teslim edildiğini, tamirat sonucunda aracın motor bloğunun yenilenmesi sebebiyle motor numarasının da değiştiğini ve tescil işlemi gördüğünü, 17.2.2014 tarihinde davalı ......’ne ihtarname göndererek aracın yenisi ile değiştirilmesini talep ettiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek öncelikle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde araç satış bedeli olan 85.422,10 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalıdan satın almış olduğu otomobilin ayıplı olduğu iddiası ile ayıpsız misli ile değişimi ya da sözleşmeden dönme ve araç için ödenen bedelin iadesi talebiyle bu davayı açmıştır. Taraflar arasındaki ilişki ve tarafların bu ilişkideki sıfatları gereği uyuşmazlığın 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun” kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz....
Noterliğinin 26/04/2018 gün ... sayılı ihtarnamesi ile davalıya ihtar edildiğini, aracın ayıpsız olan misli ile değişimi talep edildiğini, ancak bu talebe bir cevap alınamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu ayıplı 16 ... 89 plaka sayılı aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı, aynı talepli davasını Bursa 2....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle davalı ----- 07/05/2020 tarihinde satın alınan aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla misli ile değiştirilme talepli alacak davasıdır....
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, dava konusu aracın gizli ayıplı olup olmadığı, gizli ayıplı ise ihtarın süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıpsız misli ile değişimin mi yoksa bedel iadesinin mi uygun olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanmış, dava konusu araç üzerinde keşfen hasar bilirkişine incelettirilmek suretiyle bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir....
Bu durumda; tarafları aynı olan her iki takibe dayanak ilamda, taraflara eş zamanlı edim yüklenmiş olup, ayıplı malın iadesi ile ayıpsız misli ile değiştirilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde belirtilen araç bedelinin tahsilinin hükme bağlandığı, borçlu şirket vekilinin de şikayetinde söz konusu aracın 2014 model olduğu ve şirket stoklarında bulunmadığından ayıplı aracın misli ile değiştirilmesinin mümkün olmadığını beyan ettiği dikkate alındığında ... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1789 Esas sayılı dosyası ile başlatılan Menkul Teslimine Dair Örnek 2 ilamlı takip mükerrerdir. O halde; mahkemece, taleple bağlı kalınarak istemin kabulü ile mükerrer takip nedeni ile ... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1789 Esas sayılı takip dosyasından gönderilen icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Taraflar arasındaki ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi veya bedelin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
A.Ş.’den satın almış olduğu 2006 model ... aracı bir süre kullandıktan sonra, kaporta koruma işleminin yapılması için 25.6.2006 tarihinde yetkili servise götürdüğünü, burada yapılan işlemlerde aracın sağ ön kapı çıtası üzerinde 20cm kadar boya akıntısı olduğunun tespit edildiğini, üretim hatasından kaynaklanan söz konusu ayıp nedeniyle aracın değiştirilmesini talep etmişse de davalılar tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise araç bedelinin en yüksek yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, yetkili servis tarafından aracın orijinal bir şekilde boyanması halinde sorunun giderileceğini, boya akıntısının aracın kullanımına engel teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir....
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi veya bedeli ile beraber onarım ve diğer masrafların iadesine ilişkindir. Dava ilk olarak-----sayılı Esasında görülmekte iken mahkemece yapılan yargılama sonunda ---- tarihli karar ile verilen Görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ------ Esasına kaydedilmiştir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır....
Dava açıldıktan sonra, geçirilen kaza sonucu araç pert total olmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davacı yana yeni talebi için kesin süre verilmiş olup, süresinden sonra verilen beyan dilekçesi ve vekilin duruşmadaki beyanlarına göre; mümkünse misli ile değişim bu mümkün olmadığı takdirde de sigortadan 50.000 TL alındığından araç bedeli ile sigortadan ödenen bedel arasındaki farkı talep ettiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza yapan aracın dava devam ederken pert total olduğu, sigortadan davacıya 50.000 TL ödendiği, aracın sigorta şirketine verildiği ihtilafsızdır. Bu nedenle artık misli ile değişim talebi mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın pert bedeli ile pert öncesi değeri aynı olduğundan ve aracın tam değerinin davacıya ödendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir....


