Ne var ki, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından mirasbırakanın mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgunun ortaya konulamadığı, diğer yandan mirasbırakanın geride mal varlığının kaldığı, mal kaçırma kastıyla hareket etseydi tüm mal varlığını ya da önemli miktarda bir kısmını devredebileceği, salt bedeller arasındaki farkın da muvazaanın ispatında yeterli olmadığı, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. 3.İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İstanbul Anadolu 20....
Aynı yasanın 225/2 maddesine göre taraflar arasındaki mal rejimi evliliğin boşanma nedeniyle sona ermiş olması halinde boşanma ile sonuçlanan dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Somut olayda taraflar Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.05.2002 gün ve 2002/ 206-216 EK sayılı ilamı ile boşanmış olmakla taraflar arasındaki mal rejimi, boşanma ile sonuçlanan bu davanın açıldığı 27.05.2002 tarihinde sona ermiştir. Bu halde davalı tarafından taşınmazın edinildiği 08.08.2005 tarihi itibariyle taraflar arasında mevcut mal rejimi bulunmadığından katılma alacağı talebinde bulunmak mümkün değildir. TMK'nun 219/1. fıkrasında; " Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleri" olarak tanımlanmıştır. Söz konusu 5 nolu bağımsız bölüm, taraflar arasında mal rejiminin sona erdiği (boşanma davasının açıldığı) 27.05.2002 tarihinden sonra davalı tarafından edinilmiştir....
Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202.m). 1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taraflar arasındaki yararlar dengesine, TMK'nun 4. maddesinde (TBK md. 50/2) öngörülen hukuk ve hakkaniyet ilkelerine uygun bulunduğuna göre, davalı-birleşen davacı vekilinin tüm, davacı-birleşen davalı vekilinin aşağıda belirtilen bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .//.. 2- Davacı-birleşen davalı vekilinin Halkbank'dan çekilen para ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir...
Bu taşınmaz evlilik birliği içerisinde edinilen bir mal olmadığından, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirilemez. Davacının bağımsız bölüme ilişkin alacak talebinin genel hükümlere dayalı olduğu anlaşılmakla bu talebe ilişkin davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoksa da; öncelikle HMK. 167. maddesi uyarınca bu talebe ilişkin dava hakkında “ayırma kararı” verilerek mahkemenin bir başka esasına kaydedilmesi, daha sonra da görevsizlik kararı verilmesi (HUMK.m. 114,115) gerekir. .//.. Ne var ki; davaya konu edilen .... plakalı otomobil ise, evlilik birliği içerisinde davacı eş tarafından davalıya devredildiğine göre, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir mal niteliğinde olduğunun kabulü gerekir....
Taraflar 18.03.1988 tarihinde evlenmiş, 12.10.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 15.05.2012 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK'nun 225/2.m.) Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Dava dilekçesinin içeriği, davalının savunması ve dava konusu meskenin 26.05.2004 tarihinde edinilmiş olmasına göre istek mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Katılma alacağı isteğinde, edinilmiş mal her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleridir....
malların tasfiyesinin talep edilmediğini, dava açılırken harcın da yatırıldığını, mal varlığı tam olarak ortaya çıktığında eksik harcın tamamlanacağını, hukuki menfaatin olduğunu, diğer eşin hiç mal varlığı olmasa bile mal varlığına sahip olan eşin sürekli dava açılma tehdidi ile mal varlığını tasarrufunun kısıtlanacağını, müvekkilinin hukuki korunma ihtiyacının olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Dava konusu .... ....San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Kayalar Oto. Nakl. Müteahhitlik Tic. Ltd. şirketlerine evlenmeden önce davalı eş ortak olduğundan davalının kişisel malıdır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 Sayılı TMK mad.179). Kişisel mal niteliğindeki şirket üzerinde davacı eşin mal rejiminin tasfiyesi sonucu oluşacak alacak hakkı bulunmamaktadır. Ne var ki; aksi kararlaştırılmadığından şirket geliri edinilmiş mal olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin mal alımı için davalıya üç adet müşteri çeki ciro ettiğini, davalının mal göndermediğini ve çeki keşide edenlerin de çek bedelini ödemediğini, müvekkilinin de mal gönderilmediği için davalıya çekler karşılığı ödeme yapmadığını, ancak yapılan şifahi görüşmeler sonrası davalı mal gönderme sözü verince davalıya ödemeler yapıldığını ama yine mal verilmediğini belirterek davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve ödenen paranın istirdadını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin alacaklarına karşılık çeklerin verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya mal teslim ettiğini kanıtlayamadığından davacının borçlu olmadığının tespitine, ödenen 19.397.802.600.-TL.nin davalıdan istirdadına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
alımı bildirdiği, mükellefin Bs formu ile 2012 yılında 92.795.651,00-TL, 2013 yılında ise 114.034.732,00-TL mal satışı bildirdiği, 2012 ve 2013 takvim yılı Ba-Bs Formlarının tetkik edilmesinden mal alımı ile mal satımı arasında büyük fark olduğu, işçi çalıştırmadığı ve makine parkı bulunmadığı, mal alımlarını sahte belge düzenlediği tespit edilen yada sahte belge düzenleme yönünden özel esaslara alınması istenilen mükelleflerden olduğu tespitlerine yer verilmiştir....
Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Taraflar 13.12.2002 tarihinde ... 13. Noterliği'nde düzenledikleri mal ortaklığı sözleşmesi ile mal ortaklığı rejimini kabul etmişlerdir. (TMK'nun 202/2, 256 md). Mal ortaklığı sözleşmesi, 4722 sayılı Yürürlük Kanunu'nun 10/1. fıkrasında öngörülen yasal 1 yıllık süre içerisinde yapılmıştır. Bu konuda bir uyuşmazlık yoktur. Yür. Kan. 10/3. Fıkrası gereğince, mal ortaklığı rejimi 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar bakımından geçerli olup, 01.01.2002 tarihinden boşanma dava tarihine kadar edinilen mallar, mal ortaklığı rejimi hükümlerine göre tasfiye edilecektir....


