Türk Ceza Kanununun 181. maddesinin birinci fıkrasında suç olarak düzenlenen atık veya artıklarla çevrenin kasten kirletilmesi fiili, kanunlarda belirtilen teknik usullere aykırı olarak, çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların alıcı ortamlar olan toprak, su ve havaya kasten verilmesidir. Buna göre suç, atık veya artıkların teknik usullere aykırı olarak bir defa alıcı ortama verilmesiyle oluşacaktır....
olan benzin ve LPG istasyonları, araba yıkama yağlama işyerleri için 45 gün 375 m3 üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinden idarece aylık 250 m3 üzerinden hesaplama yapıldığı, aksi yöndeki rapora itibar edilemeyeceği, abonelik saatinden geçen m3 üzerinden hesaplama yapılmasının da hatalı olduğu, zira kaçak su tutanaklarının, işyerinde bulunan su tankına tankerlerle getirilen suyun doldurularak oto yıkama işinde kullanılması sebebine dayandığı, tankerlerle getirilen ve su saatinden geçmeyen suların da atık su olarak Aski kanalizasyon şebekesine verildiği, bu itibarla işyerinde oto yıkama işinde tümüyle Aksiye kayıtlı olan su saatinden geçen suyu kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine Tarifeler Yönetmeliğinin 55. maddesi gereğince 3 kat cezalı su bedeli hesaplanacağı belirtilmiş olmasına bilirkişi tarafından 2 kat cezalı su bedeli hesaplanmasının da hatalı olduğu” belirtilerek, itiraz edilmiştir....
Açıklanan mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, kuyudan temin edilen kuyu suyunun yeşil alanlarda sulama suyu olarak kullanılması durumunda su ve atık su bedelinin ödenmeyeceği, ancak bu kuyu suyunun yeşil alan dışında kullanılıp (evde, işyerinde, wc, lavabo vs.) çıkan atık (kirli) suyun kanalizasyon tesisine deşarj edilmesi hâlinde Tarife hükümlerine göre atık su bedelinin ödeneceği açıktır....
Türk Ceza Kanununun 181. maddesinin birinci fıkrasında suç olarak düzenlenen atık veya artıklarla çevrenin kasten kirletilmesi fiili, kanunlarda belirtilen teknik usullere aykırı olarak, çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların alıcı ortamlar olan toprak, su ve havaya kasten verilmesidir. Buna göre suç, atık veya artıkların teknik usullere aykırı olarak bir defa alıcı ortama verilmesiyle oluşacaktır....
KARAR Davacı, davalının muhtelif abonelikleri nedeniyle tahakkuk ettirilen faturaları ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 86.873.613.000-TL asıl alacak ve su bedeli, 740.508.252.000-TL gecikme cezası, 126.474.811.620-TL gecikme cezası KDV’si olmak üzere toplam 953.356.676.620-TL’nin, asıl alacağa uygulanacak gecikme cezası ve KDV’si ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, atık su bedelinin çevre temizlik vergisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu vergiden muaf olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir....
Belediye Gelirleri Kanununa, 24.7.1993 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 3914 sayılı Kanunla eklenen ve "Çevre Temizlik Vergisi" başlığını taşıyan mükerrer 44 üncü maddesinde; "Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atık toplama ile kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabi olağı, Çevre temizlik vergisinin, katı atıklar için tarifeye göre aylık olarak hesaplanacağı, Belediyelerin, atık su ile ilgili olarak katı atıklarla ilgili tarifede yer alan bina gruplarını topluca veya ayrı ayrı dikkate almak suretiyle su tüketim bedelini aşmamak üzere meclislerince belirlenecek miktarda çevre temizlik vergisi alacakları atık su ile ilgili çevre temizlik vergisi, su tüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk etmiş sayılacağı ve su bedel ile birlikte tahsil edileceği su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerde ise, atık su bedellerinin tahsiline ilişkin...
Diğer taraftan dava konusu Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin "Toplam sistem maliyeti" başlıklı 13.maddesinin 2.fıkrasında ücretin, 2560 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelleri toplam sistem maliyetinden çıkartılarak belirleneceği düzenlenmiştir. Bu durumda, atıksu bedelinin belirlenmesine ilişkin olan iptali istenilen düzenlemede, atıksu hizmet ücreti belirlenirken dikkate alınmayan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelinin belirlenmesine ilişkin 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 23. maddesine aykırılık bulunmamaktadır....
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, zarar gördüğü iddia edilen halılar yönünden konusunda uzman bilirkişiden meydana gelen dahili su hasarı nedeni ile gerçek zararın belirlenmesi, birim fiyatlarının ve emtianın sovtaj değerinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünde bilirkişi raporu alınarak davalının sorumluluğuna karar vermekten ibarettir. 3-Zararın, davalının sorumluluğunda bulunan atık su kanalının yetersizliği sebebiyle, aşırı yağış sonrası taşması sonucu meydana geldiği, ayrıca binanın atık su bağlantısının yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde atık su kanalına bağlı olduğu bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki yazılarla sabit olup, binanın geri tepmeyi engelleyici sisteminin bulunup bulunmadığı hükme esas alınan rapordan anlaşılamamaktadır....
Bozmaya uyan Mahkemece verilen 17.01.2022 tarihli ve 2019/320 E., 2022/6 K. sayılı kararla; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalı tarafça icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 24.092,27 TL su bedeli, 6.030,84 TL atık su bedeli, 2.409,85 TL su ve atık su KDV'si 15.061,55 TL ceza tahakkuk bedeli ve 16,53 TL su kapatma açma ücreti ve buna ilişkin KDV bedeli olmak üzere 47.593,54 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2....
Konut Sigorta Poliçesi ile davacı şirkete sigortalı olduğunu, sigortalının kiracı olarak bulunduğu dairede, 22.03.2010 tarihinde atık su tesisatının tıkanması sonucu hasar meydana geldiğini, binanın atık su tesisatının tıkandığını ve bunun sonucunda binanın en alt katında bulunan dairenin pis su giderlerinden geri tepen suların sigortalının dairesi içinde yayıldığını ve hasar meydana geldiğini, sigortalıya ait emtiaların hasara uğraması nedeniyle, zarar bedeli olan 6.676,00 TL'nin 22.04.2010 tarihinde sigortalıya ödendiğini ödenen bu tazminat ile ilgili olmak üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü'ne yazı gönderilerek bu yazıda meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davacı şirkete ödenmesinin talep edildiğini davalının bu yazıya herhangi bir cevap vermediğini beyanla, davacı müvekkili tarafından sigortalıya ödenen 6.676,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan rücuen...


