, müvekkilinin bu alacaklara itiraz ettiğini, davaya konu ipoteğin de aile konutu üzerine konulmuş bir ipotek olduğunu ve müvekkilinin eşinden muvafakat alınmadan yapılan bu ipotek işleminin aslen geçersiz olduğunu beyan ederek müvekkilinin davalıya borcu olmadığının ve bayilik sözleşmesi feshedildiğinden İzmir ili Buca ilçesi ......
rölesinin bulunmaması’nın elektrik iç tesisleri yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, kaçak akım koruma rölesi ile yangının önüne geçilebileceği belirlendiğini ve olayın meydana gelmesinde elektrik tesisatının mevzuata uygun hale getirilmesi bakımından gerekli ve yeterli yaptırım uygulamayan Uludağ Elektrik perakende Satış A.Ş.’nin kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, aynı raporda sonuç olarak; davalı Uludağ Elektrik perakende Satış A.Ş. nin asli kusurlu (% 50 oranında), sigortalı işyerinin mal sahibi s.s. ......
Mahkemece, aracın gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark satın alan kişilerin mirasbırakanla birlikte yaşayan oğulları olması, mirasbırakanın araç satmaya ihtiyacının bulunmaması, temlikin gerçekte satış olmayıp bağış niteliğinde olduğu bu nedenle araç satış işleminin geçersiz olup, yapılan bağışın ise yasal şartlarına uygun yapılmadığından bağışın da geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nün raporu okundu. Düşüncesi alındı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18.251.24....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; EPDK tarafından düzenlenen ve 27/09/2012 tarihli 28424 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4019 Sayılı Kurul Kararı uyarınca, bölünme işlemi gerçekleştirilmesi neticesinde, elektriğin toptan ve perakende satışının, müvekkili şirketin faaliyetleri arasında yer almadığını ve ayrışmaya ilişkin esaslar çerçevesinde kurulan perakende satış şirketleri tarafından yürütüldüğünü, bu kapsamda perakende faaliyetine ilişkin her türlü alacak-borç, hak ve yükümlülüğün ...’a geçtiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, iş bu davanın konusunu oluşturan, genel olarak davacı şirkete düzenlenen ve tahsil edilen fatura kalemlerinin iade işleminin müvekkili şirketçe yapılmasının ve bu bedellerin müvekkili şirketten talep edilmesinin TTK'nun 176. ve 179. maddeleri dikkate alındığında hukuken mümkün olmadığını, davacının, işbu dava ile iadesini talep ettiği bedellerin iadesinin, ancak EPDK'nın 28/12/2010 tarih ve 2999 sayılı kararının iptalinden sonra gündeme gelebileceğini...
a ise ticari emtia satış faturalarının dışında 09.04.2018 tarih ve 274978-274979 N.Faturalarla 18.148,81.-TL Dekorasyon Bedeli açıklamalı Fatura düzenlediği, davacının iddia ettiği ödemenin dava dışı şirket kayıtlarında da yer almadığı, yer alan kayıtlara göre ise mahsup işleminin yapılmış olması nedeniyle herhangi bir borç-alacak durumunun davacı ve davalı arasında bulunmadığı, sözleşmenin 3 yıl 7 ay 24 gün sürdüğü dikkate alındığında katkı payı konusunda verilen kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı istinaf istemine ilişkin olarak;TBK 26.maddesi uyarınca taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde serbestçe belirleyebilirler. TBK 27. maddesinde, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür düzenlemesi mevcuttur....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tespiti ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait kamyonun davalıya satılmasına rağmen davalının resmi tescil işlemini yaptırmadığını ileri sürmüş ve aracın davalı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir. Mahkemece harici araç satış sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığı tescil işleminin de idari bir işlem olduğu, geçersiz harici satış ile mülkiyet intikal etmediğinden sabit görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
07/2022 tarihli kök ve 25/11/2022 tarihli ek raporun birlikte incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; davacının talebinin, yapılan iş maliyet bedeli ile sözleşmenin haksız fesih nedeni ile uğradığı zarar ile yoksun kalınan kar ve dolaylı zarara ilişkin olduğu, söz konusu ihtilafın çözümü için öncelikle sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiği, bu kapsamda davalının davacıya göndermiş olduğu 19/03/2016 tarihli sözleşme fesih yazısından ve davalının beyanlarından, fesih gerekçesinin sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren 6 ay (180 takvim günü) olduğunun belirlenmesine rağmen işin süresi içerisinde bitirilmediği ve sözleşme süresinin uzatılmak istenmemesi olduğunun görüldüğü, 11/05/2015 tarihinde imzalanan ve işin bitim süresi 6 ay olarak belirlenen sözleşme konusu işin bitim süresinin 11/11/2015 tarihi olduğu, taraflar arasında imzalanan 11/05/2015 tarihli taşeron sözleşmesinin 3/b ve 18.maddeleri gereğince her türlü sarf malzemesinin işveren...
mümkün olduğu anda HMK m.107/2 uyarınca arttırılmak üzere 500,00TL denkleştirme tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, müvekkili şirkete kesilen ceza faturalarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile ödenen ve hakedilerden kesilen bedellerin müvekkil şirkete iadesini, ceza faturalarından dolayı davalı şirketlere herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesini, bu zarar kalemine ilişkin belirsiz alacak olarak HMK m.107/2 uyarınca arttırılmak üzere 500,00TL'nin davalılardan tahsilini, araç kiraları, iş yeri kirası, banka kredisi ve işyeri ekipmanları nedeniyle uğranılan zarar tespit edilerek, bu alacak kalemi için tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda HMK m.107/2 uyarınca arttırılmak üzere; 500,00TL'nin davalı şirketlerden tahsil edilmesini, ......
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tespiti ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, davalı adına kayıtlı olan iş makinesinin devir işleminin noterlikçe yapılmaması ve davacı şirketin kestiği faturadaki imzanın şirket temsilcisine ait olmaması iddialarına dayalı olarak Ticaret ve Sanayi Odasındaki kaydın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Davalı vekili, B.K.'nun 31. maddesine göre hata ve hile iddialarının bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiğini, bu sürenin geçtiğini, makinenin faturalı olarak sicile tescil edildiğini, harici satış olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Örneğin tapusuz taşınmazın devri için adi yazılı bir senet yapılmış ancak tarafların asıl amacı satış değil de bağışlama olsa bile muvazaaya dayalı olarak bu işlemin iptali mümkün olmayacaktır. Çünkü sözü edilen içtihadı birleştirme kararı tapulu taşınmazlarla ilgili olduğundan tapusuz taşınmazlara uygulanması mümkün değildir. Genel muvazaaya göre çözümlendiğinde de tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan menkullerde teslim ile mülkiyet geçeceğinden gizli işlem olan bağışlama için de şekil koşulu eksikliğinden söz edilemeyecek ve murisin yaptığı bu işlemin iptali mümkün olmayacaktır. Gizli işlemin geçerliliği için bir şekil koşulu var ama bu şekil koşulu gerçekleşmemişse bu takdirde muvazaaya dayalı iptal taşınır mallarda da söz konusu olabilecektir. Örneğin trafiğe kayıtlı bir araç gerçekte bağışlanmak istendiği hâlde noterde satış suretiyle devredilmiş ise burada muvazaaya dayalı iptal mümkündür....


