belirlenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.Mahkemece, bilirkişi raporları doğrultusunda araçtaki boyanın gizli ayıplı olduğu kabul edilerek davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme sonucunda, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK'nun 4/2 maddesi gereğince, tüketicinin seçimlik haklarının olayımızda önem arzettiği açıktır.Kanun gereğince tüketici, ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bedel iadesi, ayıp oranında bedel indirimi veya ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir....
GEREKÇE: Dava; ayıp nedeni ile sözleşmenin feshi ile aracın güncellenmiş bedelin iadesi talebine ilişkindir....
Mahkemece ,davanın kabulü ile aracın davalılara iadesi ile ayıpsız misli ile değişimine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan misli ile değişim bunun mümkün olmaması halinde aracın motorunun ücretsiz onarımına ilişkin olup, mahkemece, misli ile değişim talebinin kabulüne karar verildiğine göre kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine nispi vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir....
Mahkemece,yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde ürünlerde gizli ayıp olduğu kanaatine varılmış, sözleşmeden dönülmesi taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesini aşırı ölçüde bozacak olması sebebiyle davaya konu ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde karar verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesine göre ayıplı mal satın aldığı anlaşılan tüketici bedel iadesi, ücretsiz onarım, bedel indirimi veya ayıpsız misli ile değişim yönündeki seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. Kaldı ki 6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi, mümkün bulunmamaktadır....
Davalılar tarafından bu gerekçe temyiz edilmediğinden, davalılar aleyhine kesinleşmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında kanun' un 4. maddesi, süresi içinde ayıbı satıcıya bildirmiş olan tüketiciye, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarından birini kullanma hakkı tanımış, tüketici davacı da, satılan ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde bulunmuştur. Davacının bu yöndeki talebinin, satın aldığı aracı kullanma süresi ile ayıbın niteliği dikkate alınarak kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Benz Vito/Metris/V sınıfı model WDF 447703 13 237024 şasi nolu aracının 28.01.2017, 23.05.2017, 30.06.2017 ve 11.07.2017 tarihlerinde aynı sebepten kaynaklanan arızalar nedeniyle onarım gördüğünü, 1 yıl içerisinde sürekli olarak gerçekleşen benzer arızalar sebebiyle aracı istenilen şekilde kullanamadığını ve araçtan umulan faydayı sağlayamadığını, start-stop arızası şikayeti ile toplamda 4 kez servise gittiğini, araçta gizli ayıp söz konusu olduğunu, karşı tarafa gerekli ihbarları yapmış olmasına rağmen cevap verilmediğini, her an aracın bozulması ihtimalinin söz konusu olduğunu, bu durumun tüketicinin üründen beklediği yararı düşürdüğünü belirterek dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, mümkün değilse araç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden az olmamak kaydıyla avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ......
Araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle aracın gizli ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise zarar miktarı ve davacının taleplerinin değerlendirilmesi açısından ---- oluşan heyetten rapor alınmıştır....
KARAR Davacı, davalı şirketin yetkili servisinden 22.06.2010 tarihinde yeni araç satın aldığını, 22.06.2010 ile 09.04.2013 tarihleri arasında aracın en az 6 defa arızalandığını, aracı sürekli servise bırakmak zorunda kaldığını ve araçtan beklenen faydayı sağlanamaması nedeniyle onarımından vazgeçerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaması halinde bedel iadesine ilişkin noter kanalıyla 09.04.2013 tarihinde ihtarname gönderdiğini ancak talebinin reddedildiğini, aracın garanti süresi sona erdikten sonra sattığını, aracı kullandığı sürede aracın ayıplı olması nedeniyle sürekli servise bırakılması ve beklenen faydanın sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.200,00 TL ayıp oranında bedel indiriminin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi vererek talebini 6.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
-TL'ye satın aldığını, araçta boya dökülmesi meydana geldiğini, tüm müdahalelere rağmen boya dökülmesinin önüne geçilemediğini ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu olmaz ise ayıplı aracın davalılara iadesi ile araç için ödediği bedel ve yaptırdırdığı ek işler için toplam 46.600,00.- TL, iş ve güçten kaldığı dönemde elde edemediği gelirler için 1.000,00.-TL ve uğradığı manevi zararların karşılanması için de 2.000,00.-TL manevi tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacıya doğrudan kendileri tarafından araç satışı yapılmadığını, davaya konu aracın dava dışı şirkete satışı yapıldıktan sonra davacıya devir edilmiş olduğunu, araçta üretimden kaynaklanan açık ya da gizli ayıp sayılmasını gerektiren bir durumun olmadığını belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Davacı ile davalı arasında 4.11.2006 tarihli koltuk satış sözleşmesi yapıldığı davacının davalıya yargılama aşaması dahil 1.800.00 YTL ödediği, dava konusu koltukların ayıplı olup, davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunduğu dosya içeriği ile sabit olduğu gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir. Satılan ürünün ayıplı olması halinde tüketici 4077 Sayılı Yasanın 4.ncü maddesi gereğince, bedel iadesi içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi yada ücretsiz onarım isteme hakkına sahiptir. Tüketici bu haklardan istediğini kullanabilir. Somut olayda davacı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkını kullanmıştır. Ne varki bedel iadesini isteyen tüketici satışa konu ayıplı malı da iade yükümlülüğündedir. Ayıplı malı iade edilmeden bedel iadesi istenemez. Tüketici ayıplı malı iade ettiği anda ödediği bedel için temerrüt faizi isteyebilir....


