"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, tapu iptal tescil, karşı dava TMK.' 725.maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkin olup, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin olarak verilen karar yalnız karşı davanın davacıları tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 14.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Ne var ki, anılan Dairece daha önce görevsizlik kararı verilmiş olduğundan Daireler arasında temyiz incelemesi yönünden ortaya çıkan uyuşmazlığın Hukuk Başkanlar Kurulunca giderilmesi için dosyanın Yüksek Birinci Başkanlığa sunulmasına, 6.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine, birleşen dava ise zina hukuki sebebine dayalı olup, ilk derece mahkemesince her iki davanın da kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davacı-davalı kadın tarafından birleşen davanın kabulü ve feriler, davalı-davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü ve feriler yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı davacı-davalı kadın tarafından birleşen davanın kabulü ve feriler, davalı-davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü ve feriler yönünden temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından nafaka ve tazminat miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kabul edilen asıl dava, reddedilen tazminat talepleri ile kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğe mahkemece kusur olarak yüklenilen "çocuklara uygunsuz yayın izletme" vakıasına davacı-karşı davalı kadının dava dilekçesinde dayanmadığı bu sebeple erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceği, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının...
Protokolde öngörülen sözleşme faizini rehin borçlusundan talep edebilecek olan davacı rehin alacaklısının, sigortalının haklarına halef olarak, sigorta tazminatını geçmemek üzere asıl alacak ile birlikte sözleşme faizini de davalı kasko sigorta şirketinden talep etmesi TMK 946/2 maddesi hükmüne uygundur. TMK 946/2 maddesi açık hükmüne aykırı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı...
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-davalı erkek tarafından 29.07.2015 tarihinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davası; davalı-davacı kadın tarafından 16.09.2015 tarihinde aynı hukuki sebebe (TMK m. 166/1) dayalı karşı boşanma davası açılmış, erkek tarafından daha sonra 22.01.2018 tarihinde zina hukuki sebebine(TMK m. 161) dayalı olarak birleşen boşanma davası açılmıştır. Mahkemece karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda, asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı davasının ise reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.07.2007 gününde verilen dilekçe ile TMK' nun 725. maddesine dayalı temliken tescil; birleşen davada ise davacı ... tarafından 28.07.2005 günlü dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 20.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi asıl dava davacısı birleşen dava davalısı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asıl dava davacısı asil ve vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....
dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, karşı davaya ... asılsız şikayetler sebebiyle zarara yönelik davanın genel mahkemelerin görevine girmesi sebebiyle görevsizlik kararı verilmek üzere bu davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına, tarafların hükmün B-5 ve C-1 maddeleriyle hükmün altına alınan katılma alacaklarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 236/1. maddesi gereğince takas edilmesi sonucunda 12.500TL katılma alacağının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine karar verilmiştir....
Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Somut olayda ise, taraflar, 06.06.2004 tarihinde evlenmiş; 23.12.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 05.12.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır....
Davacı vekili, asıl davada tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını ve müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye verildiğini, ancak çocuğun davacı baba ile yaşamak istediğini söylediğini, davalı anne ile iletişim kuramadığını ve mutsuz olduğunu ileri sürerek velayet hakkının anneden alınıp babaya verilmesine, çocuk için dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesine, birleşen davada ise müşterek çocuğun 16.06.2013 tarihinden davacı baba yanında yaşaması sebebiyle dava tarihinden itibaren davalıya ödenen iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


