Aracın ayıplı olup olmadığı ayıplı ise ayıbın gizli mi yoksa açık ayıp mı olduğunu tespiti için dosya bilirkişiye verilmiş alınan raporda araçta bahsi geçen arızanın halen devam ettiği, onarımının yapılamadığı, bu arızanın kullanımdan kaynaklanamayacağı, bu haliyle araçtan beklenen faydanın elde edilemeyeceği, tamirinin ise yaklaşık 250.000 TL tutacağı bildirilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Eldeki dava ayıp nedeniyle malın misliyle değişimi talebidir. Davacı vekili müvekkilinin aldığı aracın ayıplı olduğunu öne sürmüş davalı ise aracın ayıplı olmadığını ayrıca ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini öne sürmüştür. Taraflar arasında çözülmesi gereken ilk sorun aracın ayıplı olup olmadığı ayıplı ise niteliği; ikinci sorun ise ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediğidir. TTK m.23/3'e göre ticari bir satıma konu bir malda ayıp var ise açık ayıplar için 2 hemen belirli olmayan ayıplar için 8 günlük inceleme ve ihbar külfeti öngörülmüştür....
Bu durumda Mahkemece davacının davasını neye hasrettiği açıklattırılıp, seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı sorulmalı, değişim mi yoksa sözleşmeden dönmek mi istediği açıklattırılmalıdır. Değişim istediği taktirde aracın artık ... AŞ’ye devredildiği gözetilerek ve özellikle davacının daha üst model bir araca fark ödemeden sahip olma isteği nazara alınarak ve somut olayın özelliği itibariyle artık aynı model aracın üretilmediği de gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir. Tüketici bunun yerine sözleşmeden dönme ile bedel iadesi isteminde bulunduğunu açıklaması halinde bu taktirde de Davacı tarafından vekalet verilen ... Limited Şirketi’nin bu devir nedeniyle davacıya bir bedel ödeyip ödemediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkeme kararı eksik araştırmaya dayandığından bu sebeplerle bozulması gerektiği kanısında olduğumdan sayın çoğunluğun davanın reddi gerektiği yönündeki bozma kararına katılamıyorum....
nin 2018/2695 Esas 2019/1593 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, bu kez davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Davacı, eldeki dava ile satın aldığı aracın ayıplı olması nedeni ile misliyle değişim ya da bedel iadesi ile birlikte maddi ve manevi tazminat talep etmiştir....
Bilirkişilerin hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; aracın motorundan ses geldiği şeklinde belirtilen ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, söz konusu arızanın yetkili servis tarafından basit bir onarım ile giderildiği, bu hususun kullanım hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığı, araçta herhangi bir değer kaybının olmadığı, ayrıca söz konusu arızanın aracın misliyle değiştirilmesi yada bedelinin iadesini gerektirir nitelikte olmadığı, arızanın garanti süresi içerisinde yetkili servis tarafından giderilmesi durumunda araçta bir değer kaybının olmayacağı belirtilmiş olup, somut olayda ticari satım nedeniyle davacının dava konusu araçtaki üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle bedelin iadesi ile masrafların ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ilişkin yasal koşulların mevcut olmadığının kabulü ile davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan...
Noterliğinden 28/08/2012 tarihinde ihtar gönderildiğini, serviste defalarca tekrarlanan bu arızaya bir çözüm bulunamadığını, arızanın imalat hatasından kaynaklandığını ileri sürerek davaya konu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, olmadığı takdirde aracın bedelinin faiziyle birlikte davacıya iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, aracın trafiğe çıkış tarihinin 15/12/2010 olduğunu, davacının talep ve dava hakkının zaman aşımına uğradığını, araçta gizli ayıp bulunmadığını, davacının aracı kullanmaya devam ettiğini, aracın trafığe çıkış tarihinden itibaren yaklaşık 70.000 km yol katettiğini, imalattan kaynaklı bir kusur bulunmadığını, araç değişim talebinin MK 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının halen aracı kullanmaya devam ettiğini, davacının bedel iadesi talebinin kabulü halinde kullanım bedelinin hakkaniyet gereği mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Maddesi gereğince malın ayıplı çıkması halinde tüketici bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, ayıp oranında bedel indirimi veya ücretsiz onarım isteme hakkına sahiptir.Davacı, bilgisayarın hoporlörünün üstünde sağ taraftaki güç tasarruf düğmesine basıldığında media playerda müzik çalma durumunda ve eserin ilerlemesini gösteren çubuk ilerledikçe hoparlörden çıtırtı ve parazit sesi geldiğini, güç tasarruf düğmesine basılmadığında böyle bir sesin çıkmadığını belirterek eldeki davayı açmıştır....
Dava konusu araçta üretim hatası bulunduğu ve araçtaki gizli ayıp nedeniyle 2.000.00 TL değer kaybı olduğu dosya içeriğiyle sabit olduğu gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki mahkemece, araçta gizli ayıp nedeni tespit edilen değer kaybından, davaya konu aracın davacı elinde iken kaza yapması nedeniyle oluşan değer kaybının mahsubu cihetine gidilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının kusuru nedeniyle oluşan değer kaybının mahsubu araç bedelinin iadesi veya aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi halinde yapılır. Mahkemece doğrudan davalılardan sadır olan değer kaybının tahsiline karar verilmesi gerekirken davacının kusuru ile oluşun değer kaybının mahsubunun yapılarak davanın reddine karar karar verilmesi doğru olmayıp, anılan hususlar dikkate alınmadan yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması BOZMAYI gerektirmiştir....
Bilirkişi heyeti raporunda tüketicinin araçtan beklenen faydayı sağlamadığını açıklamışlarsa da, 14.11.2005 tarihli raporda imzası bulunan bilirkişi... arızaların ayıp niteliğinde olmadığı, kaldı ki oluşan bu arızaların araçtan sürekli faydalanamamayı arzeder nitelikte olmadığını, vurgulamıştır. 4077 sayılı yasanın 4. maddesi gereğince ayıplı bir malın teslimi halinde tüketici bedel iadesi de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkına sahiptir. Aynı yasanın 13. maddesi tüketici onarım hakkını kullanmışsa ... süresi içinde sık sık arızalanma nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arzetmesi halinde 4. maddede yer alan diğer seçimlik hakların kullanılabileceği düzenlemesini getirmiştir. ......
Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ne var ki tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır. 6502 sayılı yasa 11/3. maddesinde “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.” düzenlemesi mevcuttur....
Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Elbette tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyi niyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır. Hükme esas alınan bilirkişi incelemesinde, aracın yeniden boyanması gerektiği, bu durumun değer kaybına yola açacağı ve kusurun imalat hatasından kaynaklandığı bildirilmiştir. Hal böyle olunca davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanması yasal hakkı olup iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmemektedir. Araçtan beklenen faydanın azaldığı sabit olduğuna göre davacı değer düşüklüğü ile yetinmek mecburiyetinde de değildir....


