tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacı ... ile davalılardan ... arasında harici araç satış sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeye ek olarak davalıya 65.000,00 TL bedelli teminat bonosu verildiğini, davacının edimini yerine getirerek aracı davalıya teslim ettiğini ve davalıya ödemediği vergi ve SSK borçlarını ödeyerek aracın satışını üzerine almasını ihtar ettiğini, ancak davalı tarafından ihtarname gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek davaya konu teminat bonosu nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ..., davaya cevap vermemiştir....
KARAR Davacı, 15.8.2004 tarihli harici sözleşme ile davalıdan araç satın alarak satış bedeli olarak 8500 YTL peşinatı ödediğini, kalan bakiye bedel içinde 3.10.2004 keşide tarihli 5500 YTL bedelli çek verdiğini,aracı resmi olarak devir almadan aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, ileri sürerek, satış bedeli olarak davalıya ödediği 8500 YTL nin faizi ile tahsilini,davalıya yine satış bedelinin bakiyesi olarak verdiği 5500 YTL bedelli çekin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ,davanın reddini dilemiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/ 676 esas sayılı takip başlatıldığını, oysa gabin, hata ve hile sebebiyle alım satım aktinin geçersiz olduğunu ileri sürerek 30.09.2010 tarihili harici gayrimenkul alım satım sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile feshine, yaptığı ödemenin geri verilmesinin karşılığında dava konusu taşınmazın adına olan kaydının iptali ile davalı adına tesciline, satış bedeli olarak ödenen 687.250,00 Euro'nun faiziyle birlikte tarafına ödenmesine, ödeme yapılıncaya kadar hapis hakkı tanınmasına, harici sözleşmeye dayanılarak hakkında başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2011/676 esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/676 esas sayılı takip dosyası ile konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Yaş küçüklüğü nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki davanın sonucunun araştırılması, ilgili dava dosyasının onaylı bir örneğinin getirtilerek incelenmesi, birleştirme imkanının bulunması halinde dosyaların birleştirilmesi, birleştirme imkanının olmaması halinde ise ilgili dosyadaki deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2016 tarih, 2014/13-159 Esas ve 2016/257 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5942 sayılı Kanun ile değişik 20/d maddesinde düzenlenen noterler tarafından yapılmayan her çeşit araç satış ve devir işlemlerinin geçersiz olduğuna...
plakalı aracın 30/03/2018 tarihinde yetkili serviste yapılan kontrollerinde aracın sağ ön çamurluğunda boya tespit edildiği, aracın satış sürecinde davacıya tesliminden önce herhangi bir boya işleminin uygulanmadığı ve aracın boyasının teslimde orjinal ve üretici standartları dahilinde olduğu aracın sorunsuz ve hasarsız olarak teslim edildiği, son kontrolde sağ ön çamurlukta tespit edilen boya işleminin hangi tarihte gerçekleştirildiğinin tespit edilemediğine ilişkin bilgi yazısı bulunduğu, davacının buna istinaden Adana ........
Davacı vekili tarafından, davacının 1998-2015 Şubat yılları arasında Tarım Bağ-Kurlu olduğunun tespiti ile, Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda ziraat odası kaydının 2011-2015 yılları arasındaki kaydının geçersiz sayılarak iptali ile fazla ödeme adı altında 11.400,00 TL tutarındaki prim ödemesinin iadesine ilişkin kurum işleminin iptali talep edilmiş, mahkemece davacının 01/01/1999 - 01/05/2005 tarihleri arası ve 01/04/2014 - 01/03/2015 tarihleri arasında Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 01/04/2014-01/03/2015 tarihleri arası ödediği primlerin fazla ödeme olarak iadesine ilişkin kurum işleminin İPTALİNE karar verilmiştir. Davacı tarafın hükmü temyiz etmemesine göre, mahkemece, 01.04.2014 - 01.03.2015 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü yerinde ise de, 01.01.2000 - 01.05.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden kabul yönündeki hüküm yerinde değildir....
nin iyiniyetli olmadığını belirterek işbu satış işleminin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun tespitini istemiş, mahkemece davalı Selni İnşaat'ın hastane ruhsatı üzerinde hacizler olduğunu bilmesinin muhtemel olduğu, içerisinde davalı ...'nun hastane olarak kullanıma yönelik eşyaları olduğu halde hastane ruhsatını devralmaksızın yalnızca söz konusu binanın mülkiyetini satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle tacir olması nedeniyle basiretli davranması kendisinden de beklenen davalı ... İnşaat ile davalı ... Ltd.Şti. arasında imzalanan satış sözleşmesinin muvazaalı olduğu kabul edilerek satış işleminin geçersizliğinin tespitine karar verilmiş ise de; az yukarda açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacının muvazaa tespitine dayalı taleplerinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakta olup bu nedenle Mahkemece hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
Somut olayda, davacının davacıların murisi Fahri Yüksel'in emekliliğinin iptaline dair Kurum işleminin iptali, davacıların iptal edilen maaşlarının geçerli olduğunun tespiti ile yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, Kurumca geri istenen aylık ve sair ödemelerin davacılardan geri istenemeyeceğinin tespitine karar verilmesi istemleri hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara idasene, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Noterliğinin 22.04.2016 tarih ve 4503 yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile davaya konu satış vaadi sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini ancak, fesih işleminin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin tek taraflı olarak feshinin geçersizliğinin ve Kuşadası 1. Noterliğinin 18.03.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğunun tespitini, sözleşmenin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine işlenilerek aleniyetin sağlanmasını ve taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Madde çerçevesinde senetle ispatı kurula gereği davacının bu iddiasının yazı ve geçerli deliller çerçevesinde ispatlaması gerektiğini, davaya dayanak yapılan işbu sözleşme ve devir işleminin, kanuni şartlar sağlanmadığından ve emredici hükümlere aykırı olduğundan hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğunu, Şirket Ortaklar Genel Kurulu hisse devir ve temlik sözleşmesine istinaden Karar alınması gerektiğini, alınan kararı hisse senedini devreden ortak imzalamalı ve noter tasdikli bir örneğinin Ticaret sicili memurluğuna gerekmekte olduğunu, hisselerin devrine dair sözleşme öncesi veya sonrasında herhangi bir ortaklar genel kurulu kararı alınmadığı veya ortaklar genel kurulu onayı alınmadığını, müvekkilinin bu yönde bir imzası veya onayının kesinlikle bulunmadığını ve sözleşmeye bütün ortakların katılmadığının sabit olduğunu, muris ... tarafından şirkete veya ortaklar genel kuruluna herhangi bir başvuru yapmadığını, müvekkiline ödeme yapılmadığını, sözleşme ve devir işleminin geçersiz olduğunu...


