Ancak Dairemiz eserin ayıplı olarak imal edilmiş olması halinde hangi seçimlik hakkın uygun olduğunu belirlemek mahkemeye ait olduğundan eserin reddini gerektirir nitelikte ayıplı olmaması halinde seçimlik hakkın dönme olarak kullanılmasına rağmen bedelde indirim seçimlik hakkının uygulanması gerektiğini kabul etmektedir (Yargıtay 15. H.D.'nin 18.02.2015 gün 2014/5389 Esas, 2015/801 Karar sayılı ilâmı)." şeklinde kabul edildiği görülmüştür....
Ancak Dairemiz eserin ayıplı olarak imal edilmiş olması halinde hangi seçimlik hakkın uygun olduğunu belirlemek mahkemeye ait olduğundan eserin reddini gerektirir nitelikte ayıplı olmaması halinde seçimlik hakkın dönme olarak kullanılmasına rağmen bedelde indirim seçimlik hakkının uygulanması gerektiğini kabul etmektedir (Yargıtay 15. H.D.'nin 18.02.2015 gün 2014/5389 Esas, 2015/801 Karar sayılı ilâmı)." şeklinde kabul edildiği görülmüştür....
davacının bedelde indirim talebinin kabul edilmesi gerektiği …” tespitine varılmış olduğu; 01/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda teknik sonuç olarak “…Davacının sunduğu ... programının ayıplı olduğunu söylemek için gerekli bir kanıta dosya kapsamında rastlanmadığı, ayıp ihbarının programın kurulumundan yaklaşık 5 yıl sonra yapıldığı ve bunun süresinde yapılan bir ihbar olup olmadığının tespitinin tamamen Sayın Mahkeme' ye ait olduğu, teknik tespit ışığında davalının ayıptan kaynaklanan bir sorumluluğundan söz edilemeyeceği…” tespitine varılmış olduğu görülmüştür....
Asıl Dava Eser Sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden eksik ve kusurlu ifa edilmesinden ötürü oluşan zararların tazmini amacı ile ; eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi halinde oluşacak masraf talebi ve gecikme cezası için açılan kısmi alacak davasıdır....
Bu noktada, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince, davacının ayıplı olduğu tespit edilen bu ürünleri iade alarak ayıpsız misli ile değiştirmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf ürünlerin ayıplı olduğuna dair bir belgenin kendileriyle paylaşılmadığı gibi ayıplı olduğu belirtilen ürünlerden de hiçbirinin kendilerine gönderilmediğini beyan etmiştir. Dava konusu sayaçların ayıplı olup olmadığı hususunda mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti raporlarının teknik değerlendirmeleri incelendiğinde, Elektrik/ Elektronik Mühendisi Taner Tekin, Teknik Bilirkişi ... , Makine Mühendisi Prof....
Bu haliyle satıma konu mal vaat edilen ve ondan beklenilen özellikte olmadığından dolayı ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır. Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK'nun 227. maddesinde kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- YAVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9....
Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." 478. Maddesi " Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." 112....
Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.'' hükmü yer alsa da ......
Davalı ürününün şirketimizde genel olarak kullanılmadığının veri kayıtlarından anlaşılmakta olduğunu, Yeter derecede ve olması gerektiği şekilde hizmet verilememesi nedeniyle, karşı yanla yapılan şifahi görüşmeler nedeniyle bakiye bedelin ödenmediğini, Ne var ki, ayıplı hizmet yapan davalının bakiye alacağı olan 15.782-TL’için ....İcra Müdürlüğü’nün 2014/... E.sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini, Hakkında herhangi bir icra takibi olmasının ticari itibarını son derece olumsuz etkileyecek olan müvekkilinin, mecburen bu parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, Müvekkil tarafından ödenen bu bedelde esasen davalının hakkı olmadığını, taraflar arasındaki yazılım işinin, eser sözleşmesi olduğunu....
, yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının aralarında 2019 yılında bir ticari faaliyet olmamasına rağmen kendilerine 29/05/2019 tarihli 4.130,00-Euroluk bir satış faturası gönderdiğini, bu faturanın itiraz edilerek iade edildiğini, ayrıca davacıya gönderilen 11/10/2019 tarihli ihtarname ile ayıplı cihazın bir hafta içerisinde yenisi ile değiştirilmesinin, kaksi takdirde bedelinin davalıya iade edilmesinin, ayrıca ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmin edilmesinin talep edildiğini, davacının zararının davacı alacağından fazla olduğunu savunmuş ve davacının ayıplı ürün bedeli kadar davalıya borçlu olduğu gözletilerek takas mahsup talepleri de nazara alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....


