra cetvelinde 1. sıraya işçi alacağı ve haciz tarihinin daha önce olduğu belirtilerek davalı alacağının, 2. sıraya ise müvekkilinin vergi alacağının konulduğunu ileri sürerek, sıra cetveline itiraz ve şikayetlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, icra müdürünün işleminin yasaya uygun olduğunu savunarak, şikayetin reddini talep etmiştir....
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Şikayetçi tarafça, müvekkilinin alacağının işçi alacağı olması nedeniyle öncelikli olduğu, aksi düşünülse dahi şikayet olunan tarafından, kendisine 406.224,98 TL borcu olan Belediye'ye karşı daha önce herhangi bir işlem yapılmaması, taşınır taşınmaz mallarına haciz konulmaması ve haciz tarihlerine de bakıldığında şikayet olunanın sanki borçlu belediye ile danışıklı gibi davrandığı ve müvekkilinin dosyasından araç satışı istenildikten sonra araç kaydına haciz koydurduğu ileri sürülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31/1. maddesi "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar...
Mahkemece, davaya konu haciz işleminin yapıldığı takipte taraf olmayan üçüncü kişinin hacze konu malın kendisine ait olduğunu ileri sürmesinin istihkak iddiası niteliğinde olduğu, dilekçede şikayetten söz edilmesinin HMK.nin 33. maddesinde yer alan "hukuki tavsifin hakime ait olduğu" kuralını değiştirmeyeceği, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-(ı) maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasının dava şartları arasında düzenlendiği, mahkemelerine ait 2015/73 Esas sayılı dosyada, aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı ve aynı icra dosyası ve aynı eşya nedeniyle istihkak iddiasının ileri sürülmüş olması nedeniyle eldeki davanın devam eden bir dava var iken ikinci bir dava olarak açıldığı gerekçeleri ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karar şikayet eden üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Üçüncü kişi vekili İcra Müdürlüğünün ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık İİK'nın 89/1 ve 89/2. maddeleri kapsamında düzenlenen haciz ihbarnamelerine dair tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 16., 89/1, 89/2., 89/3., TK md. 32. 3. Değerlendirme İİK'nın 16. maddesi; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” hükmünü amirdir. Somut olayda, her ne kadar şikayetçi tarafından 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de; şikayet dilekçesinde 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin bir usulsüzlük iddiası bulunmadığı görülmüştür....


