WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde değer kaybı tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, sözleşmeden dönme ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu ayıplar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu, kullanılmayan süre için maddi tazminat istenebileceği belirtilerek misliyle değişim ve bedel iadesi talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, kullanılmadığı süre için de maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyetince hazırlanan raporda; kaporta aksamındaki ayıpların araç satın alınırken bilindiği, daha sonra aldırılan tespit raporlarında kaportaya dair ilave ayıp tespit edilemediği, aracın hava yastıklarındaki hasarın ve emniyet kemerlerine direnç atılma olayının 01.03.2016 tarihinde yaşanan kazada meydana gelmesi ve bu ayıbın olağan bir gözden geçirme ile fark edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle bu hususun gizli ayıp niteliğinde olduğu, araçtaki değer kaybının ise 14.150,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, misli ile değişim yönünde kullanılan seçimlik hakkın somut olayda mümkün olmadığı, ayrıca her ne kadar yapılan masraflar talep edilmiş ise de dosya arasında yapılan masrafa dair herhangi bir belge bulunmadığı, bu talep yönünden de davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV....

GEREKÇE: Dava; gizli ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi, araç bedelinin iadesi,olmadığı taktirde satış bedelinden ayıp indirimi yapılması, değer kaybının tahsili iken, ıslahla satın alınan aracın ayıplı olması nedeni ile misli ile değiştirilmesi talebine ilişkindir....

Araçta devam eden bir arıza bulunmadığından ve giderilmiş olduğundan misli ile değişim veya bedel iadesi yapılması mümkün değildir. Ancak araçtaki arızlara bağlı olarak 31/12/2016 tarihli, 07/01/2012 tarihli, 11/01/2017 tarihli, 17/01/2017 tarihli, 03/02/2017 tarihli onarım işlemleri ile ilgili davacıdan onarım ücreti olarak toplamda 7.805,54 TL tahsil edilmiştir. Araçtaki arızanın araçta herhangi bir değer kaybına neden olunmaksızın giderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. 18/10/2021 tarihli raporda dava konusu araçtaki şikayete konu beyin arızaları kullanıcı kaynaklı olmadığı aracın imalatından kaynaklı ayıpla ilgili de olmadığı otobüsün yapmış olduğu km yani metal yorgunluğuna bağlı arızalar olduğu tespit edilip araçta ayıp bulunmaması nedeniyle misli değişim ya da bedel iadesini mümkün olmayacağı ancak 7.805,54 TL onarım bedenilinin istenebileceği rapor edilmiştir....

KARAR Davacı, davalı ..... den, 04.05.2010 tarihinde 2010 model ... aracı 30.124,00 TL bedelle satın aldığını, aracı satmak istediğinde bilgisayarlı test merkezinde yapılan test sonuçlarına göre aracın sağ ön ve arka kapı ile sağ arka çamurluğun tamamen boyanmış olduğunu öğrendiğini, davalıya müracaatı sonrasında ise araçtaki boya kalınlığının limitler dahilinde olduğu cevabını aldığını, oysaki aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek satın alınan aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini mümkün değilse ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar, ihbar sürelerine uyulmadığı ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, ayıplı araç nedeniyle ayıpsız misliyle değişim olmadığı takdirde bedel tenzili istemine ilişkindir....

Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu aracın satışının davalının Ankara'daki bayiisi aracılığıyla gerçekleştirilmesi nedeniyle yetki itirazının reddedildiği, bilirkişinin aracın sol ön çamurluk, sol ön kapı ve komple sol panelinin kaporta boyası üzerinde ikinci bir kat boyamanın mevcut olduğu,üretim sırasında araçta mevcut olan gizli ayıp olduğu, satıcı/üretici tarafından alıcıdan gizlendiği, aracın komple sol yan kesimindeki boya kalınlığının ikinci el satış aşamasında aracın değerini düşürücü nitelikte rol oynadığı, bahse konu boya hatasından dolayı araç malikinin kusur veya ihmalinin bulunmadığı yönündeki raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, araçta gizli ayıp olması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde olmadığına ilişkin itirazın yerinde görülmediği, bu durumda davacının bedel iadesi talebinde haklı olduğu, ancak faiz talebinde bulunamayacağı, aracın kullanım bedelinin de istenemeyeceği, bunun yanında alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,araç davalıya...

Davacı taraf, talebini terditli olarak öncelikle misli ile değişim, mümkün olmadığı takdirde bedel iadesi şeklinde ileri sürmüştür. TBK 227//4 uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı bulunmaktadır. Ancak somut olayda, davacı talebini aracın ithalatçısı veya üreticisine yönlendirmediğinden misli ile değişim talebini yerine getirme mümkün olmayacaktır. Bu sebeple sözleşmeden dönerek bedel iadesi talebi değerlendirme konusu yapmıştır. Somut olayda, dava konusu aracı ikinci el olarak alan davacının gizli ayıp iddiasına ilişkin olarak teknik bilirkişiler eliyle incelemeler yapılmış ve hazırlanan bilirkişi raporları dosya arasına alınmıştır. Buna göre; davaya konu ........ marka,........

A.ş. den 2012 model bir araç satın aldığını, aracı kullanmaya başladıktan bir süre sonra direksiyon airbag kapağında çatlama meydana geldiğini, servise başvurusu üzerine sürücü airbag ünitesinin değiştirilmesine rağmen sorunun tekrarladığını ve yeniden değişim sağlandığını, ikinci değişim işleminden sonra aynı sorunun yaşanması üzerine aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ya da bedel iadesi yapılması için başvurduğunu fakat herhangi olumlu bir yanıt alamadığını ileri sürerek ayıplı araç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davalı ... Finansman A.ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ... davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan bedel iadesi istemine ilişkindir. Davacı, satın almış olduğu aracın ayıplı olması nedeniyle, davalı ......

tespitte bulunmadığını, bu sebeple iş bu raporun hükme esas teşkil etmesinin hukuka aykırılık oluşturduğunu, objektiflikten, denetimden, teknik incelemeden ve esastan uzak oluşturulan bu rapora riayet edilse dahi tespit edilen 4.000,00 TL'lik değer kaybının alıcıya misliyle değişim imkanı tanımayacağını, bedel indirim hakkının kullanılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir....

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davaya konu-----plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise gizli ayıp olup olmadığı, aracın kullanılmasına engel teşkil edecek boyutta olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde/usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, bunun sonucunda davacının ürünü ayıpsız misli ile değiştirilebilmesi veya ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasının mümkün olup olmadığına dair davadır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, 08.11.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında, davanın mahiyeti, miktarı, HMK 202 ve devamı maddeleri kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde tanık dinlenmesine yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur....

UYAP Entegrasyonu