nin müteahhidi olarak enerji nakil hattı yapımında çalıştığı sırada şikayetçiye ait dört adet ceviz ağacının dallarını, şikayetçinin rızası olmaksızın, yanlış bir projelendirme ile yapılan keyfe dayalı yanlış bir işlemle ana gövde üzerinden keserek 800 TL zarar vermek suretiyle dikili ağaç, fidan veya boğ çubuğuna zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı bir delil elde edilemediğinden bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde, bağımsız bölüm maliki olan davalının projeye aykırı olarak kendi bağımsız bölümün pencerelerini demir parmaklıkla kapattığını ileri sürerek bu parmaklıkların sökülüp eski hale getirilmesini istemiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri anataşınmazın tüm kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat onarım ve tesis yapması yasaklanmıştır....
Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesi uyarınca küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir. Babanın rızasının aranmaması kararının evlat edinme dosyası içinde değerlendirilmesi ve karara bağlanması gerekir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.10.2011 gün 3648-14805 sayılı bozma ilamında da bu hususa işaret edilmiştir. Davacıların evlat edinme davası içinde değerlendirilecek bu konuyu ayrı dava konusu yapmalarında hukuki yarar bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, pasta imalatı yapan davacının fırın ve pişirme ünitelerinin borularının bağlanması için anataşınmazın soba bacasının tamiratının yapılmasına aksi halde barbekü bacasının kullanılmasına izin verilmesi istenilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi gereğince; kat malikleri anataşınmazın bakımını yapmaya ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olup kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin ortak rızası olmadıkça ana yapının projesinde öngörülmeyen bir imalatı yapamaz....
in kendisine ait araziyi sanık ve katılanlar arasında fiili olarak paylaştırdığı, olay tarihinde fiili paylaşım neticesinde katılanlara ait olan arazide bulunan keçiboynuzu ağacından sanığın katılanların bilgisi ve rızası dışında keçiboynuzlarını toplayarak ... isimli şahsa para karşılığında sattığı ayrıca aynı arazide bulunan harnup denilen keçiboynuzu ağaçlarından birinin 5 yıl ürün vermesine engel olacak şekilde ana dallarını kesip zarar verdiği iddia olunan olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından sanık ile katılanların kardeş olup olmadıkları yönünde nüfus kayıt örneği celp edilmeden, aynı konutta birlikte yaşayıp yaşamadıkları tespit edilmeden, birlikte yaşamıyor olsalar dahi kardeş olmaları halinde TCK'nın 167/2. madde gereği indirim yapılacağı ihtimali değerlendirilmeden, sanığın kastının tespiti bakımından sanığın aşamalarda harnupları kardeşinin hanımı...'...
Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir....
için 14/02/2011 tarihinde müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında genel kurul yaptığını ve ortaklar kurulu kararı aldığını, iş bu hisse satış sözleşmesinin iptali için müvekkili ...'...
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ana ve babanın aşı uygulamasına rıza göstermemeleri halinde, çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olan bu durumda ana babanın rızasının aranmayacağı, somut olayda ana ve babanın haklı bir sebep ve delil göstermeksizin çocuklarına aşı uygulanmasına karşı çıktıkları, yapılması istenilen aşının çocuğun üstün yararına aykırı olacağına ilişkin bir bulgu ve olgunun bulunmadığı gibi aşının, çocuğun gelecekteki bireysel sağlığı yanında, toplum sağlığı açısından da yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, mahkeme uygulamasının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimarî projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimarî durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4....
Dava, küçüğün gelecekte evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek TMK’nin 311. maddesindeki sebepler ile anne ve babanın evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir, ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü getirilmiştir. Üzerinde durulması gereken husus; TMK'nin 312. maddesinde çocuğun evlat edindirilmesinde eksik olan ana ve/veya babanın rızasının aranmaması için davanın ne zaman açılabileceği ve bu kapsamda madde metninde ifade edilen "kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğidir....


