Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir. (TMK 222. m). Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır (07.10.1953 gün 8/7 YİBK, 4721 sayılı TMK'nun 227/1, 231, 236/1 m). TMK'nun 239/1. fıkrasında; "katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir…” denilmektedir. 226/3.madde de ise "Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler" hükmüne yer verilmiştir. Anılan kanuni düzenlemelerden de anlaşılacağı gibi, borcun ayın olarak ödenmesi borçlu eşe tanınmış bir haktır....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir ( TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 3696 parsel 7 nolu bölüm, 25.12.1997 tarihinde, 3980 ada 6 parsel 24 nolu bölüm 1991 yılında kooperatif üyeliği yoluyla edinilmiş ve teslimat 1996 yılında yapılmış, resmi işlemler nedeniyle 26.10.2007 tarihinde tahsis yoluyla davalı adına tescil edilmiştir. Taşınmaz mallar eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiş, dava konusu otomobil ise edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 30.05.2006 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiştir....
Bu aşamanın usulüne uygun tamamlanmasından sonra, belgesiz mal bulundurduğu veya belgesiz hizmet satın aldığı tespit edilen mükellefe, mal veya hizmete ait belgelerin ibrazı için 10 günlük bir süre verilmesi gerekli olup bu süre içerisinde alış belgesini ibraz etmeyen mükellef adına, belgesi ibraz edilmeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi re'sen tarh edilecek ve bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanabilecektir....
Vergi borçlarının süresi içerisinde ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket adına kayıtlı akaryakıt istasyonu, çimento fabrikası, arsa, tesis, makina, cihaz ve çok sayıda araç bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak, söz konusu mal varlığı üzerinde çok sayıda haciz şerhi bulunduğu belirtilerek anılan mal varlığının şirketin borcunu karşılamayacağı sonucuna varılmıştır....
Bu aşamanın usulüne uygun tamamlanmasından sonra, belgesiz mal bulundurduğu veya belgesiz hizmet satın aldığı tespit edilen mükellefe, mal veya hizmete ait belgelerin ibrazı için 10 günlük bir süre verilmesi gerekli olup bu süre içerisinde alış belgesini ibraz etmeyen mükellef adına, belgesi ibraz edilmeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi re'sen tarh edilecek ve bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanabilecektir....
Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir ( TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise. edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa'nın 10, TMK'nun 202.m.ler). Tasfiyeye konu taşınmaz, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.12.2004 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m). Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacının iş akdi 27.08.2004 tarihinde fesh edilerek kendisine 32.299,00 TL kıdem tazminatı ödenmiştir. Bu ödemeden yaklaşık 3 ay sonra tasfiyeye konu taşınmaz 40.000 TL'ye satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiştir....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu çatı katı daire, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 07.12.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalı eş tarafından satın alınmış olup, talep konusu edilen emekli ikramiyesi eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 29.11.2007 tarihinde davalı eşe ödenmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK 179 m)....
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Şikayete esas icra takip dosyasında ödeme emrinin borçluya 26/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, mal beyanının ise süresinden sonra 09/12/2013 tarihinde yapıldığı ve bu nedenle geçersiz olduğu gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, sanık tarafından verilen mal beyanı dilekçesinde borcun ne şekilde ödeneceğine dair yeterli bir açıklama bulunmaması nedeniyle mal beyanı dilekçesinin kanuna uygun olarak verilmediği, yasaya uygun olmayan mal beyanı dilekçesi nedeniyle gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile beraat kararı verilmesi sonuç itibariyle doğru olduğundan şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 30/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, miras bırakanın temlikteki irade ve amacın mirasçıdan mal kaçırma olmayıp sağlığında mal varlığını mirasçıları arasında paylaştırma olduğuna göre; davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SİLİFKE İCRA MAHKEMESİ Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık ...’ın İİK’nun 338.maddesi gereği 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Borçlu sanığın 14.07.2006 tarihinde vermiş olduğu mal beyanı dilekçesinde, borcun ne şekilde ödeneceği hususunun yer almadığı gözetildiğinde, bildirimin İİK’nun 74.maddesinde düzenlenen unsurları taşığından söz edilemeyeceğine göre isnat edilen suç da oluşmamıştır. Hal böyle olunca sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi, Kabule göre de; Borçlu sanığın mal beyanı dilekçesinde tüm mal varlığını bildirmesi zorunlu olmayıp, borcu karşılar miktarda mal bildiriminde bulunması yeterlidir....


