TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptıklarını beyan ettikleri; yine mükellefin 2011 yılı Bs formuyla 11.351.767 TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptığını beyan ettiği, aynı yıl mükelleften mal ve hizmet satışı yapan firmaların Ba formlarıyla mükelleften 11.907.586 TL tutarında mal ve hizmet alışı yaptıklarını beyan ettikleri; mükellefin 2011 yılında alış yaptığı 38 firmanın, satış yaptığı 46 firmanın özel esaslara tabi olduğu, 3 firma hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlendiği; mükellefin 2012 yılı Ba formuyla 18.804.215 TL tutarında mal ve hizmet alışı yaptığını beyan ettiği, aynı yıl mükellefe mal ve hizmet satışı yapan firmaların Bs formlarıyla mükellefe 11.737.176 TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptıklarını beyan ettikleri; yine mükellefin 2012 yılı Bs formuyla 17.617.163 TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptığını beyan ettiği, aynı yıl mükelleften mal ve hizmet satışı yapan firmaların Ba formlarıyla mükelleften 17.054.715 TL tutarında mal ve...
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Eşler, 08.10.1992 tarihinde evlenmiş, 04.10.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 Sayılı TKM mad.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu 687 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 688 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifraz öncesi geldisi olan 465 parsel sayılı taşınmaz, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 22.07.1997 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiş olup üzerinde “.........
Oto San.Tic.Ltd.Şti. hakkında İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2006/11541 sayılı dosyası ile yapılan haciz takibinde, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılacak takipte kullanılan ödeme emrinin tebliğini müteakip süresi içerisinde sanığın mal beyanında bulunduğu, asıl alacak miktarı ile fer’ileri toplamının 17.284.43 YTL olduğu, sanığın mal beyanı dilekçesinde üzerine kayıtlı olduğunu belirttiği, plaka numaraları ve markalarının da gösterildiği 3 adet aracı mal beyanı olarak gösterdiği anlaşılmakla, dilekçenin usulüne uygun olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir....
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir....
Tebliğname ile; "Mal beyanı olarak adıma kayıtlı herhangi bir menkul ve gayrimenkul envalim yoktur" şeklindeki 04.09.2006 tarihli mal beyanı dilekçesinde borçlu sanığın yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarının yer almadığı cihetle, usulüne uygun olmadığı gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 06.02.2008 gün ve 7317 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.03.2008 gün ve K.Y.B.2008/35132 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dosya kapsamına göre; Borçlu hakkında devam eden İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2006/3355 esas sayılı takip dosyasında, borçlu tarafından 04.09.2006 tarihinde mal beyanında bulunulduğu, ancak mal beyanı dilekçesinde İİK’nun 74.maddesine aykırı olarak yaşam tarzına göre geçim kaynakları ile borcun ne şekilde ödeneceğinin bildirilmediği...
Mal. Tic. San. A.Ş. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sıhhi Tesisat İnş. Mal. Tic. San. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ... ’ın ... Seramik A.Ş.nin müvekkili idareye olan vergi borçlarını ödemeyi taahhüt ettiği halde ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi yaptıklarını; ancak, borçlunun amme alacağının tahsiline engel olmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı ... Sıhhi Tesisat İnş. Mal. Tic. San. A.Ş.ye sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalılardan ... Sıhhi Tesisat İnş. Mal. Tic. San....
in ikinci el araç satıcısı olduğu, Tüketici Kanununun 3. maddesinde tanımlanan satıcı ve tüketici kavramı kapsamında bir mal ve hizmet alım satımının bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder....
Tebliğname ile; 2004 sayılı İİK’nun 74.maddesine göre, usulüne uygun mal beyanı için, borca yetecek miktarda mal beyanında bulunmak, ödemeyi ne şekilde yapacağını belirtmek, geçimini ne ile sağladığını açıklamak şeklinde zorunlu unsurların olduğu, sanığın 27.09.2007 tarihli mal beyanında bulunduğu dilekçesinde; geçimini maaşla sağladığını, ödemeyi maaşı ile yapacağını ve çalıştığı kurumu da belirttiği, duruşmada da maaşının 1.300.00 YTL olduğunu ifade ettiği, haczin bu maaş üzerinden yapılmasının mümkün olmasına rağmen, alacaklı vekilinin 13.02.2008 tarihine kadar maaş haczi talebinde bulunmadığı, sanığın usulüne uygun şekilde mal beyanında bulunduğu ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09.04.2008 gün ve 20942 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının...
Mahkemece, mal rejimin tasfiyesine ilişkin davalarda yetkili mahkemenin boşanmaya karar verilmesi halinde bu mahkemenin yetkili olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. TMK'nun 214/.... maddesinde; mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda boşanmaya, evliliğin iptaline veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davaları sonuçlandıran yer mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bir başka anlatımla, bu nitelikteki davalarda 6100 sayılı HMK yerine konuyla ilgili özel düzenlemelerin yer aldığı 4721 sayılı TMK'nun 214. maddesindeki yetki kuralı geçerlidir....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden, 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM. m.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasanın 10, TMK. m.202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK. m.179). a- 01.01.2002 tarihinden önce 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (TKM) yürürlükte olduğu dönemde, eşler arasında yasal mal ayrılığı rejimi geçerliydi (TKM. m.170)....


