WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Davalı vekilli, 19.07.2007 tarihli sözleşme koşullarının birlikte kararlaştırıldığını, ana para konusunda ihtilaf bulunmadığını, belirlenen faiz oranları ve işlemiş faizin yasaya aykırı olmadığını, ödeme maksatlı çek verildiğini belirterek davanın reddine, kötüniyetli dava nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının 19.07.2007 tarihli sözleşmeyi rızası hilafına imzaladığına ilişkin somut bir iddia ileri sürmediği, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiği, 19.07.2007 tarihli sözleşmenin davacı asil ve hazır olan avukat tarafından imzalandığı, sözleşmede bileşik faiz kararlaştırılmadığı, kararlaştırılan faiz oranlarının yasada belirlenen faiz hadlerinden yüksek olmadığı, ticari muameleleri de şart edilmemiş olsa da faiz verileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümün balkonunu mimari projeye yönetim planı hükümlerine ve kat malikleri kurulu kararlarına aykırı olarak kapattığını, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinde açıkça kat maliklerinin ana gayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olduğunun belirtildiği, yine kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat onarım ve tesisler değişik renkte dış badana veya yaptırılamaz denilmekte olduğunu, bu sebeplerle ortak yere yapılan müdahalenin sonlandırılması ve balkonun...

den suça konu sözleşmenin hangi ana veya alt bayide düzenlendiğinin kesin olarak tespitinin mümkün olup olmadığının sorulması ve abonelik sözleşmelerindeki imza ve yazıların sanığa aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; suçun sübutu halinde, hükümden önce 19/02/2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında...

sabit olması halinde suçtan elde edilen menfaatin sanığa ait olacağı cihetle suçun sübut bulacağı gözetildiğinde, hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, ön ödeme önerisinde...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında, kooperatif genel kurul kararlarının iptali davası sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar vekili; Kooperatif Ana Sözleşmesinin 62. maddesinde daire paylaşımının noterde çekilecek kur'a ile yapılacağı belirtilmesine rağmen, 21.01.2007 tarihli genel kurulun 3. maddesi ile kur'a çekimi mümkün olmaz ise ihale usulünün uygulanacağı kararının üyelerin eşitliği ilkesine, genel hukuk kurallarına, Anayasa'nın temel ilkelerine, Kooperatif Ana Sözleşmesine ve Kooperatif Kanunu'na aykırı olduğu, alınan kararda uzlaşmayı kabul etmeme halinde ihale yolunun açılması, ekonomik gücü iyi olan üyeler lehine haksız rekabet doğuracağını ileri sürerek, bu kararın iptalini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında müvekkili ... dışındakiler bakımından davayı takip etmediğini bildirmiştir....

Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19.maddesinin 2.fıkrası gereğince kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası bulunması halinde yapılacak tesis ve değişikliğin imar mevzuatına aykırı olmaması veya yazılı rızası bulunmayan kat malikinin bağımsız bölümünü kullanmasını engelleyecek ve Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18.maddesi gereğince kat malikini rahatsız edici nitelikte bulunmaması gerekir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle davalının anataşınmazın ortak alanına yaptığı müdahalenin yukarıda izah edildiği gibi imara aykırı olduğunun tespiti ile menine karar verdiği anlaşılmakla, mahkemece kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir....

Her kat maliki ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur.” şeklinde düzenlenmiştir. 15. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesinin 1. fıkrasında anataşınmazın bakımı ve koruma borcu kat maliklerine yüklenmiştir. Buna göre her kat maliki ana yapının mimari durumunu bozacak, güzelliğini etkileyecek ve sağlamlığını tehlikeye sokacak eylemlerden kaçınmalı ve ana taşınmazın bakımına özen göstermelidir. Maddede yer alan koruma borcu ana taşınmazın “mimari durumunu”, “güzelliğini” ve “sağlamlığını” koruma olmak üzere üç noktada toplanmıştır. 16. Kat Mülkiyeti Kanunu anataşınmazda onaylı mimari projeye uymayan hiçbir durum ve değişikliğe kural olarak izin vermemiştir. Ana yapı onaylı mimari projeye uygun olmakla birlikte zamanla anataşınmazın ortak yerlerinde proje değişikliğini gerektiren bazı ilave ve yeniliklerin yapılmasına gereksinim duyulabilir....

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, özellikle 27.2.2006 günlü bilirkişi raporundan dava konusu edilen pissu ve kanalizasyon hattının onaylı mimari projesine uygun şekilde yapılmadığı, bir kısım rogarların inşa edilmeyip ve boru hatlarının döşenmediği, dava konusu hattın projesine aykırı yapıldığı anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrasına göre, kat malikleri ana taşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya mecburdurlar. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz hükmü yer almaktadır. Bu Yasa hükümlerinden de anlaşılacağı gibi tüm kat malikleri ana taşınmazın onaylı mimari projesine uymak zorundadırlar ve onaylı mimari Proje maliklerin tümünü bağlar. Somut olayda mahkemece karar altına alınan ve çözüm olarak önerilen yol onaylı mimari projeye aykırı bulunmaktadır....

Ceza Dairesinin bozma ilamında sanığa yüklenen alıkoyma fiilinin 5237 sayılı TCK.nun 22/6 maddesi hükmü ve mağdurenin suç tarihindeki rızası ile yaşı nazara alındığında suç teşkil etmediği belirtilmiş ise de; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335. maddesinde "ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velayeti altında olduğunun", Medeni Yasanın 11. maddesinde "erginliğin 18 yaşın doldurulması ile başladığının" , Aynı yasanın 14. maddesinde "ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığının", Yasanın 16. maddesinde "ayırt etme gücüne sahip küçüklerin… … kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcilerinin iznine gerek bulunmadığı" hususlarının hüküm altına alındığı, Medeni Yasanın 340. maddesinde "ana ve babanın çocuğun eğitilmesinden, bedensel, zihinsel ve ruhsal gelişiminden ve korunmasından sorumlu olduğu", Yasanın 339/2 maddesinde "çocuğun ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlü olduğu", 339/4 maddesinde "çocuğun ana ve babasının...

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Ana Baba Rızası Arama İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 11. Aile Mahkemesinin 22/09/2017 tarihli ve 2017/464 Esas, 2017/665 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11....

UYAP Entegrasyonu