WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Davacı-davalı kadın tarafından açılan 500.00 Türk lirasına ilişkin bağımsız tedbir nafakası davasına ( TMK m. 197) karşı erkek tarafından boşanma davası ( TMK m. 166/1) açılmış, davacı davalı kadın tarafından boaşanma davasına verilen cevap dilekçesinde asıl davada yer alan 500.00 Türk lirası nafaka talebinin yoksulluk nafakası (TMK m. 175) olarak devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü ile bağımsız tedbir nafakası davası ile boşanma davasının feri niteliğindeki yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir....

Bu nedenle; davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 30.10.2013 gün ve 2013/10910-17835 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede; Dava ve birleştirilen dava tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Hazine hakkındaki asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne, bir kısım davalı hakkında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekilince temyiz edilmiştir. Davacıların dava konusu taşınmazı satın alma yoluyla iktisap ettikleri ancak O.....

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumlarına göre kadının asgari ücret seviyesindeki gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir (HGK m. 2009/3-165-186). O halde, davalı-karşı davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken bu isteğin reddi doğru görülmemiştir. c) Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- karşı davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır....

Davalı-davacı vekili; davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur, karşı dava olarak boşanmadan kaynaklı manevi tazminat alacağının davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde davacı-davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Eşler, 12.03.1987 tarihinde evlenmiş, 29.12.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 19.04.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa'nın 10, TMK 202.m)....

Aile Mahkemesi'nden verilen 24.02.2014 gün ve 1254/270 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Asıl davada davacı Dilek vekili, dava konusu 2323 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile 2352 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2/3 hissesi nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 50.000-TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davada davacı Dilek vekili, dava konusu taşınmazların davalı eş tarafından muvazaalı şekilde diğer davalıya devredildiğini açıklayarak muvazaalı satışın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL miktar üzerinden iptalini talep etmiştir. Davalılar vekili asıl davanın ve birleşen davanın reddini savunmuştur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davaların kısmen kabul, kısmen reddine, alacakların tespiti ile takas-mahsup edilmesine karar verilmiş olup, hükmün davacı- birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı/birleşen dosyada davalı ... vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde, davalı/birleşen dosyada davacı eş adına edinilen malvarlığının tasfiyesi ile, alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı/birleşen dosyada davacı ... vekili, ev eşyaları nedeni ile alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur....

a ait olduğunun tespitine, dava konusu 165 Ada 9 parsel sayılı taşınmazın malik hanesine şerh olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 26/11/2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda "A" harfi ile gösterilen bina ile "B" harfi ile gösterilen maviye boyalı binanın bir kısmının kadastro çalışmalarından sonra ve iş bu davadan yaklaşık 2 yıl önce yapıldığı, tanık beyanları ve davacıların müşterek kabullerine göre de "A" harfi ile gösterilen kırmızı boyalı bina ile "A" ve "B" harfi ile gösterilen iki bina arasındaki toplam 341,25 m2'lik beton sahanın 165 Ada 9 parsel maliklerinden davacı ... tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılar Ahmet ve ... fen bilirkişi raporunda "B" harfi ile gösterilen binaya ilişkin taleplerinin bu davacıların dava konusu parselde hisse sahibi olmadıkları gerekçesiyle hukuki menfaatleri olmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir....

Davalı-davacı ... vekili, asıl davanın yersiz açıldığını açıklayarak reddine karar verilmesini savunmuş, birleşen dava dosyasında 787 ada 2 parsel üzerindeki davalı ... payının 06.06.2002 tarihinde satın alındığını, 21.01.2004 tarihinde annesi ...’a devredildiğini taşınmaz üzerinde 1/2 oranında alacağı bulunduğunu açıklayarak 9000 TL katılma alacağı, 3000 TL değer artış payı alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle karşı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği ıslah dilekçesindeki alacak miktarını 17.400 TL'na çıkarmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ -KARAR- Asıl dava Hazine tarafından açılan tescil elatmanın önlenmesi, yıkım karşı dava TMK.'nun 713 3402 Sayılı Kanunun 17.maddesine dayanan tescil isteklerine ilişkin olup, mahkemece kişi lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemenin bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 8.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 21.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma, Nafaka, Ziynet Ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın boşanma ve nafaka ve ziynet alacağı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, katılma alacağı yönünden alacağın TMK 236/2 gereğince kaldırılmasına dair kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.12.2019 tarihli ve 2019/6005 Esas, 2019/11095 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti....

UYAP Entegrasyonu