ya satış suretiyle devir edildiğini ileri sürerek, davalılar arasında aktedilen satış işleminin muvazaalı olarak yapıldığının tespitine ve davacının işçilik alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Şti. ve ... vekili; davacının alacağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davacı ile davalının aralarında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, davacının alacağından sorumlu olmadığını, satışın gerçek olduğunu muvazaa bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın muvazaanın tespiti davası olduğu, davacının tespit davası değil muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davası açılması gerektiği, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ve korunmaya değer bir yararının bulunmadığı, taşınmaz satışının davacının iş akdinin feshinden önce gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir....
Bu değerlendirmeler ışığında muris ... ve davalı gelin ... arasında yapılan ve davaya konu 29/04/1988 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dahili davalı ... ve davalılar arasındaki hisse devrine ilişkin satış sözleşmelerinin muvazaalı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Tarafların görünüşteki işlemleri gerçek iradelerine uygun olmaması sebebiyle; gizledikleri işlemler ise şekil şartına riayet edilmemesi sebebiyle geçersizdir. Açıklanan nedenlerle davanın davalı ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın davacılar yararına bozulması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil K A R A R Dava dilekçesindeki acıklamalar ve dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık evlilik birliği sırasında alınarak davalı eş adına tapuya tescil edilen 1514 ada 1 parsel üzerindeki 3. kat 7 numaralı bağımsız bölümün üzerine eşine güven duygusu sebebiyle şerh konmamış ise de, fiilen aile konutu olduğu, davacının rızası alınmaksızın davalı eş tarafından diğer davalıya tapuda devredildiği, rıza alınmadan yapılan devrin geçersiz olduğu sebebine dayalı olarak açılmış olan satış işlemlerinin iptali, tapu kayıtlarının düzeltilerek yeniden davalı eş adına tescili, taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi konulması isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın BK'nun 18. maddesine dayalı olarak muvazaa sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak nitelendirilmiş ve yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiştir....
Somut olayda davacının talebinin TBK'nun 19.maddesi gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğuna göre muvazaalı işlemin diğer tarafı olan yani borçlu tarafından ilk satış yapılan şahıs ve varsa diğer satış yapılan şahıslarında davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. HMK'nun 124/3.fıkrasına göre "maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebilir." Yine anılan maddenin 4.fıkrasında da "dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğini" hüküm altına almıştır. Davacı dava dilekçesinde sonraki satış yapılan kişilerin belirlenemediğini, belirlenmesi halinde davaya dahil edileceğini belirtmiştir....
Firmasıyla yapmış olduğu araç satış sözleşmesini ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca verilen bakım, servis ve yeterlilik belgesini ibraz ederek idareden ithal motorlu taşıt ticareti faaliyet belgesini aldığı incelenen dava dosyasından anlaşılmıştır. Davacının, ithalmotorlu taşıt ticaretifaaliyet belgesi alabilmek için, daha önce başvuru dilekçesine eklediği serbest bölgede kurulu ... Otomotiv Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. ile yapmış olduğu araç satış sözleşmesinin noter onayından geçmeden eklenmesi ve idarece de anılan belgenin kabul edilmemesi nedeniyle bu başvurusundan vazgeçerek yukarda belirtildiği gibi usulüne uygun eklenen belge üzerine davacıya ithal motorlu ticaret faaliyet belgesi verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davacının ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava; ticari araç (kamyon) satış sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tesbiti ve satışın iptali istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 11.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 11.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen 227 No’lu parseldeki 1/2 pay taşınmazın paydaşlarından Necati Tüysüzoğlu tarafından 27.5.2011 tarihinde 400.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde, herhangi bir bedelde muvazaa iddiasında bulunmayarak ve dava değerini 400.000 TL olarak göstererek önalım hakkının tanınması için yasal süresi içinde önalım davasını açmıştır. Yargılama sırasında ise, davacı vekili 24.11.2011 tarihli oturumda dava dilekçesini tekrarlamakla birlikte, rakam konusunda kuşkuları olduğunu, davalının 400.000 TL satış bedelini nasıl ödediğini kanıtlamasının gerektiğini beyan etmiştir. Davacı vekilinin bu beyanlarında da açık bir bedelde muvazaa iddiası bulunmamakta, payın gerçekte kaça satıldığı konusunda bir iddia ileri sürülmemektedir....
Mahkemece; davacının mal rejiminin tasfiyesi davasında elde etmesi muhtemel alacak hakkının tahsil kabiliyetini güçlendirmek amacıyla eldeki davada tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, ancak davacının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir dava açmadığı, öte yandan davanın açılabileceği böyle bir davada aynî değil şahsî sonuç doğuran bir alacak hakkı elde edilebileceği ve üçüncü kişi konumundaki davalı ...’e karşı ayni hak değil, alacak hakkı isteminde bulunabileceği gerekçesiyle, davacının eldeki muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Dava, 6098 sayılı Kanun’un 19. maddesine dayalı muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakan ...’in maliki olduğu 7 parça taşınmazdaki payları ile 1 parselin tamamını ölünceye kadar bakım akti yapmak suretiyle 1 parça taşınmazdaki payınıda satış suretiyle muvazaalı olarak kardeşinin damadı olan davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, ölünceye kadar bakım sözleşmesi ve satış sözleşmesinin iptali veya tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, toplanan delillere göre; aracın satışının 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesine uygun olduğu, davalı alacaklının muvazaa iddiasını ispat edemediği ve bu yönde tasarrufun iptali davası da açılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 34 FBE 35 plakalı araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2010/4501 2010/11230 Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 464,05 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....


