Bu nedenle arsa sahibinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Yasada tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanuna göre Tüketici Mahkemelerinde değil genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin.......Esas sayılı dosyasından verilen kararla feshedildiğini, sözleşmeye konu taşınmazın %50’sinin davacı yüklenici tarafından inşa edilmiş olduğunu ve davalıların sebepsiz zenginleştiğini öne sürerek 150.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili davanın zamanaşımına uğradığını ayrıca taşınmazın ekonomik değeri bulunmadığını öne sürerek reddini savunmuştur....
Davacı vekili, davalı yüklenici ... ile, davalı arsa sahibi ... arasında yapılan 26.06.2009 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükleniciye düşen A blok 10. kat 20 no'lu bağımsız bölümünün yüklenici tarafından noterden düzenleme şeklinde yapılan 14.6.2010 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, bedelini ödediğini taşınmazın ... kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davalı arsa sahibi ... vekili, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin fesh edildiğini yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, yüklenicinin edimini yerine getirmemiş olduğundan müvekkillerinden talep hakkı olmadığı, savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir. Davalı yüklenici ... vekili, davacının bedeli ödemediğini arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan davanın devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir....
Büyük Genel Kurulu'nun ....01.2013 tarih ve 2013/... sayılı Kararı'nın dayanağı olan 2797 sayılı ... Yasası'nın ....maddesini değiştiren 6110 sayılı Yasa'nın ....maddesinde, daireler arası işbölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirmenin esas alınacağı öngörülmüştür. Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığından hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek .... Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı ile davalılardan ... arasında düzenlenen 01.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra, arsa sahibi davalılardan ... sözleşmeye konu taşınmazı vekili aracılığıyla davalılardan ...’a satmıştır. Davacı dava dilekçesinde davalılardan ...’ın vekili aracılığıyla yaptığı satış işleminin iptalini talep etmiş ise de, davacı 01.12.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haklarını talep edebilir. Davacı dava dilekçesinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarını talep etmediğine göre, taşınmazın satış işleminin iptali ile taşınmazın tapusunun davalılardan ... adına tesciline karar verilmesini talep edemeyeceği gözetilerek, davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan ... ile asli müdahil... Bankası A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde davalı ...'...
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bu durumda eldeki davada uyuşmazlık 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, davanın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 21/12/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Bu sözleşme, niteliğince Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir. Yüklenici davalı, sözleşmede yazılı, davacılara ait olduğu bildirilen (5) ve (6) numaralı parsellere, sözleşmede yazılı koşullarla, arsa payı karşılığı inşaat yapmayı ve yine sözleşmede belirtilen (7) adet bağımsız bölümün davacılara teslimini yüklenmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, tapulu taşınmaz ya da tapulu taşınmaz payının kayden yükleniciye temlikini de içerdiğinden; bu nitelikteki sözleşmenin feshi, taraflarının bu yöndeki iradelerinin birleşmesi ile ya da mahkeme kararı ile olanaklıdır. Somut olayda ise, yanlar arasındaki sözleşmenin taraflarının iradesi ile ya da kesinleşmiş mahkeme kararıyla bozulmuş olduğu davalı yüklenici tarafından yasal ve yazılı delille kanıtlanmamıştır....
-K A R A R- Davacı vekili, arsa sahibi müvekkili ile davalı arasında 2008 yılında gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalının sözleşme gereğince inşaata başlamak için hiç bir girişimde bulunmadığını ileri sürerek, gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile taşınmaz üzerindeki satış vaadi şerhinin silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının tapu aslını vermediği için gerekli işlemlere başlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıya sözleşme ile aynı tarihte geniş yetkileri içeren genel vekaletname verdiği, davalının tapunun kendisine verilmemesi nedeni ile davacı tarafa herhangi bir ihtarda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....
, tapuda taşınmaz maliki olmayan davacının, tapuda malik olduğu anlaşılan üçüncü kişi ile arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarını, kendi akidine karşı ileri sürebilirse de üçüncü kişinin verdiği satış vekaleti kapsamında, taşınmazın satış bedelini davalıdan isteyemeyeceği, davacının aktif husumeti bulunmadığından, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin faturaya dayalı alacak iddiasının ve üçüncü kişi ile aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşme hükümlerinin değerlendirilmediği yönündeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, davacının davalıya resmi olarak sattığı bir taşınmaz bulunmadığından, faturanın davacı tarafından kesilmesi ve tebliğinin de tek başına alacak hakkı yaratmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Davada ve sözleşmede taraf olmayan üçüncü kişiler tarafından ... aleyhine Adana 1. İdare Mahkemesi’nin 1993/1091 Esas sayılı dosyası ile arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesiyle, bu sözleşmeye dayanak olan belediye encümeni ve meclisi kararlarının iptâli için dava açıldığı, İdare Mahkemesi’nce, arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinden sözedilmeksizin idari işlemlerin iptâline karar verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmediği, ancak Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz isteminde bulunulması üzerine, Danıştay 6. Dairesi’nin 15.11.1995 günlü ilâmıyla arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi konusunda açılan davanın İdari Yargı’da görülmemesi gerektiğinin belirtildiği, encümen ve meclis kararlarının iptâli yönünden de davacılar tarafından 60 günlük süre içerisinde davanın açılmaması nedeniyle Adana 1....


