E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin araç satış bedelini davacıya ödemiş olması nedeniyle araç satışı ve ilgili faturadan kaynaklı olarak davacıya borcu olmadığının Noterlikçe düzenlenen Satış Sözleşmesinden de anlaşıldığını, bu durumun cevabi ihtarname ile davacıya bildirildiğini, Noter Sözleşmesindeki araç satış bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin kayıtların müvekkilinin davacıya borcu olmadığına ilişkin iddialarını kesin olarak ispat ettiğini, HMK 204/1 maddesi uyarınca düzenleme şeklindeki noter senetlerinin sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayıldığını belirterek davanın reddi ile tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava, araç satış bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup yasal sürede açılmıştır....
(HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi) Dava konusu satış sözleşmesine göre, araç bedelinin davalı adına çekilen kredinin taksit ödemelerinin davacı tarafından yapılacağının kararlaştırılması karşısında, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar verdiklerini geri isteyebileceklerinden aracın fatura bedeline hükmedilmesi doğru değildir. O halde, mahkemece; araç satış sözleşmesine istinaden davacı tarafından yapılan ödemelerin tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde araç bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. B) Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; Davacı ancak, haricen satın aldığı aracın davalıya iadesi etmesi koşulu ile, verdiği satış bedelini geri istemek hakkına haizdir. Aracın karşı tarafa iade edildiği anda temerrüt oluşacağı için, davacı araç kendisinde bulunduğu sürece, satış bedeline faiz isteyemez....
üzerine trasmikser işletme sözleşmesinin feshedildiğini, davalının haksız olarak sözleşmenin feshine sebep olması nedeniyle sözleşme gereğince cezai şart alacağının doğduğunu ve bunun bedelinin de 125.876,50 TL olduğunu, ayrıca davalının araç satış sözleşmesinden kaynaklanan 76.876,72 TL bakiye borcunun bulunduğunu, müvekkilinin bu miktarlara yönelik iki ayrı takip yaptığını, ancak davalının yapılan takiplere haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazlarının iptali ile takiplerin devamına ve %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında yapılan harici araç satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, tarafların aldıklarını ödemekle yükümlü oldukları, davacının 04.12.2007 tarihli sözleşmeyle aracı davalıya teslim ettiği, aracın 31.07.2008 tarihinde trafikten men edilmesi üzerine aracın otoparkta kalmasına kendisinin sebebiyet verdiği, bu nedenle otopark ücreti ve diğer cezaları davalıdan talep edemeyeceği ancak aracın davalının zilyetliğinde olduğu süreçte davacının yoksun kaldığı kârını davalının ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında 04.12.2007 tarihli araç satış sözleşmesi düzenlenmiştir. Ancak yapılan sözleşme resmi şekilde olmadığından geçersizdir. Geçersiz olan satış sözleşmelerinde taraflar birbirlerinden aldıklarını iade ile yükümlü olup, satıcı araç için semere alıcı da ödediği para için faiz talep edemez....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde düzenlenen sözleşme ile satın alındığı, mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği, davacının eşi Kemal Uslu’nun 12.11.12007’de borçludan bir taşınmaz satın almasının araç satışının muvazaalı yapıldığını kanıtlamak için elverişli olmadığı“ gerekçesi ile istihkak davasının kabulü ile tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş; Dairemize ait 27.05.2010 gün, 7109–4852 sayılı ilam ile dava konusu araç ile ilgili satış sözleşmesinde borçlu vekili sıfatı ile hareket eden kişinin üçüncü kişinin eşi olduğu, araç satış bedelinin ödendiğinin iddia edildiği, ancak bununla ilgili sunulan delillerin birbiri ile çelişki içerisinde olduğu, üçüncü kişinin eşi ile borçlu arasında satıştan da önce süregelen bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının bu nedenle borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek durumda olduğu, İİK’nun 280. maddesi hükmüne göre tasarrufun iptali davasının kabulü ile istihkak iddiasının reddi...
Bilirkişinin tespiti bu olmakla birlikte araç satış bedeline karşılık olmak üzere davalı tarafından düzenlenen ve aslı davacı vekili tarafından mahkeme kasasında saklanmak üzere teslim edilen bono incelendiğinde, bu bononun araç satış işlemi nedeniyle oluşan davalı borcunun ödenmesi amacıyla davacıya verildiği, 04/05/2017 tarihli araç satış sözleşmesinin 2.sayfasında bononun bütün unsurları belirtilmiş olup bu unsurların davacı tarafından dosyamıza teslim edilen bono ile tamamen uyuştuğu görülmüş, bono aslı halen davacının elinde olduğu için bono bedelinin ödenmediği, bu durumda araç devir sözleşmesi nedeniyle davalının üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacı tarafından düzenlenen ve 09/10/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtara rağmen davalının araç satış bedelini helen de ödemediği gibi, aracı da davacıya iade etmediği için davacı yönünden araç satış sözleşmesinin iptali koşullarının gerçekleştiği, bedeli ödenmediği halde davalı adına trafikte tescili yapılan araçla...
Davacı 6.4.2004 tarihli haricen düzenlenen oto satış sözleşmesi ile davalıdan aracı satın aldığı, aracın çenc olması nedeni ile kayıt malikine teslim edildiğinden ödediği bedelin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı aracı kayıt malikine satıp parasını kayıt malikinden aldığını savunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı gibi taraflar arasındaki 6.4.2004 tarihli sözleşmenin aksini de ispatlayamamıştır. Taraflar arasında düzenlenen 6.4.2004 tarihli satış sözleşme, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 20/d madde ve fıkrası gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğu için taraflar aldıklarını haksız iktisap hükümleri uyarınca karşılıklı olarak aynı anda iade etmekle yükümlüdürler. Davacının, geçersiz satış sözleşmesi ile satın aldığı araç, kayıt malikine iade edildiğine göre davacı aracın satış bedeli olarak ödediği parayı satıcıdan sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince isteyebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılan sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı Banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında mülkiyeti muhafaza kaydıyla araç satış sözleşmesi yapıldığını, davalının satış bedeli olarak verdiği senetlerin ödenmediğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin sözleşmeyi feshetme ve aracın mülkiyetini geri isteme hakkının bulunduğunu belirterek sözleşmenin feshine, aracın müvekkili adına tesciline, aracın müvekkiline teslimine, araç kaydı üzerinde yer alan ve diğer davalılar lehine konulan haciz, yakalama ve rehnin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/204 Esas KARAR NO : 2023/477 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2021 KARAR TARİHİ : 05/07/2023 KARARYAZ.TRH: 06/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "... Müvekkilim ile davalı şirket arasında pompa ve ekipmanlarının satış ve teslimi için taraflar arasında 29.07.2019 tarihli protokol yapıldığını, protokol içeriğinde ayrı ayrı yapılacak işin cinsi ile bedeli sözleşme ile belirlendiğini, bu sözleşme kapsamında belirlenen işin ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 5.076,60 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin davalılardan ... malik olduğu aracı diğer davalı ...'e ait oto galeriden harici yazılı sözleşme ile satın aldığını, ancak henüz araç davacıya devredilmeden ... ile kardeşi olan bir diğer davalı ...'ın aralarındaki anlaşmaya göre .... olan borçları nedeniyle haczedilerek elinden alındığını iddia ederek, satış nedeniyle ödediği bedelin tahsili amacıyla davalılar hakkında başlattıkları takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir....


