Noterliği’nden 17.01.2012 tarihinde 1645 yevmiye no ile ipotek borçlusu ....’na muacceliyet ihtarnamesi düzenleyip gönderdiği, ihtarnamenin 20.01.2012 tarihinde davalı ....’na tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete davaya konu icra takibinden önce muacceliyet ihtarnamesi düzenlenip gönderilmediği, TMK. m. 887’ye göre ipotekli taşınmaz maliki borçtan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması bu istemin hem asıl borçluya hem de ipotek borçlusuna yapılmış olmasına bağlı olduğu, her iki tarafa muacceliyet ihtarnamesi gönderilmesinin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin şartı olduğu gerekçesiyle TMK. m. 887, İİK. m. 149, HMK. m.114/2 ve 115 uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı .... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, itirazın iptali davası olup, dava şartlarından birisi de icra takibinde borçlu olarak gözüken kişinin usulüne uygun olarak süresinde icra takibine itiraz etmesidir....
Süresi içinde davalı- karşı davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. K A R A R Dava, TMK 713/2’de belirtilen "ölüm" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; karşı dava ise el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal isteklerine ilişkindir. Davacı- karşı davalı, dava konusu 4235 ada 1, 2, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazların 1962 yılından beri eklemeli zilyetliğinde bulunduğunu ve taşınmaz malikinin de ölmüş olduğunu belirterek; TMK’nin 713/2. maddesi gereğince tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı- karşı davacılar vekili, dava konusu taşınmazlara davalının tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesine, kal ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine, karar verilmiş olup hükmün asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Asıl davada davacı ... vekili, dava konusu 81 parsel sayılı taşınmazdaki üç katlı evin vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak, söz konusu evin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, asıl davada davalılar ..., ..., ... davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı ... vekili, dava konusu 81 parsel sayılı taşınmazdaki üç katlı evin vekil edeninin murisi ... tarafından yapıldığını açıklayarak, söz konusu evin muris ...’ya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, davalı ... davanın reddini savunmuştur....
Davacının karar düzeltme talebi kabul edilerek yerel mahkeme kararı asıl dava yönünden de onanması görüşündeyiz. 22/06/2021...
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.( TMK. nun 329/1. maddesi ) Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. ( TMK. nun 330/1. maddesi ) ./.. -2- TMK.'nun 331. maddesine göre; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler....
yararına 200,00 TL tedbir ve 200,00 TL iştirak nafakasına, yine davacı-karşı davalı erkek lehine 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 28.03.2017 tarihli bu karar kadın tarafından; asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi yönünden istinaf edilmiştir....
-İmar Mahallesi, 12095 ada 2 parsel sayılı 3 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar-karşı davacılar vekili, taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine gerek olmadığını, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, dava konusu taşınmazda davalı-karşı davacı ...’nın oturduğundan bahisle asıl davanın reddini, karşı dava olarak davalı-karşı davacı ...’nın üzerinde oturduğu dava konusu taşınmazda TMK 652. maddesi gereğince davalı-karşı davacı ...’nın vefatına kadar ev içindeki eşyalarla birlikte oturma hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın Ankara 8. Aile Mahkemesinin 2014/802 D.İş 2015/27 D.İş sayılı Kararında aile konutu olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Asıl Dava: TMK 676. Maddeye Dayalı (Miras Taksim Sözleşmesi) Tapu İptal Ve Tescil, Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hükmün asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından asıl davanınn reddi, karşı dava ve birleşen davanın kabulü yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenen "cinsel birlikteliğe zorlama" vakıasına davalı-karşı davacı kadın tarafından usulüne uygun şekilde dayanılmadığının, usulüne uygun şekilde dayanılmayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı...
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m)....


