Davalılar, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın aynen olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulü ile 2264 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesine ve 4464 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanı reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştınlmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir....
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez.Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Davacı vekili, tarafların ortak murisi ... adına kayıtlı 4 adet taşınmazdaki ortaklığın öncelikle aynen taksim, olmadığı taktirde satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu 31 ada 18 parsel, 7 ada 11 ve 25 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, 7 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın ivaz ilavesi suretiyle aynen taksimine karar verilmiştir....
VERİLMESİNE,” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine aynen “A.A.Ü.Tarifesinin 12/2. maddesine göre takdir olunan 113,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 16. bendinde yeralan 1995/ 125 esas sayılı Birleşen davaya ilişkin kararın “a” alt başlıklı bendindeki “ A.A.Ü.T' ne göre takdir olunan tercihan maktu 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine aynen “A.A.Ü.Tarifesinin 12/2. maddesine göre takdir olunan 53,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 17. bendinde yeralan 1995/126 esas sayılı Birleşen davaya ilişkin kararın “a” alt başlıklı bendindeki “ A.A.Ü.T' ne göre takdir olunan tercihan maktu 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,” sözlerinin karardan çıkarılarak yerine aynen...
Davacı vekili dava dilekçesinde tarafların boşanmasına ilişkin kararın kesinleştiğini, davacının çeyiz ve ziynet eşyalarının davalıda kaldığını belirterek aynen iadesine, mümkün olmazsa 10.000 TL'nin yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili sunduğu ıslah dilekçesi ile de eşyaların aynen iadesini değil bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde çeyiz eşyalarını teslime hazır olduklarını, ziynet eşyalarının davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece çeyiz eşyalarının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedeli olan 7.870 TL'nin yasal faizi ile ödenmesine, ziynet eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir . Somut olayda, çeyiz eşyalarının davalıda bulunduğu, davalının çeyiz eşyalarını teslime hazır olduğu konuları çekişmesizdir, uyuşmazlığın ise eşyaların aynen teslimi konusundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır ....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; Aynen infazına karar verilen 06.06.2008 tarih, 2005/1178 Esas ve 2008/574 karar sayılı hükümde; 765 Sayılı TCK'nın 95/2 maddesinin karşılığının 5237 Sayılı TCK'nun 51. maddesinde düzenlendiği ve aynı maddede erteli adli para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair mevcut düzenlemenin ise ancak hapis cezalarına yönelik olarak kurulan hükümlerle ilgili olarak uygulanabileceği nazara alınmadan Gaziantep 2....
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen ertelenen cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak hapis cezalarına yönelik kurulan hükümle ilgili olarak uygulanabileceği nazara alınmadan sanıkların adli sicil kayıtlarında geçen erteli para cezalarına ilişkin ilamların 765 sayılı TCK’nın 95/2 maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infazına ilişkin paragrafların çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların REDDİNE, ancak, 5237 sayılı TCK’da erteli adli para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair mevcut düzenlemenin ise ancak hapis cezalarına yönelik olarak kurulan hükümlerle ilgili olarak uygulanabileceği nazara alınmadan sanığın sabıka kaydındaki erteli ağır para cezalarının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infazına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK’da erteli adli para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair mevcut düzenlemenin ise ancak hapis cezalarına yönelik olarak kurulan hükümlerle ilgili olarak uygulanabileceği nazara alınmadan erteli ağır para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infazına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün...


