"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Asıl dava, tapu iptali ve tescil, karşı dava, muvazaa nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin iptali isteğine ilişkin olup temyizin içeriğine göre, kararın temyizen inceleme görevi Yargıtay 4.Hukuk Dairesinindir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 22.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Somut olaya gelince; davacı vekilleri, müvekkillerinin de paydaşı bulunduğu 60 parsel no’lu taşınmazda paydaş olan...'nın dava konusu 7/59 payını 11.06.2010 tarihinde 20.000 TL bedelle davalıya sattığını ancak diğer paydaşların önalım hakkının kullanılmasını engellemek için tapuda satış bedelinin 100.000 TL olarak gösterildiğini iddia etmiştir. Davacılar satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille ispatlanması mümkündür. Davalıya pay satan ... tanık olarak dinlenmiş ve dava konusu payı 60.000,00 TL bedelle sattığını belirtmiştir. Keşifte belirlenen değer de tapuda gösterilen satış bedelinin altındadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan anneleri ...'in dava konusu 1120 ve 1169 parsel sayılı taşınmazlarını 22.03.1988 tarihinde davalı oğlu ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, satışın diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek satış sözleşmesinin iptali ile miras payı oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, satış sözleşmesinin muvazaalı olmadığını, satış bedelinin mirasbırakana ödendiğini, taşınmazları alacak maddi durumunun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava ise murisin muvazaa yaptığı iddiasına dayalı satış vaadi sözleşmesinin iptali olup, hüküm, birleşen dosya davacıları tarafından temyiz edilmiştir. Bu itibarla kararın temyizen incelenmesi görevi 1.3.2012 tarihinden itibaren Yargıtay 4.Hukuk Dairesine verilmiştir. SONUÇ:Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,01.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Muvazaa iddiasında bulunan muvazaalı olduğunu ileri sürdüğü sözleşmenin tarafı ise, iddia senede karşı bir iddia sayılacağından bunu ancak aynı nitelikte belge ile kanıtlayabileceği HUMK’nun 288 ve 290. maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Muvazaa iddiasında bulunan muvazaalı olduğunu ileri sürdüğü sözleşmenin tarafı değil ise, muvazaayı her türlü delil ile kanıtlayabilir. Somut olayda davacı, davalının murisleri ile Serik Noterliği’nde 18.07.1994 tarihinde re’sen düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır. Tapu kaydından, ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının satış vaadi sözleşmesinin borçlusu ve davalıların murisi ... Kozan’ın adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Keşif sırasında dinlenen davalı ...’nin eşi olan davacı tanığı, taşınmazın davacı tarafından muris ...’den satın alındığını beyan etmiştir. Davada muvazaa iddiasında bulunan davalı ..., satış vaadi sözleşmesinde satışı vaat eden ... Kozan’ın mirasçısı, başka bir deyişle bu kişinin halefidir....
Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delil ile kanıtlayabilir. Olayımızda; önalım hakkına konu 1067 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payı 400.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, bu hususun keşif dahil her türlü delille kanıtlanacağını iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Davacı satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak bu konuda dinlenen davacı tanıkları payın davalıya hangi bedel karşılığı satıldığı konusunda açık, kesin ve görgüye dayalı bir beyanda bulunmamıştır....
Noterliğinin 27/08/2010 Tarih 7512 yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin iptali ile 14.568,75 TL 'nin 24/09/2010 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,...... plakalı davaya konu aracın davacıdan alınarak davalıya teslimine, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında 2013/8241-6547 kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, ayıplı mal nedeniyle sözleşmenin iptali ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davaya konu ... marka aracı, ... 1. Noterliğinin 27/08/2010 Tarih ve 7512 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile satın almıştır....
Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Somut olaya gelince; eski malik ... ile davalı arasında gerçekleşen 16.12.2011 tarihli satış işleminde belirlenen değer, 03.01.2012 tarihinde yapılan şufalı payların satışındaki değere esas olamaz. Tanıkların beyanları taşınmazın rayiç değerine ilişkin olup, muvazaa iddiası yönünden görgüye dayalı değildir. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında da dava konusu edilen parseldeki payların değeri farklı farklı hesaplanmıştır. Kaldı ki; muvazaa iddiasının kanıtlanması için değer konusundaki rapor tek başına yeterli değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arzeder....
Davacı, satış sözleşmesinin tarafı bulunmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Ancak keşif tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazda davacı ve davalı pay malikidir. Davalının bu payı dava dışı önceki paydaşdan edindiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşifte, mahkemenin gözlemi olarak taşınmaz üzerinde 3 katlı konut olarak kullanılan bina bulunduğu, zemin katta davacılardan ...’nun, birinci katta ...’nun, ikinci katta ise ...’nun oturduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalının eylemli paylaşım savunması bulunduğuna göre eylemli paylaşım olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğimin araştırılması gerekir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının aracının vekillerden sadece ... tarafından satıldığı, davalılar arasında muvazaalı satış olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bu şekilde araç satış işlemlerinin iptali ve aracın adına tescili isteminin kabul edilebilir olmadığı, ancak satış bedelinin ödenmediği iddiasının muhatabının vekil ... olduğu, davalının bedelin davacıya ödendiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davacının araç satışlarının iptali ile aracın davacı adına tescili isteminin reddine; bedel istemi yönünden davanın kabulü ile 725.000 TL'nin satış tarihi olan 20.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


