Hırsızlık eyleminde fail zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden tamamını veya bir kısmını almak suretiyle, mağdurun mal varlığına zarar vermektedir. Mala zarar verme suçunda ise başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkıp, tahrip etmek ya da yok edip bozmak suretiyle kullanılamaz hâle getirip veya kirleterek zarar vermektedir. Her iki suç tipinde de mağdur mal varlığı itibarıyla zarar görmektedir. Hırsızlık suçunda suça konu mal, alıp götürülmek suretiyle mağdurun zilyetliği tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Mala zarar verme suçunda ise malın mutlaka alınması gerekli olmayıp, çoğunlukla malın tamamı ortadan kaldırılmamakta, zarar verilerek kısmen veya tamamen kullanılmaz hale getirilmektedir....
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, kanunun amacı içinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davacının, davalı .......'...
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında yazılı bir bayilik sözleşmesinin bulunmadığı, menkul satımına ilişkin ticari ilişkide mal bedelinin peşin ödeme şeklinde yapıldığı, davacının davalıya bakiye 59.363,78 TL ödemesi bulunduğu hususunda taraflar arasında çekişme olmadığı, niza konusu ödemenin Amos katoloğu ürünleri ile SMG yayıncılık ürünleri için yapıldığı kanaatine ulaşıldığı, davalının da bu durumu kısmen kabul ettiği, buna göre davacının istediği değil de kendi belirlediği cins ve miktarlarda mal gönderdiği anlaşıldığından, mal teslimine ilişkin davalının temerrüdünün (satıcı temerrütü) gerçekleştiğinin kabulü ile mal bedeli olarak davacı tarafından peşin ödenen 59.363,78 TL'yi davacının talep edebileceği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
yaşamasından ötürü satın almasının da hayatın olağan akışına uygun olduğu, sırf akitte gösterilen satış bedeli ile keşfen belirlenen rayiç değer arasında fahiş fark bulunması ve murisin mal satmaya ihtiyacının bulunmaması muvazaanın kanıtı sayılamayacağından temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır....
-2- 2009/7637 2009/7840 elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir....
Bilirkişi raporunda bu tazminatların her ne kadar mal rejiminin sona ermesinden sonra dikkate alınsa da boşanmada kusurlu olan eşin neden olduğu bu tazminatların doğumu, hukuki sebebi ve TMK’nun 228.maddesi itibariyle artık değer hesabında dikkate alınması gerektiği, manevi tazminatın niteliği gereği kişisel mal olup dikkate alınmamakla birlikte maddi tazminatın karine gereği edinilmiş mal olduğu açıklanmaktadır. Manevi tazminatın TMK.nun 220/3.maddesine göre kişisel mal olduğu konusunda tereddüt yoktur. Maddi tazminat açısından tereddüt olduğu düşünülebilir ise de, TMK.nun 220/2.maddesi gereği karşılıksız kazanma ile geldiği açık olan bu tazminatın kişisel mal sayılması gerekmektedir....
Mal Müdürü yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, asli müdahil mal müdürü tarafından temyiz edilmiştir. Asli müdahil mal müdürünün temyiz nedenleri bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, asli müdahil mal müdürü harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 11.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mal. Mob. Gıda Paz. İnş. Otom. San. ve Tic.A.Ş. ile davalıya geri verilmesine 28/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
taki işyerine giderek ihracat fazlası mal almaya geldiğinde belirli bir bedel karşılığı kendisine mal vermeyi teklif ettiğini söylediği, aralarında anlaştıkları, ...'ın durumu üretim müdürü ...'a söylediği, onun da birşey yokmuş gibi mal almaya gelmesini istediği, ...'ın aracının mal alımı için şirkete geldiği, ...'ın 700 parça mal istediği, 7 çuval içinde yükleme yapıldığı, 7 çuval malın irsaliyesinin kesildiği,ancak araca 10 çuval mal konulduğu, ...'...
Mahkemece; bu kredinin mal rejiminin devamı süresince ödenen miktarı belirlenip, belirlenecek bu miktarın TMK'nun 219 vd maddeleri gereğince edinilmiş mal olduğunun kabulü ile tasfiyesi yapılması gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir....


