WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

ne devredildiğini, bu devirin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirildiğini, bu devir neticesinde şirkete herhangi bir para girişi olmadığını, dava konusu taşınmazın şirketin en önemli sahip olduğu mevcudatı olup, şirketin varlığını sürdürebilmesi için çok önemli bir değere sahip olduğunu, şirketin ana faaliyet konusunu oluşturmakta olduğunu, buna rağmen şirket ortağı müvekkilinin herhangi bir rızası alınmadığını, ortaklar kurulu toplanmadığını belirterek, ......

. - 2017/666 K. sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf başvurusu ile ilgili olarak verilen 14/12/2017 tarihli istinaf kararı ile; davacı tarafça diğer kat maliklerinin rızası alınsa bile davalı tarafın rızası olmadan idari yoldan düzeltimin mümkün olmayacağının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu düzenlemelerine göre sabit olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, istinaf talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava niteliği itibariyle ana taşınmazın bağımsız bölümlerine ait arsa paylarının değerlerine göre yeniden belirlenerek düzeltilmesi davası olmayıp, tapu kaydı ile mimari proje arasındaki farklılıkların tespit edilerek giderilmesi istemine ilişkin olup, arsa paylarının düzeltilmesine ilişkin talebin reddi gerekirken, bölge adliye mahkemesince istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Sokakta bulunan belediyeye ait ana kanala bağlanması şeklinde muarazanın giderilmesine karar verilmiştir....

Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinde belirtilen, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği; yine, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, taraf değişikliği...

Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinde belirtilen, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği; yine, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, taraf...

ın, dava tarihinden önce, 05.5.2008 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinde belirtilen, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu; ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği; yine, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceğine ilişkin düzenlenme karşısında; adı geçen davalının mirasçılarına yöntemince husumet tevcih edilerek yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, ölü kişi hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur....

d) Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu ... ada 30 parselde davacı 4/5 pay sahibi, davalı ise 1/5 pay sahibi bulunmaktadır. Davacı davalının rızası ile bina yaptığını belirterek davalı payının adına tescilini istemiştir. Tapulu bir taşınmazda malikin rızası ile bina yapan kişinin ileride mülkiyetin kendisine devredileceği inancı taşıdığı düşünülerek iyiniyetli olduğu kabul edilebilir....

iken aniden ayağa kalkarak "ben çıkıyorum açın kapıyı, başım dönüyor" diyerek salondan çıktığı, 6) Mağdure 26.12.2013 günlü 2 nolu oturumda olay günü uyuşturucu madde etkisinde olduğunu, 7) Mağdure 02.10.2014 günlü dilekçesi ile sanık ile rızası dahilinde birlikte olduğunu bir başka beyanında da kollarındaki çiziklerin önceden oluştuğunu ifade etmiştir....

Ancak; 1- Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz; tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Somut olayda bilirkişi raporuna göre her ikisi de davalıya ait olan 10/A ve 10/B nolu bağımsız bölümlerin birbirine bağlantısını sağlayan ara duvarının kaldırıldığı, bu duvarın ana taşıyıcı sisteme etkisinin olmadığı anlaşılmakla anılan Yasa maddesi hükmü göz önünde bulundurulmadan sözü edilen bağımsız bölümler arasındaki duvarın da eski hale getirilmesine karar verilmesi, 2- Hüküm altına alınan değişikliklerin eski hale getirilmesi için Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi uyarınca davalı tarafa belli ve uygun bir süre verilmemiş olması, Doğru görülmemiştir....

Küçüğün evlat edinilmesinde davalı annenin rızası bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 311. madde koşulları da oluşmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.10.2016 (Prş.)...

UYAP Entegrasyonu