misli ile değiştirilmesine, değişim sırasındaki tüm masrafların davalı taraflara yükletilmesine, mümkün olmaması halinde araç bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı vekili; davalılarca satılan aracın ayıplı olduğunu, bu ayıbın imalattan kaynaklandığını, davacının seçimlik haklarını kullanmakta serbest olduğunu, müvekkilimin gizli ayıplı otomobili kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacağı, misli değişim talebinin kabül edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2....
den 06/12/2013 tarihinde 2013 model Nissan marka aracı 67.250 TL bedel karşılığında satın aldığını, aracın ilk kez 14/01/2014 tarihinde olmak üzere bir yıl içinde 5 kere aküden kaynaklanan sebeplerle yolda kaldığını, yetkili servis tarafından arızanın tespit edilip giderilemediğini, ayıpsız misli ile değişim talebinin reddedildiğini, ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine olmazsa 67.250 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar aracın ayıplı olmadığını yetkili servisin araçta kaçak, akü şarj sisteminde bir sorun tespit edemediklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalıların istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi ile hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava satım konusu ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkindir....
Davalı, aracın ayıplı olmadığını, ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmadağını, aracın ayıpsız misli ile değişim şartlarının oluşmadığını ve araç boyasındaki kusurların dış etkenlere bağlı olarak oluştuğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne, aracın yenisi ile değiştirilmesine ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalıdan 13.06.2009 tarihinde satın aldığı aracın tavan boyasının dökülmeye başladığı ve aracın ayıplı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış olup mahkemece, yapılan keşif sonucu Otomotiv uzmanı, makine mühendisi ve kaporta ustası bilirkişilerden rapor alınmıştır....
Davalı, ayıba karşı tekeffül borcunun sadece satıcıya yüklenmiş olduğunu, bu sebeple davanın kendileri açısında husumet yönünden reddi gerektiğini, 6502 Sayılı Kanun'a göre davacının bedel iadesi talebinin satıcıya karşı olduğunu, kendilerinin ise aracın ithalatçısı olup davacının yalnızca ayıpsız misli ile değişim ya da onarım talep edebileceğini, araç değişimi için gerekli yasal koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,Davanın Kısmen Kabulü ile; dava konusu ve ayıplı olduğu anlaşılan... plakalı 2014 model ... marka ayıplı aracın davalıya iadesine, ayıplı araç bedeli olan 99.840,50.-TL.nin ayıplı aracın davalıya teslim tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin Reddine, 162,25....
Mahkemece ilk kararda ayıp nedeniyle ihbar süresine uyulmadığından davanın reddine karar verilmişse de; davacının servis başvurularının ayıp ihbarı yerine geçeceği, ayrıca ayıp ihbarında bulunma zorunluluğunun bulunmadığından bahisle davanın esasına girilmesi gerektiğinden, bozma kararı verilmiştir. Dava açıldıktan sonra, geçirilen kaza sonucu araç pert total olmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davacı yana yeni talebi için kesin süre verilmiş olup, süresinden sonra verilen beyan dilekçesi ve vekilin duruşmadaki beyanlarına göre; mümkünse misli ile değişim bu mümkün olmadığı takdirde de sigortadan 50.000 TL alındığından araç bedeli ile sigortadan ödenen bedel arasındaki farkı talep ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza yapan aracın dava devam ederken pert total olduğu, sigortadan davacıya 50.000 TL ödendiği, aracın sigorta şirketine verildiği ihtilafsızdır. Bu nedenle artık misli ile değişim talebi mümkün bulunmamaktadır....
Mahkemece ilk kararda ayıp nedeniyle ihbar süresine uyulmadığından davanın reddine karar verilmişse de; davacının servis başvurularının ayıp ihbarı yerine geçeceği, ayrıca ayıp ihbarında bulunma zorunluluğunun bulunmadığından bahisle davanın esasına girilmesi gerektiğinden, bozma kararı verilmiştir. Dava açıldıktan sonra, geçirilen kaza sonucu araç pert total olmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davacı yana yeni talebi için kesin süre verilmiş olup, süresinden sonra verilen beyan dilekçesi ve vekilin duruşmadaki beyanlarına göre; mümkünse misli ile değişim bu mümkün olmadığı takdirde de sigortadan 50.000 TL alındığından araç bedeli ile sigortadan ödenen bedel arasındaki farkı talep ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza yapan aracın dava devam ederken pert total olduğu, sigortadan davacıya 50.000 TL ödendiği, aracın sigorta şirketine verildiği ihtilafsızdır. Bu nedenle artık misli ile değişim talebi mümkün bulunmamaktadır....
İlgili Hukuk 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’nun 8/1. maddesi: Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’nun 11 maddesi: (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir....
üzerindeki mevcut durumun, ayıpsız misli ile değişim değil, en fazla ayıp oranında bedel indirimine neden olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Maddesine göre ücretsiz onarım hakkını kullandığı, misli değişim şartlarının oluşmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur....


