WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflarca yapılan her iki haciz konusu menkul malların aynı olduğu, ilk haczin şikayet olunan tarafından konduğunun sabit olması nedeniyle derece kararının şikayet olunanın dosyasından yapılmasının doğru olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayet, hacizde sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir. Borçlunun menkul mallarının haczi için şikayet olunan tarafından 28.05.2009 ve 13.05.2010 tarihilerinde, şikayetçi tarafından ise 05.05.2010 tarihinde haciz yapılmıştır. Şikayetçi iddiası, şikayet olunan alacaklının ilk haczine konu menkul malların kendi haczine ve şikayetcinin daha sonraki haczine esas olan mallar ile aynı olmadığı, bu sebeple şikayetçi tarafından 13.05.2010 tarihinde haczedilen mallara ilk kez haciz uygulanması nedeniyle kendi haciz tarihi önce olduğundan sıra cetvelinde birinci sırada yeralması gerektiği yönündedir....

Mahkemece, taraflarca yapılan her iki haciz konusu taşınır malların aynı olduğu, ilk haczin şikayet olunan tarafından konduğunun sabit olması nedeniyle derece kararının şikayet olunanın dosyasından yapılmasının doğru olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 21.11.2012 tarih ve 4413 E., 6829 K. sayılı ilamıyla, borçlunun taşınır mallarının şikayet olunan tarafından 28.05.2009 ve 13.05.2010 tarihlerinde, şikayetçi tarafından ise 05.05.2010 tarihinde haczedildiği, şikayetçi tarafın, şikayet olunanın ilk haczine konu taşınırlar ile kendi haczine ve şikayetçinin daha sonraki haczine konu taşınırların aynı olmadığı, bu sebeple bedeli paylaşıma konu taşınırlara şikayetçi tarafından ilk kez 13.05.2010 haciz uygulanması ve kendi haczinin de 05.05.2010 tarihli olması nedeniyle sıra cetvelinde birinci sırada yer alması gerektiğini ileri sürdüğü, her ne kadar mahkemece, taşınır malların aynı mallar olduğu yönünde düzenlenen bilirkişi...

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçluların takip talebinde tahliye talep edilmediği halde takip talebine aykırı düzenlenen örnek 13 ödeme emrinin iptali bunun kabul görmemesi halinde ise aşkın hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; tahliye talep edilmediği halde borçluya tahliye ihtarını havi örnek 13 ödeme emri gönderildiği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline, aşkın haciz hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, alacaklılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

Şikayet olunan.. vekili, ihtiyati haciz kararının alındığı 13.11.2001 tarihi ile aynı günde icra takibine başladıklarını, ödeme emrinin borçluya 14.11.2001 tarihinde tebliğ edildiğini ve borçlunun itiraz etmemesi üzerine 19.11.2001 tarihinde hem ödeme emrinin kesinleştiğini, hem de ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğünü, bu tarihten çok sonra, diğer borçluların adreslerinin bulunamaması ve üzerlerine kayıtlı malvarlıklarının olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talep edilirken yatırılan teminatın iadesinin istendiğini, bu talebin ihtiyati hacizden ya da kesin hacizden feragat olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki 19.11.2001 tarihinde kesin hacze dönüştüğünden 13.11.2001 tarihli ihtiyati haczin zaten hükmü kalmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Karşı şikayetinde ise şikayetçinin 27.05.2002 tarihli haczinin, yasal süresi içerisinde satış istenmemesi nedeniyle düştüğünü, 08.06.2004 günlü haczin ise yeni bir haciz olduğunu ileri sürmüştür....

-K A R A R- Şikayetçi vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu ...n 2012/512 E. sayılı dosyasından, borçlunun ...osyasına teminat olarak yatırdığı para üzerine 30.12.2008 tarihinde haciz konulduğunu, şikayet olunanın alacaklı olduğu .... sayılı dosyasından ise söz konusu para üzerine, 16.06.2008 tarihinde ihtiyati haciz konulduğunu, bu dosyada borçluya gönderilen ödeme emrinin, mahkeme kararıyla 29.12.2008 tarihinde tebliğ olduğuna karar verildiğini, ancak icra müdürlüğünce bu tarih yerine 09.06.2008 tarihinin esas alınması nedeniyle şikayet olunanın ihtiyati haczinin daha önce kesinleştiği kabul edilerek sıra cetveli düzenlendiğini, oysa şikayet olunanın ihtiyati haczinin 04.01.2009 tarihinde kesinleştiğini ve müvekkili şirketin haciz tarihinin daha önce olduğunu, bu nedenle... düzenlenen sıra cetvelinin hatalı olduğunu ileri sürerek, 10.01.2012 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir....

-K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet olunanın 25.11.2010 tarihli harczinin süresinde satış istemediğinden düştüğünü, daha sonra 03.06.2013 tarihinde bedeli paylaşma konu taşınmaza yeniden haciz konduğunu, müvekkilinin haciz tarihinin ise 23.11.2012 olduğunu, borçluya ait taşınmazın satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkilinin haciz tarihinin şikayet olunanın haciz tarihinden daha önce olmasına rağmen 2. sırada yer verildiğini, şikayet olunanın haczinin süresi içinde satış istememesi nedeniyle düştüğünü ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/695 E. sayılı icra dosyasında borçluya ait taşınmaz üzerine 25.11.2010 tarihinde haciz konulduğunu, taşınmazın hisseli olması nedeniyle .... İcra Hukuk Mahkemesi'nden, İİK'nın 121. maddesi uyarınca 14.10.2011 tarihinde yetki aldığını, bu yetkiye dayanarak ......

. - K A R A R - Şikayet eden vekili, müvekkilinin haciz tarihinin daha önce olmasına rağmen, şikayet edilenin haciz müzekkeresindeki tahrifat nedeniyle müvekkilinin önüne geçerek sıra cetvelinin 2.sırasına kaydedildiğini belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet edilen vekili, şikayet edenin haciz müzekkeresinde havale tarihi olmadığından haciz tarihinin belli olmadığı gibi geçerli bir haczinin de bulunmadığını, müvekkilinin haciz tarihinin havale tarihinden açıkça anlaşıldığını belirterek şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece, şikayet edilenin alacaklı olduğu ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2001/5481 Esas sayılı dosyasından gönderilen haciz müzekkeresinin son satırındaki (9) rakamının (3) olarak tahrif edildiğinin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın raporuyla anlaşıldığı, bu nedenle şikayet edenin 08.07.2008 tarihli haczinin şikayet edilenin haczinden önce olduğu belirtilerek şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm şikayet edilen vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Şikayet edilen vekili, gönderilen ilk haciz ihbarnamesine itiraz edilmediğini, 3. kişi Siemens’in 12.976.69 TL takip borçlusunun alacağı olduğunu kabul ettiğini, ancak teminat olarak tutulması nedeniyle paranın icra dairesine gönderilemediğini belirttiğini, bunun kesin bir itiraz olmadığını belirterek şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece, 16. İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen 03.03.2008 tarihli haciz ihbarnamesi ile geçerli bir haciz işlemi yapıldığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet eden vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nun 366.maddesi uyarınca ONANMASINA, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İlk derece mahkemesince, Ordu Köprübaşı Vergi Dairesinin 16.05.2019 tarihli yazı cevabında satış tarihi olan 03.03.2017 tarihi itibariyle toplam 86.924,27 TL alacaklarının bulunduğu, satışa konu gayrimenkuller üzerinde 06.01.2014 tarihli haciz nedeniyle alacak tutarının 11.990,48 TL, 11.10.2017 tarihli haciz nedeniyle alacak tutarının 33.394,68 TL olduğu şeklinde bilgi verildiği, İİK 100. maddesi gereğince ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebileceği, şikayet olunan Ordu Köprübaşı Vergi Dairesinin 11.10.2017 tarihli haczinin, hacizli malın paraya çevrilmesinden sonra olduğu bu hacizle ilgili alacak nedeniyle iştirakin mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Karara karşı şikayet olunan Köprübaşı Vergi Dairesi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4....

nun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; ihtiyati haciz kararının ancak kararı veren ...Asliye Hukuk Mahkemesi yargı çevresinde uygulanabileceğini, ihtiyati haciz kararının münhasıran tatbiki mümkün olmayıp sadece borçlu hakkında yapılan... İcra Müdürlüğü'nün 2014/31709 Esas ve 2014/31710 Esas sayılı takip dosyalarından istenebileceğini, 10 gün içinde ihtiyati haczin infazının istenmediği için ihtiyati haciz kararının hükümsüz hale geldiğini, takip borçlusu olmayan tasarrufun iptali davasının davalısı 3. kişi ...hakkında konutunda menkul haczi yapılamayacağını beyanla yetki, süre ve aşkın haciz nedeni ile icra memurluğu işleminin iptaline karar verilmesini istediği; mahkemece, ihtiyati haciz kararını veren ...7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği görülmektedir....

UYAP Entegrasyonu