İcra Müdürlüğünün 2005/3484 esas sayılı dosyası üzerinden fiilen haczedildiğini, satışının talep edildiğini, satışının yapılıp kesinleşmesi halinde ... plaka sayılı ...’na satılan araç yönünden de şikayetin konusunun kalmayacağını bildirdiği, söz konusu araçların İzmir 14. İcra Müdürlüğünün talimatı üzerine Menderes İcra Müdürlüğünün 2008/79 tal. sayılı dosyası üzerinden satışlarının yapıldığı, anılan İcra Müdürlüğünün 09/04/2008 tarih ve 2008/79 tal. sayılı yazısına göre, ... plakalı aracın satışının 15/02/2008, ... plakalı aracın 17/03/2008 ve ... plakalı aracın da 07/04/2008 tarihlerinde kesinleştiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan şikayetçi Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. alacağını ... Varlık Yönetim A.Ş.’ne devrettiği, temellük eden ... Varlık Yönetim A.Ş. tarafından 10/04/2008 tarihli oturumunda alacağı temlik aldıklarını ve sanıktan şikayetçi olduklarını mahkemeye bildirdiği görülmektedir....
davacı ile yapılan protokol gereği davacıya ait aracın satılarak, satış bedeli kredi borcundan mahsup edilmek üzere mutabakata vardıklarını ancak araç üzerinde bulunan satılamaz ve devredilemez şerhi nedeniyle aracın satışının yapılamadığını, bu sebeple ödenen kredi borçlarına karşılık davacı tarafça daha önce teminat amaçlı olarak verilen bononun icra takibine konulduğunu, icra dosyasında konulan haciz sonrası aracın satışının yapıldığını ancak araç satış bedelinin 6.000,00 TL olup araç üzerindeki öncelikli alacakların tahsil edilmesi sonucu ellerine satış bedeli geçmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir....
ve alacak borcun bulunmadığını, noter satışının da bu sözleşmeden yaklaşık 5 gün sonra yapıldığını, bu durumda ortada hiçbir kanuni sorumluluk kalmadığını, ayrıca davacı tarafın aracı görüp, beğenerek ve parasını ödeyerek aldığını ifade ettiğini, aslında bu sözleşmeden sonra yapılan resmi noter satış sözleşmesi ile araç davacıya ...Şti....
A.Ş., bu devir işlemlerinin mal kaçırmak amacıyla muavazalı olarak gerçekleştirildiğini, devredilen bu mallar için alacak miktarları kadarı ile İİK 277 mad. vd. gereği tasarrufun iptali ile iptal edilen bu tasarruflar için cebri icra yoluna devam edilmesinin sağlanması için bu davayı açtıklarını, davalılar arasındaki ... plakalı araç için ... tarihli ... plakalı araç için ... tarihli, ... plakalı araç için ... tarihli ... plakalı araç için ... tarihli,... plakalı araç için ... tarihli ... plakalı araç için ... tarihli, ... plakalı araç için ... tarihli ... plakalı araç için ... tarihli, ... plakalı araç için ... tarihli satış işlemlerinin iptali ile Ankara ......
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacının artık servis işletmeciliği faaliyetinde bulunulamayacağından bahisle işini terk ettiği, bu faaliyetine eşi tarafından devam edilecek olması dolayısıyla işletmesinde kayıtlı bulunan … plakalı aracın … tarih ve … yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile eşi …'e devredildiği, davacı tarafından gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olması dolayısıyla araç satışına ilişkin fatura düzenleyerek bunu işletme defterine kaydettiği ve ayrıca 12/06/2014 tarihinden sonra eş …'in 09/12/2016 tarihinde kadar servis işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu görülmüş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre gelir vergisinde vergiyi doğuran olayın gelir elde edilmesine bağlamış olması, dava dosyasında yer alan Nüfus Kayıt Örneği'nden de görüleceği üzere, araç satışının davacının eşine yapılmış olması, 4721 sayılı Medeni Kanun'da yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'nin kabul edilmiş olması, dolayısıyla eşler...
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, davacının artık servis işletmeciliği faaliyetinde bulunulamayacağından bahisle işini terk ettiği, bu faaliyetine eşi tarafından devam edilecek olması dolayısıyla işletmesinde kayıtlı bulunan … plakalı aracın … tarih ve … yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile eşi …'e devredildiği, davacı tarafından gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olması dolayısıyla araç satışına ilişkin fatura düzenleyerek bunu işletme defterine kaydettiği ve ayrıca 12/06/2014 tarihinden sonra eş …'in 09/12/2016 tarihinde kadar servis işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu görülmüş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre gelir vergisinde vergiyi doğuran olayın gelir elde edilmesine bağlamış olması, dava dosyasında yer alan Nüfus Kayıt Örneği'nden de görüleceği üzere, araç satışının davacının eşine yapılmış olması, 4721 sayılı Medeni Kanun'da yasal mal rejimi olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'nin kabul edilmiş olması, dolayısıyla eşler...
Taraflar arasında “kaza sonucu perte çıkan araçların davalı tarafından sovtaj bedeli ödenerek davacıya satışının yapıldığı” konusunda süre gelen ticari ilişki bulunduğu dosya içerisinden anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalıya gönderilen havalelere ilişkin banka dekontlarında “hasarlı soğutucu ve araç bedeline karşılık şeklinde” açıklamalar bulunmaktadır. Temyize konu uyuşmazlık, ... plakalı aracın ve bir adet soğutucunun davalı tarafça davacıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar mahkemece anılan aracın dava dışı “... Ltd....
Ayrıca davalı dilekçesinde ... ve ... plakalı araçların satışının davacıya yapıldığını, bedellerinin de borçtan mahsup edilmediğini belirtmiş olup mahkemece söz konusu araçların satışının davacıya yapılıp yapılmadığının tespiti ve satışı yapılan araç var ise bedellerinin borçtan mahsup edilip edilmediğinin tespitinin yapılmamış olması doğru görülmemiş,eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının 09.06.2015 tarihinde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, davacının annesinden kamyonet satın aldığını ve bedel olarak o dönemde 2.250,00 TL verdiğini, ancak davacının annesinin vefatı üzerine kamyonetin resmi satışının gerçekleşmediğini, bu durum üzerine davacıdan resmi satışın gerçekleşmesini, olmadığı takdirde parasını geri istediğini, bunun üzerine davacının kendisine boş senet verdiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen aracın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle ödediği bedelin güncel karşılığı olarak senedin boş kısmına 35.000,00 TL yazdığını ifade ettiği, anılan tutanak içeriğinden davalıya davacının annesi üzerine kayıtlı aracın haricen satışının yapıldığı, davacının annesinin vefatı üzerine aracın resmi devrinin yapılamaması nedeniyle davacı tarafından dava konusu senedin davalıya verildiği, KTK uyarınca araç satışlarının noter tarafından yapılması gerektiği, bu hususun geçerlilik şartı olduğu, geçersiz sözleşme...
Bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davalının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının yapılarak otopark hizmet ücretinin ödenmesi için gerekli girişimlerde bulunması ve bu konuda çaba sarfetmesi gerekir. Aracın yasada belirtilen 6 aylık süreyi aşacak şekilde uzun süre teslim alınmaması (somut olayda 5 yıla yakın süreyle) sonucu otopark ücretinin aracın değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında davalının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca araç otopark ücreti olarak ödenecek bedel, aracın satış bedelinin %25'ini geçemeyecektir. Şu halde davacının altı ayın sonunda aracın satışının gerçekleşmesi için çaba harcamayıp, aracı muhafaza etmeye devam etmesinde TBK m.529 hükmü kapsamında davalının yararı olmadığından davacı bu dönem için otopark ücreti talep edemez....


