DAVA : Ayıplı araç satışından kaynaklı değer kaybı HÜKÜM : Kararın kaldırılması yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki ayıplı araç satışından kaynaklı değer kaybı davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili tam ıslah dilekçesinde özetle; Davacının davalı Ernaz Servis Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden ... plakalı Renault marka aracı 34.250,00 TL bedel karşılığında 31/07/2017 tarihinde satın aldığını, araç davacı adına 31/07/2017 tarihli ... Yevmiye numaralı Sakarya 3....
ye satışının yapıldığı ve bilirkişi raporundan dava konusu aracın 09.11.2020 tarihi itibarıyla 62.139 kilometrede olduğu, davacı taraf aracın rotunun deve boynu kolunun fabrikasyon yapısı itibarıyla eğimli olan kesiminin ön lastik iç kısmına temas ettiğini, lastiğe zarar verdiğini, bu zararın tamamen dizayn hatası olduğundan aracın ayıplı olduğunu iddia etmekte, davalı taraf ise servis kayıtlarında görülen müşteri talebi olan onarım işlemlerinin yapıldığı, ürün kaynaklı ve/veya yetkili servis bakım onarım yöntemi kaynaklı bir etken bir ayıp olmadığı iddiasında bulunduğunu, taraflar arasındaki ana uyuşmazlık konusunun direksiyon sisteminin ayıplı olup olmadığı konusunda yoğunlaştığı görüldüğünü, günümüzde taşıtlarda kullanılan direksiyon sisteminin çalışma mantığı “Ackerman prensibi”ne dayandığını, Ackerman prensibi, direksiyon döndürüldüğünde hangi tekerleğin kaç derecelik bir açı yapması gerektiğinin hesaplanması ile sağlandığını, teorik olarak düzlemsel hareket yapan bir taşıtın dönüş...
olduğu, davalı tarafça ayıp ihbarlarının süresi içerisinde yapıldığı, faturanın iade edildiği, bu aşamadan sonra davacı tarafça herhangi bir iyileştirme çalışmasının yapılmadığı, sonrasında ise yangın olayının meydana geldiği anlaşılmış olup, davalının sistemi bu hali ile kullanmak istemediği hususunun fatura iadesi aşamasından itibaren davacı yana bildirildiği, davacı tarafça sistemin yeniden kullanılabilir hale getirilememiş olup, davalı tarafça sistemi bu hali ile kullanmasını kabul etmeye zorlanamayacağı davacı tarafça da yargılama aşamasında yeniden taraflara verilen süreye rağmen tamirat ve iyileştirme yapılması konusunda bir girişiminin bulunmaması karşısında sistemin iadesi ve ayıplı ifa nedeni ile sistemin iadesi yönünde davalı talebinin yerinde olduğu, sözleşmeden dönme koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla davacı tarafın iş bedelini talebine dair iş bu alacak davasının da sistemin iadesi koşulu ile ve yukarıda anılan nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir....
istenen bedelin iadesi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir....
istenen bedelin iadesi hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir....
Noterliğine müzekkere yazılarak 03.04.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeler celbedilmiş, mahallinde inşaat ve makine mühendisi refakatinde keşif yapılarak rapor alınmış, mahallinde keşif yapılarak makine mühendisi, mimar ve mobilya sektöründe uzman bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor aldırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : I. DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı, eserin kabule icbar edilemeyecek nitelikte ayıplı olması sebebiyle iadesi ve bedelin istirdadı talebine ilişkidir. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI 1.T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 02/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Bu durumda dava açılmadan Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ......
(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü satın aldığı araçta üretimden kaynaklı ayıp olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf iddiaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiş, delilleri toplanarak araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 23/son maddesine göre: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Gizli ayıp mevcut ise herhangi bir şarta ve sınırlamaya tabi olmaksızın alıcı seçimlik hakkını kullanabilecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, taraflar arasında satıma konu .... Plakalı ... model ......
gereği olduğunu, davacı şirket elemanlarının bahsi geçen sözleşmeye konu malları 01.08.2022 tarihinde müvekkili şirket ofisine getirerek kurulumunu yapma aşamasında ofiste bulunan mobilya ve diğer eşyalara zarar verdiğini, ayıplı mal/hizmet teslimi yaptığını, bu hususun hemen akabinde mail yoluyla davacı yana bildirim yapıldığını ve zararın giderilmesini aksi halde zararın müvekkili şirket tarafından karşılanarak sözleşmedeki satım bedelinden mahsup edileceğinin ve ödemenin bu şekilde yapılacağının bildirildiği halde, olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş alınamadığını, müvekkili şirket tarafından yazılı olarak bildirilen ayıplı mal/hizmet satışına davacı tarafın herhangi bir dönüş yapılmadığını, akabinde davacı tarafından ... 27....
Bu durumda dava dosyasındaki mevcut delillere göre karar verilmesi gerekir.Yargıtay kararında belirtilen, davalıya iade edilmesi gereken ayıplı malların bedelinin satış bedelinden düşülmesi veya ayıplı malın iadesi, diğer taraftan davalının ayıplı mal satımı nedeniyle davacının işverene karşı ödemek zorunda kaldığı veya hakedişinden kesildiğini iddia ettiği tutarın ayıplı mallardan kaynaklı olup olmadığı" hususlarının tespiti hakimin hukuk bilgisiyle açıklığa kavuşturulması mümkün olmayıp teknik bilgiyi gerektirdiğinden, ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek niteliktedir....
İle iletişime geçtiğini ve 6502 Sayılı Kanun md. 1 l/ç gereğince telefonun ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep ettiğini, ancak davalıların ayıplı maldan doğan sorumluluğunu yerine getirmediğini, telefonun farklı markaya ait IMEI numarasına kayıtlı olması, henüz yeni alınmış telefonun ekranında sararma yaşanması, telefonun kullanıma kapatılması açıkça telefonun sahte ve ayıplı ürün olduğunu gösterdiğini, üstelik bu ayıbın malın tamamını kapsamakta olduğunu, onarım ile ayıbın giderilemeyeceğini, müvekkilinin, davalılardan satın aldığı telefonu kullanamamakta, hatta telefon hakkında servis hizmeti dahi alamadığını, müvekkilinin, dava konusu telefonu ayıplı olması sebebiyle kullanamamakta ve işbu maldan yarar sağlayamadığını, müvekkilinin işlerini yürütmek, ürünlerini fotoğraflamak, müşterileri ile iletişim kurmak amacı ile aldığı telefonun ayıplı olması sebebiyle beklenen yararı alamadığını ve mağdur olduğunu, müvekkilinin yurtdışına mobilya ve hediyelik eşya ihracatı yapan...


