Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların REDDİNE, ancak, 5237 sayılı TCK’da erteli adli para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen erteli cezanın aynen infazına dair mevcut düzenlemenin ise ancak hapis cezalarına yönelik olarak kurulan hükümlerle ilgili olarak uygulanabileceği nazara alınmadan sanığın sabıkasında bulunan erteli ağır para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infazına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : 23/09/2010 tarih ve 2009/173/esas,2010/500 karar sayılı hükmün CMK nun 231/11 maddesince hükmün açıklanmasına, anılan kararın aynen infazına Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık hakkında daha önce 23.09.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 15.12.2010 gününde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasten bir suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, açıklanmayan hükmün aynen yazılarak açıklanması yerine sadece hükmün açıklanmasına ve aynen infazına denilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,11.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK’da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı Kanunun 51/7. maddesinde belirtilen ertelenen cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak hapis cezalarına yönelik kurulan hükümle ilgili olarak uygulanabileceğinin nazara alınmadan Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2001/490-870 karar sayılı ilamı ile verilen erteli 79.092.000 TL ağır para cezasının aynen infazına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hükümden erteli para cezasının aynen infazına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.01.2011...
edilemeyen ------ tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline,----------- bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen ----malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, -------- bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen ------- tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline,-------- bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline---- bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline,-----bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilemeyen ----- tutarındaki malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline,------bedelli faturada dökümü yer alan ve şantiye sahasında tespit edilen malzemenin aynen iadesine, mümkün olmaması...
Mahallesi 136 ada 11 parsel, 135 ada 12 parsel, 135 ada 13 parsel ve 135 ada 19 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın aynen taksim sureti ile giderilmesine" karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz....
Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez.Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
Hukuk Dairesinin 13.03.2013 tarihli 2013/2302 Esas- 2013/4416 karar sayılı ilamıyla "136 ada 1 parsele ilişkin kısmının onanmasına, 136 ada 11 parsel, 135 ada 12, 13, 19 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; aynen taksimi talep edilen taşınmazların tarımsal arazi niteliğinde olup olmadığı da yargılama sırasında değerlendirilmeli, tarım arazisi niteliğinde olması ve tarım arazisi vasfını yitirmemesi halinde, taksim koşullarının 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 5578 sayılı Yasa ile değişik 8. maddesi çerçevesinde de aynen taksimi konusunda bilirkişiden rapor alınmalıdır. Somut olayda, aynen taksimine karar verilen 136 ada 11 parsel, 135 ada 12, 13, 19 parsel sayılı taşınmazlar gerek tapu kaydında ve gerekse de keşif raporuna göre, fındık bahçesidir. Bilirkişi tarafından 3194 sayılı Yasanın hükümlerine göre aynen taksim hususu değerlendirilerek taksim projesi hazırlanmış, ......
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....
TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, aynen infazına karar verilen ve 15.11.2000 tarihinde kesinleşen Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2000 tarihli ve 248-277 sayılı kararındaki erteli cezanın aynen infazına karar verilip, verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. İncelenen dosyada, aynen infazına karar verilen 07.11.2000 tarih ve 248-277 sayılı ilamda; Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesince, E.......
Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez. Paydaşlığın giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ve tarım arazilerinin niteliği ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez....


