'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, araç satışı ve hat devir işleminin muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak iptali ve miras payları oranında tescili ile araç bedelinin tahsili isteklerine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanı ...... Yıldırım'ın maliki olduğu ...... plakalı araç ve hattını davalı oğluna noterde satış suretiyle devrettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek devir işleminin iptaliyle aracın dava tarihindeki miras paylarına isabet eden değeri olan şimdilik toplam 22.500,00 TL'nin yasal faiziyle tahsilini ve araç hattının miras payları oranında iptaliyle adlarına tescilini istemişlerdir. Aşamada 10.06.2013 tarihli dilekçeleri ile her bir davacı için ayrı ayrı 3.000,00’er TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL’nin yasal faiziyle tahsilini, hat devir işleminin iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muvazaa sebebiyle devir sözleşmesinin iptali ... ile ... ve ... aralarındaki muvazaa sebebiyle devir sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılamasında mahkemenin görevsizliğine dair Kayseri 4.Aile Mahkemesinden verilen 28.11.2011 gün ve 969/1026 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Birleşen davada, davalı ve davacı ..., muvaazalı düzenlenen 27.02.1997 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptalini, halen muris adına kayıtlı 28 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile 1/4 payın adına tescilini, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkinini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın davalı ve birleşen davanın davacısı ... yönünden reddine, davalılardan ... ve ... tarafından dava kabul edildiğinden 28 numaralı bağımsız bölümün 4 pay sayılarak tapusunun 3 payının iptali ile davacı adına tesciline, 27.02.1997 günlü satış vaadi sözleşmesinin davalı ve birleşen davanın davacısı ...’ın miras payı olan 1/4 oranında iptaline karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... ve davalı ve birleşen davanın davacısı ... temyiz etmiştir....
, satış işleminin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin emin sıfatıyla zilyet olup aracın elinden rıza dışı çıktığını, davalı ...’in haksız zilyet olduğunu davalı ... iyiniyetli olsa bile iyiniyetinin korunamıyacağını belirterek muvazaa ve hukuka aykırılık nedeniyle davalılar arasındaki 3.8.2015 tarihli araç satış sözleşmesinin iptali ile müvekkili adına tesciline bu talebin kabul edilmemesi halinde dava konusu aracın bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Somut olaya gelince; satış vaadi sözleşmesinin 05.02.2011 tarihinde yapıldığı, birleştirilen dosya davacılarının alacak haklarının dayanağı olan belgelerin bu tarihten sonra düzenlendiği; dava konusu taşınmazın halen davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığından birleştirilen dosya davacılarının muvazaa nedeniyle 05.02.2011 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptalini talep hakları bulunmamaktadır. Ayrıca, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali davasının koşulları oluştuğundan söz edilemeyeceğinden birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece asıl davadaki tapu iptali ve tescil talebi incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.630 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı-birleştirilen dosya davalısı ...'...
aleyhine 10/12/2012 gününde verilen dilekçe ile muvazaa iddiasına dayalı işlemin iptali ve kullanım bedeli istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2014 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, muvazaalı işlemin tespiti, miras payına karşılık gelen satış ve araç kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle iptal davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin babası muris...'in 19.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, ölümünden önce 22.07.2013 tarihinde adına kayıtlı ... plakalı aracını torunu davalı ...'e sattığını, satışın mirasçılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı bir işlem olduğunu, davalının alım gücü bulunmadığı gibi, murisin aracı satmasını gerektirecek bir durumun da olmadığını, satış işleminin tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı için iptali gerektiğini belirterek, satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun tespitini, trafik kaydının müvekkilin miras payı oranında iptaliyle davacı adına trafiğe kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla atanan kayyımlar tarafından yapılan araştırmada geçmişe dönük bir takım muvazaalı işlemlerle davacının mal varlığının azaltıldığının anlaşıldığını, davacı adına kayıtlı olan ... plakalı aracın davacı şirketin o tarihteki çalışanı olan davalıya satıldığını, bahse konu satış tutarının ödenmediği ve aracın da bu tarihten şirkete kayyım atandığı tarihe kadar şirket tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, araç satış işleminin muvazaalı olduğunu ve yürütülen ceza soruşturmasından haberdar olunduktan sonra şirketin mal varlığını kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, araç satış sözleşmesinin iptali ile aracın davacı şirkete adına tescil ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Hazine vekili, 26/07/2017 tarihli dilekçesiyle, davacının Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri gereğince kapatılan ve Hazineye devredilen kuruluşlardan olduğunu belirterek davanın takibinin Maliye Hazinesince yerine getirileceğini bildirmiştir....
Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Olayımıza gelince;Önalım hakkına konu edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 50/61 payı elbirliği mülkiyetine tabi olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ... adlarına kayıtlı iken, davalı ...'e 23.3.2011 tarihinde toplam 100.000 TL bedelle satılması üzerine, davacı tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia ederek önalım davası açmıştır. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür....
Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Davacı, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamalıdır. Davacı satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasını her türlü delille ispatlayabilir. Ancak keşif tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta, davalıya çekişme konusu hissenin mülkiyetinin naklini sağlayan resmi senet içeriğinden payın 25.000,00 TL bedelle satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ve müdahiller payın gerçekte daha düşük olduğunu önalım hakkına engel olmak için bedelin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmişlerdir. Davacılar, satış sözleşmesinin tarafı bulunmadığından bedelde muvazaa iddiasının tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanması mümkündür....


