İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; ayıplı araç satışı nedeniyle ayıbın ortadan kaldırılması, aksi halde aracın ücretsiz olarak değişimi istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır....
İhtilaf konusu hususlarda aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık mı , yoksa gizli mi ayıp olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının Semenden tenzim talebi de dikkate alınarak davada alaecaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında tespit yapmak amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu 25/05/2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; davanın satım konusu aracın ayıplı olması nedeniyle açılan alacak davası niteliğinde olduğu, dava değerinin 42.500,00-TL olduğu, dava konusu araçtaki arızaların, ilk bakışta fark edilemeyecek nitelikte olduğu, bu haliyle "gizli ayıp" niteliğinde olduğunun mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu aracın ayıplı olduğunun, davacı tarafça 07/06/2018 tarihli tutanak başlıklı belge ile öğrenilmesine ve ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş....
Davacı dava dilekçesinde, satılan araçta mevcut gizli ayıptan ötürü aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, araç satış sözleşmesinden dönülmek sureti ile araç satım bedeli olan 234.684,86.-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.000,00.-TL'sinin temerrüt/dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava konusu ayıplı araç için yapılan tüm masraf bedelleri olan şimdilik 1.000,00....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; ayıplı araç satışı iddiasına dayalı olarak açılan, aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde güncel bedel iadesi ve ayıp nedeniyle oluşan zararın tazmini işlemine ilişkindir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 27/03/2019 tarihli satış faturasına konu ... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın üretimden mi, kullanımdan mı kaynaklı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebinin yerinde olup olmadığı, ayıp nedeniyle yapıldığı iddia olunan masrafların davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir....
Maddesi gereğince aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istendiği davalı tarafa bildirildiği, ancak defalarca yapılan uyarı ve talebe rağmen davalı tarafça çeşitli bahaneler ileri sürülerek, araçta üretim hatası bulunmadığı gerekçesi ile talebin yerine getirilemeyeceğinin bildirildiği, aracın defalarca servise götürülmesine rağmen yapılan tüm müdahaleler ile arızanın giderilememiş olması nedeni ile arızanın giderileceği konusunda beklenti kalmadığından aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi ile iş bu davanın açıldığı beyan edilmiştir....
Dava, satıma konu aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ......
nden satın alınan aracın ayıplı olduğundan bahisle yenisi ile değişimi ve davalı tarafta tamirde geçen süreler için aracın kullanılamaması nedeniyle maddi zararın hesaplanması istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalılardan satın aldığı ...... marka ticari minibüsün fren sisteminin hatalı dolayısıyla malın ayıplı olup olmadığı bu nedenlerle aracın yeni bir araç ile değişiminin gerekip gerekmediği, tamirde geçen sürelerde minibüsün kullanılamaması sebebiyle oluşan bir zarar bulunup bulunmadığı, varsa bu zararın ticari avans faiziyle birlikte ödenmesi gerekip gerekmediği, sözleşmenin feshi ile satış bedelinin ticari avans faiziyle birlikte iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır....
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/12/2022 tarih ve 2022/161 Esas - 2022/1200 Karar sayılı kararında; "Dava; ayıplı araç satışı iddiasına dayalı olarak açılan, aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde güncel bedel iadesi ve ayıp nedeniyle oluşan zararın tazmini işlemine ilişkindir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; 27/03/2019 tarihli satış faturasına konu ... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın üretimden mi, kullanımdan mı kaynaklı olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebinin yerinde olup olmadığı, ayıp nedeniyle yapıldığı iddia olunan masrafların davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nin 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir....
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın; davacı aracının ayıplı olup olmadığı, ayıbın bulunması halinde bu ayıbın açık mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, bu ayıptan kaynaklı olarak istem konusu edilen ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde olup olmadığı, yine ayıbın bulunması halinde davacının bu ayıptan kaynaklı ödenmiş zararının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının tespiti ile ayıpsız benzeri ile değişim talebinin uygun görülmeme sonucuna bağlı olarak davacı tarafça ayıbın varlığının saptanmasına yönelik sözleşmeyi fesih beyanının kabul edilebilir olup olmadığı ve bu kapsamda araç satış bedelinin davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığının ve istem konusu edilen hususlardan davalının sorumlu olup olmadığının tespit ve değerlendirmesine esas açılan 6098 Sayılı yasanın 219 ve devamı hükümleri çerçevesinde öncelikli olarak ayıpsız nispi ile değişim olmadığı takdirde satış bedeli talebi ile birlikte ayıplı araç için ödenen 1.000,00 TL'nin...
Yargıtay Kararlarından da görüleceği üzere, araçtaki ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için dava konusu araçta ayıp olduğu kabul edilse dahi, davacı yanın ayıpsız misli ile değişim talebi; taraflar arasındaki menfaat dengesini açıkça sekteye uğrayacak, orantılılık ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil edecek ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek niteliktedir....


