WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Dava, küçüğün gelecekte evlât edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek TMK’nın 311. maddesindeki sebepler ile anne ve babanın evlât edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir, ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlât edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü getirilmiştir. Üzerinde durulması gereken husus; TMK'nın 312. maddesinde çocuğun evlât edinilmesinde eksik olan ana ve/veya babanın rızasının aranmaması için davanın ne zaman açılabileceği ve bu kapsamda madde metninde ifade edilen "kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğidir....

Dava, küçüğün gelecekte evlât edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek TMK’nın 311. maddesindeki sebepler ile anne ve babanın evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir, ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü getirilmiştir. Üzerinde durulması gereken husus; TMK'nın 312. maddesinde çocuğun evlât edinilmesinde eksik olan ana ve/veya babanın rızasının aranmaması için davanın ne zaman açılabileceği ve bu kapsamda madde metninde ifade edilen "kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğidir....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kat maliklerinin binanın ön cephesindeki balkonlarını pimapenle kapatarak ortak yerlere el attıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve projeye uygun eski haline getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 28.11.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5711 sayılı Yasayla değişik 19. maddesinin ikinci fıkrası hükmünde kat maliklerinden birinin ana taşınmazın ortak yerlerinde kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yapamayacağı öngörülmüştür....

Mahkemece; davalılar tarafından yapılmış olan yıkım ve söküm işleminin plan ve projesine aykırı olduğu, yapılan yıkım ve sökümün binanın taşıyıcı sistemlerine zarar verecek şekilde olduğu, bu bakımdan 634 sayılı Kanunun 19. maddesinde düzenlenen ana gayri menkulün ortak yerlerinde inşaat onarım ve tesislerin değişik renkte dış badana ve boya yaptırılamaz hükmü ile kat maliki kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar verecek şekilde onarım tesis yapılamaz hükmünün ve tavan taban ve duvar ile birbirine bağlantı bulunan bağımsız bölümün bağlantılı yerlerinde bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım yapılabilir hükmünün ihlal edildiği, gerekçesiyle davanın kabulüne, ......

Davalı, davacının okumadığını, çalıştığını, işten kendi rızası ile ayrıldığından nafaka isteyemeyeceğini, daha sonra da çalışmaya başladığından açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının.... 27.09.2012-25.11.2012 tarihlerini kapsayan dönemlerde çalıştığı, 25.11.2012 tarihinde de dava açmadan yaklaşık bir ay önce kendi rızası ve isteği ile istifa edip işten ayrıldığı, ayrıldıktan sonra da ....başvurduğu ve .... marketler zincirinde iş ayarlanması sonucu tekrar çalışmaya başladığı, bu işyerinden de yine kendi isteği ile çıktığı, çalışmasına engel teşkil edecek bedeni ve fikri bir rahatsızlığının olmadığı, kendisine yardım edilmediği takdirde zarurete düşmeyeceği, yeniden iş bulup çalışabilecek durumda olduğu gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yardım nafakası talebine ilişkindir....

Belediye Başkanlığına demirlerin kaldırılması amacı ile başvuru yapıldığını, adı geçen Belediye tarafından verilen 05/07/2012 tarih 4078 sayılı cevabi yazıda, demir profilden yapılan çamaşırlıkların kaldırılması için karşı tarafa yasal uyarı yapıldığının bildirildiğini, karşı tarafın sabırla beklemesine rağmen çamaşırlıkları kaldırmadığını, davalı ile aralarında husumet bulunduğunu, çamaşır demirleri nedeni ile ailesi ve kendisinin tedirgin yaşadığını, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesinde kat maliklerinin gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnenememek, yönetim planı hükümlerine karşılıklı olarak uymakla yükümlü oldukları belirtildikten sonra, aynı Kanunun 19. maddesinde kat maliklerinden birinin, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası aynı Kanunun 19. maddesinde kat maliklerinden birinin bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinmede ana baba rızası aranmaması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci ve 312 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.12.2020 tarihli ve 2017/1926 Esas, 2020/1057 Karar sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Türk Medeni Kanunu 309. madde,”Evlât edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir. Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir. Verilen rıza, evlât edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlât edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir.” yasanın 310. maddesinde ise, “Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez. Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir. Aynı yasanın 311. maddesinde ise “Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz: l. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa, 2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa.” hükmünü içermektedir....

Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kat maliklerinin 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin tapuda mesken olarak kayıtlı olmasına rağmen iş yeri olarak kullanıldığı, mimari projeye aykırı olarak ana taşınmazın bağımsız bölümleri ile depoların ara duvarlarını kaldırıp, ortak alanlarda dahil olacak şekilde mağaza olarak diğer davalı şirkete kiraya verdiklerini, davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini, kiracı şirketin tahliyesini istemiş, mahkemece ... kata yapılan müdahalenin önlenmesine, 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin yönetim planına uygun eski hale iadesine, tahliye talebinin reddine karar verilmiştir. 1)634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin ikinci fıkrasında, kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde ve kat malikinin kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek...

Bu hükümle, yaşı ne olursa olsun, çocuğa ana ve babasının bilgisi veya rızası dışında evi terk etmeme hususunda bir yükümlülük yüklenmiştir. Bu hükmü, ana ve babasının bilgisi ve rızası dışında evi terk eden çocuğu yanında bulunduran kişiye çocuğun ana ve babasını veya yetkili makamları durumdan haberdar etmek yönünde bir yükümlülük yüklemek suretiyle tamamlamak gerekir. Çocuğun evi terk etmesinin ana ve babada büyük bir tedirginlik oluşturduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Belirtilen gerekçelerle, Türk Ceza Kanununun, 'Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' başlıklı 234 üncü maddesine, kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu rızasıyla da olsa yanında tutan kişiye çocuğun ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmek yönünde bir yükümlülük yükleyen ve bu yükümlülüğe aykırı davranışı suç olarak tanımlayan bir fıkra eklendiği" ifade edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu