Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça davaya konu araçta hukuki ayıp bulunduğu, ayıp nedeni ile mülkiyet haklarını kullanmadıkları iddia edildiğini, öne sürülen iddialar tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, araç üzerinde hukuki bir ayıp bulunmadığını, müvekkilce söz konusu ... şasi numaralı ... plakalı araç 28/10/2019 tarihinde dava dışı ... İnşaat Turz. Ticaret Ltd. Şti. 'den 373.000 TL bedel karşılığında Alanya .......
kilometre aracı kullanan ve dava sonuçlanıncaya kadar kullanılmaya devam edileceğini, davacının sağladığı yararla ---araç işlenmesinde davacı yararı ile satıcıya gelen zarar arasında oransızlık bulunduğunu, araçta birtakım kusurların var olduğu kanaatine varılması halinde ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini iddia ve talep etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılamanın devamı sırasında dava konusu aracın 02.09.2018 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesinde zarar gördüğü, hasar toplamı 178.702,83 TL olarak belirlenerek araca pert işlemi yapıldığı, dava konusu araç geçirdiği trafik kazası nedeniyle pert olduğundan araç üzerinde ayıp nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılamadığı, bu nedenle aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın imalattan veya kullanıcıdan kaynaklı olup olmadığı hususu dosya içeriğine göre kanıtlanamadığı, dava dosyasında sadece tespit raporu mevcut olup, bu raporla da; aracın, sol yan kısmının herhangi bir dış darbe veya herhangi bir olumsuzluk nedeniyle ikinci kez boyandığı, aracın sol yan kısmına geriden gölgede bakıldığında portakallaşmanın görüldüğünün tespit edildiği, bu tespit raporu dikkate alındığında aracın sol yan kısmındaki boya kalınlığı farkının orijinal olmadığı, dış darbe sonucu oluştuğundan imalattan kaynaklanmadığının...
Dosya kapsamından davacının davaya konu aracı dava tarihinden evvel 07/12/2018 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye sattığının anlaşıldığı, TBK'nun 228/2 maddesinde belirtildiği üzere davaya konu aracın davacı tarafından satılması nedeniyle davacının ancak ayıp oranında bedel indirimi talep edebileceği, hükme esas alınan ve teknik açıdan yeterli görülen bilirkişi raporuna göre davaya konu araç arızasının imalattan kaynaklı gizli ayıp vasfını kazandığı, ayıp nedeniyle yapılabilecek bedel indirimi tutarının 60.000,-TL olarak belirlendiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile TBK.nun 228/2. maddesi gereği ayıp nedeniyle uğranılan değer kaybına karşılık 60.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, TBK'nun 228/2. maddesi gereği onarım bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
etkinin olmadığı, kullanım hatasından kaynaklanmadığı, lastiğin üretim sürecinde atkı tabakaları arasındaki bağın yeterli mertebede oluşturulmaması nedeniyle hasara uğradığı, mevcut durumun belli bir kullanım mesafesi sonucunda ortaya çıktığı ve satın alma esnasında idrakinin mümkün olmadığı, dolayısı ile tespit konusu otomobilin üretim kaynaklı gizli ayıplı mal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir....
Dava konusu telefonun ayıplı olup olmadığı öyle ise ayıbın gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu, varsa ayıp onarımının mümkün olup olmadığı mümkünse onarım bedelinin belirlenip bu bedelin fahiş olup olmadığının tespiti, muayene ve ihbar yükümlülüğünün süresinde ve usule uygun yerine getirilip getirilmediği, ayıp hususu da dikkate alınarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu ile ayrıca ayıplı hali ile alıcı tarafından kabulünün hakkaniyete uygun olup olmadığı da tespit edildikten sonra TBK m. 227 hükmü nedeniyle ayıptan dolayı bedelden indirilmesi gereken miktarında nispi hesap yöntemine göre (indirilecek miktar-ayıplı değer*kararlaştırılmış semen/ayıpsız değer) formu kullanılmak suretiyle belirlenmesi için bir elektrik elektoronik veya bilgisayar mühendisi bilirkişi ...'...
Bu nedenle ayıplı mal nedeniyle satıcı sözleşme ilişkisi nedeniyle tüketiciye karşı seçimlik hakların tamamından (bedel iadesi, yenisi ile değişim, bedelde indirim, onarım ve tazminatlar) sorumludur. Üretici ve ithalatçı ise, sadece misli değişim ve onarım talep edilmesi durumunda, satıcı ile birlikte müteselsil sorumlu olur. Somut ihtilafta; ... İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 25/03/2019 tarih ve ... sayılı kararına istinaden davacı satıcı tarafından tüketicinin haklı olduğuna fatura bedelinin şikayetçi tüketiciye geri ödenmesine karar verilerek, ayni ve nakdi olarak satılan ürünün bedeli olan 3.795,67-TL tüketiciye ödenmiştir. Bu haliyle tüketici tarafından "Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme" hakkı kullanılarak ürünün bedeli satıcıdan iade alınmıştır. 6502 sayılı TKHK.11/2.maddesi hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, tüketici bedel iadesi talebini sadece (sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu) satıcıya karşı kullanabilir....
Dava; ticari satım akdi uyarınca ayıplı mal nedeniyle ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemiyle açılan davadır. Taraflar arasında sözlü ticari satım akdi ilişkisinin varlığı ihtilafsız olup, ayrıca sözleşmeye konu 2 adet soğutma grubunun ücreti olan ...-Euro'nun davacı tarafından davalıya ödendiği hususu da ihtilafsızdır. Uyuşmazlık; dava konusu satışa konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise ayıbın niteliği, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, sonuç olarak davacının ayıpsız misli ile değişim talebinde haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir....
tarafından kullanımı nedeniyle oluşan değer kaybının hesaplanması gerektiğini, savunmuştur....
A.Ş vekili, dava konusu araçta gizli ayıp olmadığını ve bu nedenle ikame edilen davanın reddinin gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi durumunda, aracın müvekkili şirkete, mülkiyet hakkını sınırlayan her türlü rehin ve takyidattan ari olarak teslim edilmesinin zorunlu olduğunu, ayıp ihbarının noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü mektupla yahut telgrafla yapılması gerekirken bu usuli kuralın da kanunun aradığı zaman içerisinde yerine getirilmediğini savunarak, davanın öncelikle usulden ve sonra esastan reddine karar verilmesini, kabulüne karar verilecek ise ayıpsız misli ile değişim yerine ayıp oranında bedel indirimine karar verilmesini bildirerek, davanın reddini istemiştir....


