"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; mal rejiminin tasfiyesine yönelik verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın boşanma davası ve fer'ilerinin yanında mal rejiminin tasfiyesi talebinde bulunmuştur. Dava açılırken alınan başvurma harcı dava dilekçesindeki tüm talepleri kapsar. Kadının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebi yönünden peşin nispi harcı alınmamıştır. Boşanma kararı temyiz edilmeyerek kesinleşmekle taraflar arasındaki mal rejimi sona erdiğinden davacı kadının mal rejiminin tasfiyesine yönelik davası da görülebilir hale gelmiştir....
X - KARŞI OY: Uyuşmazlığın çözümü, asıl amme borçlusu hakkındaki mal varlığı araştırmasının yapıldığı tarihten sonra şirket adına düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirleri açısından kanuni temsilcinin takibinden önce şirket hakkında yeniden mal varlığı araştırmasının yapılmasının gerekip gerekmediği ve önceki tarihlerde şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının sonraki tarihlerde yapılan takipler için geçerli olup olmadığının değerlendirilmesine bağlıdır. Tahsil daireleri, kanuni temsilcilerin takibinden önce asıl amme borçlusunun mal varlığının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla mal varlığı araştırması yapmaktadır. Yapılan araştırmada herhangi bir mal varlığının bulunmadığının tespitinden sonra re'sen veya borçlu tarafından yapılan bildirim üzerine mal edinildiğinin saptanması halinde borçlunun mali durumu yeniden değerlendirilmekte ve buna göre birincil derece ve ikincil derece borçlular nezdinde cebren tahsil ve takip yöntemleri uygulanmaktadır....
Taraflar 29.8.1984 tarihinde evlenmiş, 21.7.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.1.2009 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Öncelikle davalı tarafından taraflar arasındaki mal rejiminin ilk boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erdiği iddia edilmekte ise de dosya arasına getirtilen dosyalar incelendiğinde, davacısı Mehtap olan 14.10.2003 tarihinde açılan boşanma davasında Kadıköy 1....
Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunma açısından ise; borçlu, başkasına ait mal, alacak ve hakları kendisininmiş gibi veya kendisine ait mal, alacak ve hakları başkasına aitmiş gibi gösterir (beyan eder) veya saklar, ya da kendisine ait mal, alacak ve haklar üzerinde üçüncü şahısların mevcut haklarını bildirmez veyahut bildirdiği malların kıymetleri ve vasıfları hakkında icra müdürünü hataya düşürecek müspet beyanda bulunur veya bu hususta kasten sükut eder, beyan ettiğinden başka malları da mevcut olduğu halde yokmuş gibi beyanda bulunursa, gerçeğe aykırı (hakikate muhalif) beyanda bulunmuş olur. Somut olayda borçlu mal beyanı dilekçesinde, adına kayıtlı bulunan dükkan ve .... plakalı Ford marka aracını bildirmiş, üzerinde haciz bulunduğunu belirtmiş, ayrıca 37 ekran televizyon ile eski bir buzdolabı olduğunu açıkça beyan etmekle birlikte adına kayıtlı 26 TT 089 plakalı motosikletini bildirmeyerek alacaklıyı ve icra dairesini yanıltacak şekilde bildirimde bulunduğu saptanmıştır....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Tasfiyeye konu 24 nolu meskeni davalının 24.09.1993 tarihinde satış yoluyla edindiği, 11.02.2010 tarihinde 3. kişiye sattığı, davacı kadının Adana 3....
Dosya kapsamına göre; her iki taraf da, nizalı hissesinin edinilmesine ilişkin kişisel mal veya kişisel mal yerine geçen değer kullanıldığı iddiasında bulunmamıştır....
TMK'nun 214/2. maddesinde; mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda boşanmaya, evliliğin iptaline veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkemelerin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme kesin yetki kuralı şeklinde değildir. Somut olayda; Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava ilk olarak ....Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, yetkili mahkemenin . Aile Mahkemesi olduğuna karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Eşler ....1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 24.09.2013 tarih, 2011/430 Esas-2013/360 Karar sayılı ilamı ile boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma ile sona ermiştir. Her ne kadar mal rejiminin boşanma ile sona ermesi halinde boşanmaya ilişkin kararın verildiği yer Aile Mahkemesi yetkili ise de, davalı tarafça ......
Taraflar 24.08.1993 tarihinde evlenmiş, 14.08.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK'nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202, 4722 s.Y'nın 10.m.). Taraflar arasındaki boşanma dava dosyasının 21.01.2013 tarihli yargılama oturumunda davacı vekili boşanma davasının tali niteliğindeki tazminat ve yargılama giderleri ile eşya alacağı hususunda bir taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Söz konusu dosyanın yargılaması sonucunda mahkemece boşanmanın tali ve mali sonuçlarına ilişkin tarafların talepleri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiş olup söz konusu hüküm bu şekilde kesinleşmiştir....
Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, mal rejiminin tasfiyesi ve katkı payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince;evlilik birliği içinde nakit olarak biriken bankadaki paraya ilişkin talebin, mal rejimi dışında akti ilişkiye dayanan bir talep olduğu ve aile mahkemesinin görev alanı dışında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, uyuşmazlığın mal rejiminin tasfiyesi ve katkı payı alacağı istemine ilişkin bir olduğu ve aile mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı vermiştir. Türk Medeni Yasasının yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki 4722 Sayılı Yasanın 10. maddesinde “T.M.Y.’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder....
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m). Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m)....


