WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

KARAR Davacı, trafikte adına kayıtlı ... aracı davalılara satmak için anlaşmaya varıldığını, satış için davalı ...'a vekalet verdiğini ve vekaletle diğer davalı ...'ye satışının yapılarak adına tescil edildiğini, ancak davalıların kendisin dolandırarak satış bedeline ödemediklerini ileri sürerek, satış işleminin iptali ile aracın mülkiyetinin tarafına ait olduğunun tesbitine, kabul edilmezse aracın değerinin belirlenerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, usulüne uygun duruşma gününün tebliğine rağmen, cevap vermemişlerdir....

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, gemi satış sözleşmesi nedeniyle verilen senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece, satış sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince, sicile kayıtlı geminin satış işleminin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle kesin hükümsüz olduğundan haklı sebeple sözleşmeden dönmenin sonuca etkili olmadığı nedeniyle gerekçe değiştirilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. 2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması...

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.06.2022 tarihli Gerekçeli Karar Evrakında 7350457984 Bağ-Kur numaralı davacının primi ödenmiş 08.02.1988-30.09.2020 tarihleri arasındaki dönemde davalı kurumca geçersiz sayılan 01.04.1988-31.12.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile aksi Kurum işleminin iptaline karar verildiği, davacı vekilinin tashih talepli dilekçesinde belirttiği üzere dosya kapsamına kurum tarafından sunulan evraklardan da anlaşıldığı üzere davacının zorunlu Bağ-Kur sicil numarasının 421188853 olduğu anlaşılmakla mahkememizin 2022/115 Esas 2022/153 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 1 nolu bendinin ''421188853 Bağ-Kur numaralı davacının 08.02.1988-30.09.2001 tarihleri arası dönemde davalı Kurumca geçersiz sayılan 01.04.1988-31.12.2000 tarihleri arasında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine '' şeklinde tashihi ile işbu kararın mahkememiz kararının eki sayılmasına karar verilmiştir...

Bu itibarla, 5015 sayılı Kanun uyarınca laboratuvar analiz sonuçlarında marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edilmesi hâlinde tesisin tamamının mühürlenmesi gerektiği, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü kolluk görevlilerince istasyonda gerçekleştirilen ilk denetimde istasyonda bulunan tankerden alınan numunenin marker seviyesinin geçersiz olduğunun daha sonra yapılan laboratuvar analizi ile ortaya konulduğu, 5607 sayılı Kanun'da tanımlanan fiillerin tespiti hâlinde 5015 sayılı Kanun gereğince uygulanması gereken idari tedbir niteliğindeki geçici mühürleme işleminin kolluk görevlileri tarafından doğrudan gerçekleştirilebileceği ve bu kapsamda Kurul kararı alınmasına gerek olmadığı göz önüne alındığında, istasyonda daha önce yapılan denetimde alınan numunenin marker sonucunun geçersiz çıkması nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 8. fıkrası kapsamında işlem yapılması gerektiğini bildirir dava konusu işlemin Kurul kararı ile tesis edilmediği gerekçesiyle yetki yönünden hukuka aykırı...

nın eşi diğer davalı ... ile müvekkilinin pazarlık yaptığını ve 41.300,00 TL üzerinden anlaşıldığını, davalı ...'nın ...'da olması nedeniyle satış için davalının arkadaşı ...'ya vekaletname verildiğini, gelen vekaletname üzerine 41.300,00 TL tamamlanarak davalı ... ile bankaya gidildiğini ve bedelin teslim edildiğini, aracın şatışı için notere gidildiğinde aracın rehinli olduğunun öğrenildiğini, satış işleminin gerçekleşmediğini, davalı ...'nın vekaletten azlettiğini, ödenen bedelin iade edilmediğini belirterek; 45.000,00 TL alacağın 30/07/2012 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından peşin para ile alındığı iddia edilen aracın banka kredisi ile alındığını, borcunun devam ettiğini, aracın satışı hususunda 20.000,00 TL peşin geri kalan bakiyenin bankaya taksit ödemesi şeklinde anlaşıldığını, araç bedelinin peşin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-ARAÇ MÜLKİYETİNİN TESPİTİ VE TESCİLİ-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, araç mülkiyetinin tespiti ve tescili, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.02.2018 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılardan ..., ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı....

ten devir ve temlik aldığını, yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı ... ile davalı ... arasında tanzim edilen muvazaalı hisse devir sözleşmesinin iptaline, halen davalı ... adına kayıtlı bulunan 2096 adet hissenin mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespiti ile davacı adına Milsan Basın San A.Ş'nin ortaklar pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talep sonucunu ıslah ederek, hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun kabul edilmesi halinde hisse devir bedelinin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir....

M.. tarafından hisse satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi sonucunda davalı şirket yönetim kurulunca reddedildiğini, davalı S.. M..'in davacıya devir etmiş olduğu hisseleri diğer davalı Ö.. Ö..'e devir ettiğinin ve davalı şirketin de bu devir işlemini ortaklar pay defterine işlediğinin öğrenildiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı Ö.. Ö..'in, davacı ile davalı S.. M.. arasındaki hisse devir sözleşmesi ve buna bağlı hukuki ihtilaf olduğunu bile bile 2096 adet hisseyi davalı S.. M..'ten devir ve temlik aldığını, yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı S.. M.. ile davalı Ö.. Ö.. arasında tanzim edilen muvazaalı hisse devir sözleşmesinin iptaline, halen davalı Ö.. Ö.. adına kayıtlı bulunan 2096 adet hissenin mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespiti ile davacı adına .........

M.. tarafından hisse satış sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi sonucunda davalı şirket yönetim kurulunca reddedildiğini, davalı S.. M..'in davacıya devir etmiş olduğu hisseleri diğer davalı Ö.. Ö..'e devir ettiğinin ve davalı şirketin de bu devir işlemini ortaklar pay defterine işlediğinin öğrenildiğini, davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan davalı Ö.. Ö..'in, davacı ile davalı S.. M.. arasındaki hisse devir sözleşmesi ve buna bağlı hukuki ihtilaf olduğunu bile bile 2096 adet hisseyi davalı S.. M..'ten devir ve temlik aldığını, yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı S.. M.. ile davalı Ö.. Ö.. arasında tanzim edilen muvazaalı hisse devir sözleşmesinin iptaline, halen davalı Ö.. Ö.. adına kayıtlı bulunan 2096 adet hissenin mülkiyetinin davacıya aidiyetinin tespiti ile davacı adına .........

- K A R A R - Davacı vekili, davalı şirketin ithalatçısı olduğu dava konusu aracın müvekkili şirket tarafından 3.şahıstan satın alındığını, dava konusu aracın motoru üzerindeki yazılı şasi numarasının "HHH" olmasına karşın mevcut basılı kapı punt asında da şasi numarasının "ZZZ "olarak yazılı olduğunun aracın trafik muayenesi sırasında fark edildiğini ve muayene işleminin yapılamadığını, müvekkilinin davalı tarafa müracaatta bulunduğunu ve hatta ihtarname keşide edildiğini, davalının sorunun aracın şasi üzerine "ZZZ" yerine "HHH" yazılmasından kaynaklanmış olduğunu, bu yanlışlığın sehven yapıldığını buna göre muayene işlemlerinin yapılması gerektiği hususunda ......

UYAP Entegrasyonu