------ munzam zararın da dahil edilerek tespitini ve tazminini, müvekkil davacı yan aracın satış bedelini tescil ve teslim tarihi olan ---- tarihinde nakden ve defaten tahsil etmiş olsaydı aldığı parayı kendisini enflasyona karşı korumak için ticari faaliyetine konu işinde kullanacak ya da tasarruf aracına yatıracağını, ayrıca maalesef aracın ithal araç olması dövizde beklenmedik artışların olması sebebi ile aracın satış günündeki değeri ile şimdiki değeri arasında çok yüksek bir değer artışı olmuş olması sebebi ile zararımızın tespit edilerek tazminine, TBK125/ f.3 ve ilgili maddeleri uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullanarak aracın müvekkili şirket adına yeniden tesçil ve teslimi ile bu süre içerisinde tescil ve teslim tarihine kadar davalı/alıcı tarafından aracın kullanılmasından kaynaklı oluşan her türlü maddi zarar vesözleşmenin feshinden dolayı aracın davacı müvekkilce daha yüksek bir bedelle üçüncü şahıslara satışının önlenmesinden doğan zarar da dahil olmak üzere oluşan her...
Kat No:84 te bulunan gayrimenkulün satışı için adi yazılı sözleşme imzalandığını ancak taraflar arasında yapılan sözleşmenin resmi şekil şartına uygun olmadığından aslında hukuken geçersiz bir sözleşmenin söz konusu olduğunu, taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesinin şart olduğunu, taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmelerinin resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacağı TBK m.237 ve ilgili sair hükümlerde açıkça ifade edildiğini, diğer yandan gayrimenkulün teslimine ilişkin tutanaktan açıkça görüldüğü üzere, davacı tarafın hiçbir ihtirazi kayıt sürmeksizin taşınmazı teslim aldığını, herhangi bir şekilde kabul veya gecikme anlamına gelmemek üzere, sözleşmenin geçerliliği kabul edilse dahi sözleşmede de belirtildiği gibi sözleşmenin imzalandığı tarihte mevcut olmayan inşaatın yapımını etkileyen beklenmeyen haller ve olağan dışı durumların söz konusu olduğunu, davacı tarafın, sözleşme gereği klima ve ankastre ürünlerin teslim edilmediğini...
Somut olayda, taraflar tacir olup uyuşmazlık ticari satışa konu aracın 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesindeki ayıplı mal satışına ilişkin özel hükümlerin uygulanması gerekir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesine göre; "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nun 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." Davaya konu araç 31.07.2015 tarih ve ... ve ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmeleri ile .... plaka numaralı, ... model ... marka araç 30.000TL bedelle ve ... plaka numaralı .... model ... marka araç 30.000TL bedelle davalı şirketten satın alınmıştır....
Taraflar arasında proforma faturadaki sözleşme niteliğindeki hüküm dışında satış ilişkisinin kurulmasına dair satışın tüm özelliklerinin tarafların tüm hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği bir yazılı bir sözleşme bulunmadığı yani teslim için bir süre kararlaştırılmadığı, bu hali ile, davacının aldığı aracın belirlenen özellikleri ile üretimi ile teslimi yönünden iki aylık sürenin makul olduğu davacının sözleşmeden dönme hakkının bulunmadığı, aracı teslim almaması ve araç bedelinin ödenmemesi ile sözleşmenin zımnen feshinin gerçekleştiği feshin haklı sebebinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan 15.10.2020 tarihli davacı şirket yetkilisi ...'nın iisim ve imzasını ihtiva eden proforma faturanın açıklamalar kısmında aynen; "Kesin satış fiyatı, aracın teslim tarihindeki ....... Tic. ve Hiz. A.Ş, tararından. belirlenmiş temel yapı ve aksesuar kapsamı fiyatlarının toplamından teşekkül eder....
Hukuk Dairesi'nin 17/11/2022 tarih ve 2020/... E, 2022/... K sayılı kararıyla; "Taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisi "Satıcı Firma Sözleşmesi" kapsamında yürütülmüştür. Anılan sözleşmenin 3. maddesine göre, satıcının sözleşme konusu bizzat ifa ile yükümlü olduğu, alıcı tarafından aksi yazılı olarak belirtilmediği sürece iş bu sözleşmede yer alan ve sevkıyatı yapılan ürünlerin koşulsuz olarak iade edilebileceği, nakliye ve riskin satıcıya ait olduğu, teslimat ve iadelerin depolardan yapılacağı, depolarda ve işletmelerde mal kabulünün yapılmış olması malın kesin kabulü anlamına gelmediği, teslim alınan emtianın detay kontorolü yapılmadan koli bazında teslim alınacağı, teslim sonrası detaylı incelemede tespit edilecek farkların satıcıya fatura edileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 4. maddesinde teslim edilen ürünlerin kalite kontrolünün ve siparişe uygunluğunun teslim sonrası alıcı tarafından tespit edileceği belirlenmiştir....
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile davacı tanıklarının senetler karşılığında araç satış sözleşmesi yapıldığını ve aracın devredilmediğini beyan ettiği, davalı hamil ...'ün bonoları bedelsiz olduğunu bilerek devir aldığının kanıtlanamadığı, davacı ile davalı ... arasında imzalanan 22.12.2011 tarihli araç satış sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmediğinden geçersiz olduğu, herkes aldığını iade ile yükümlü bulunduğundan 6.000,00 TL’nin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 5.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli senetler yönünden davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'ın davalı ...'e karşı açmış olduğu menfi tespit davasının reddine, senedin ve icra takibinin iptali talebinin reddine, 6.000,00 TL satış bedelinin satış tarihi olan 22.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/89 KARAR NO : 2021/456 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2016 KARAR TARİHİ : 15/06/2021 DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu 25/01/2016 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; ----- --- tarihli sözleşmenin '‘---" başlıklı 3,2.maddesinde; "----- alacaktır....
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalının bu savunması ve TBK 236. maddesinin değerlendirme dışı tutulması doğru olmamış Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.” hükmünün yer aldığını, müvekkil şirketin borçlanmış olduğu edimi zamanında ve gereği gibi ifaya hazır halde bulundurduğunu ve kendisine yüklenmiş olunan tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, Sipariş verilen araç için müvekkili şirketin yetkili satış danışmanları tarafından gerek satış görüşmeleri öncesinde, gerek satış sırasında, gerek satış sözleşmesi yapıldıktan sonra hizmet sunduğunu, Sipariş verilen aracın Almanya menşeli bir ürün olduğunu ve aracın temin edilmesi aşamasında döviz ile işlemler yapıldığını, Müvekkili şirketin borçlanmış olduğu edimin sıradan basit bir ürün olmayıp söz konusu aracın satış iptali nedeni ile ...-... Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş ( Eski ünvanıyla ... ......
(Emsal Yargıtay HGK'nın 10/06/2009 tarih, 2009/19-206 esas ve 2009/246 karar sayılı ilamı) Ancak taraflar arasında varlığı ihtilaflı olan sözleşme kapsamında araç bedeli olarak ödeme yapıldığına ilişkin havale dekontlarında şerh bulunması sözleşmenin varlığına delalet etmeyeceğinden sözleşmeyi ve yapılan ödemelerin bu sözleşme sözleşme kapsamında olduğu iddiasını ödemeyi yapan, somut olayda davacı ispat etmelidir. (Emsal Yargıtay 13. HD'nin 08/07/2015 tarih, 2015/10719 esas ve 2015/23628 karar sayılı ilamı) Somut olayda, taraflar arasında haricen satım sözleşmesi kurulmuş, satıma konu araç davacıya teslim edilmeden davacı sözleşmeden dönmüştür. Söz konusu icra takibi araç satış sözleşmesi için davacı tarafından ödenen kaparodan kaynaklanmaktadır. TBK 177. maddeye göre "Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır....
Eğer davalı/ karşı davacı iş sahibi aracın resmi satış ve devrini verseydi karşı davada talep ettiği KTK'dan kaynaklanan araç maliki sıfatıyla yaptığı sair ödemeleri de yapmayacaktı. O halde karşı dava reddedilmeli, davacı zamanında iş teslimini gerçekleştirdiğinden geç teslim sebebiyle cezai şarta hükmedilemeyeceği gibi sözleşmeye uygun biçimde davalı iş sahibi aracın resmi satış ve devrini gerçekleştirmemesi sebebiyle KTK'dan kaynaklanan araç maliki sıfatıyla yaptığı sair ödemeleri de talep edemeyeceği, ana dava yönünden de müteahhidin iş bedelini hak ettiği sonucuna varılmalıdır....


