Dava hatalı imalat nedenine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davalı kooperatif yöneticileri bakımından kurulan hükümde isabet bulunmamaktadır. Kural olarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması gereğince uygulanması gereken TTK’nın 336. maddesine göre genel olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yapmış oldukları sözleşme ve işlemlerden ötürü şahsen sorumlu değillerdir. Aynı maddede 5 bent halinde açıklanan durumlar, bu genel kuralın istisnaları olarak gösterilmiştir. Buna göre zarar gören kooperatif üyeleri, kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri aleyhine doğrudan dava açabilir. Ancak kooperatif yöneticilerine karşı tazminat davası açılabilmesi için, davacı üyelerin, öncelikle kooperatiften tazminat alma olanağının kalmadığının sabit hale gelmesi gerekmektedir....
ın RED oyu kullandığı tutanak gereği tespit edilmiş ise de alınan karara ilişkin muhalefet şerhinin toplantı tutanağına derç edilmediği, anılan genel kurulda her ne kadar yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporlarının ayrı ayrı onaylanmasına dair oylama yapılmış ise de bu gündem maddesinde yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasının da genel kurulca yapılması gerekirken yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibralarının onaylanmadığı tutanak gereği tespit edilmiştir. 4.Madde; 2020 yılı bilanço gelir gider farkı hesaplarının okunması ve müzakeresi 2020 yılı bilanço ve gelir gider hesaplarının okunmasından sonra yapılan oylamada 24 kabul 7 red oyuna karşılık oy çokluğu ile 2020 yılı bilanço ve gelir gider hesaplarının kabul edildiği, yapılan bu oylamada davacı ..., ..., ...,...,..., ... , ... ile kooperatif üyesi ... ve ......
Bu nedenle kooperatif uzmanı bir bilirkişiden kooperatif defterleri, kayıtları, genel kurul ve yönetim kurulu kararları üzerinde inceleme yapılarak, 2009 yılına ait davalı kooperatifin yönetim kurulu çalışma raporu ve denetim kurulu raporunun Kooperatifler Kanunu’nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan tebliğlerde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, raporların gerekli tebliğ ve ilan işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti bakımından ilgili belgeler celp edilerek incelenmesi sonucu düzenlenecek açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, oluşacak uygun sonuç dairesinde, tarafların iddiaları ve savunmaları ve TTK'nun 327 nci, 354 ncü, 380 nci madde hükümleri de değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 2) Davacı ... adına duruşma gün ve saatini bildirir...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin olarak Dairemizin 09.03.2012 gün ve 2011/3337 Esas, 2012/1817 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Davacı, davalısı olduğu, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/808 esas, 2004/178 karar sayılı dosyasında bilirkişilerin kooperatif defter ve kayıtlarını yeteri kadar incelemeden, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin yönlendirmesi ile gerçeğe aykırı olarak rapor tanzim ettiklerini ve bir takım yeni deliller ortaya çıktığını ileri sürerek, yargılamanın iadesi isteminde bulunmuştur. Davalı kooperatif temsilcisi, davanın reddini istemiştir....
Ancak, söz konusu davanın hasımının davanın mahiyeti gereği kooperatif olması gerekmektedir. Dolayısıyla, kooperatif yönetim kurulunun toplantıya çağrılması talepli davada husumetin kooperatife yöneltilmesi gerektiği, dava dilekçesinde davalı olarak kooperatif eski yönetim kurulu üyelerinin gösterildiği, bu itibarla açılan davanın usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı anlaşıldığından, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur....
- K A R A R - Asıl davada davacı vekili, müvekkillerinin yeni yönetim kuruluna seçildikleri, eski yönetimin kooperatifi zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 YTL maddi tazminat talep ve dava etmişlerdir. Asıl davada davalılar, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacılar vekili, eski yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyelerinin görevlerini kötüye kullanmaları, zimmete para geçirdiklerini savunarak 800.000,00 TL olan zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 487.285,00 TL'nin 30.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte her kalem zararın oluştuğu tarihte görevde olan yönetim ve denetim kurulu üyesi davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların kendilerinin görevde oldukları dönemde oluşan zararlardan sorumlu tutulmalarına, davalılardan ..., ..., ... ve ...'...
nin Denetim Kurulu Üyeliklerine ..., ... 'nın seçildiğini, denetim kurulunun olağanüstü toplantı çağrı yapma yetkisinin olmadığını, olağanüstü toplantı çağrısını, mevcut yönetim kurulu üyeleri seçilme ehliyetlerini yitirdikleri için denetim kurulunun yaptıklarını, ancak; Kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçildiği 04.11.2018 tarihli Kooperatif Genel Kurulunun , Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında verilen karar ile "Davalı kooperatifin 04/11/2018 tarihli olup 2009 ila 2017 hesap yıllarına ilişkin genel kurul toplantısında alınan tüm kararlar iptal edilmiştir" Ortada geçerli bir toplantı olmadığından, geçerli olarak teşekkül etmiş bir denetim kurulu da yoktur, ibaresinin yer aldığını, Denetim Kurulu Üyeliğine Seçilen ...; Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyeliğine Seçilen ... İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin 11.04.2019 Tarih ve ... Esas-......
Adına Yönetim Kurulu vekilinin 27.02.2009 tarihli talep dilekçesiyle kooperatifin 1996 yılında kurulduğunu, ...’un 10.10.1996-21.06.2008 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı, ...’nın 10.10.1996-24.05.1997 yılları arasında denetici, ...’nın 24.05.1997-21.06.2008 tarihleri arasında yönetici, ...’ın 10.10.1996-21.06.2008 tarihleri arasında yönetim kurulu muhasip üyesi, ...’ın 10.10.1996-18.06.1999 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...’ın 10.10.1996-18.06.1999 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...’ın 18.06.1999-21.06.2008 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...’ın 18.04.1999-13.06.2004 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...’nin 13.06.2004-17.05.2006 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi, ...’ın 17.05.2006-21.06.2008 tarihleri arasında denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını ve kooperatifi zarara uğrattıklarını, kooperatifin 240 konutluk arsa payı etmesiyle 18.06.1997 tarihinde ... ve ... ile taşeron sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmenin 27.10.1997 tarihinde...
Mahkemece, ilgili Ticaret Sicil Memurluğu'ndan 08.....2002 tarihinde görevde olan tüm denetim kurulu üyelerini ve en son görevde olan denetim kurulu üyelerini gösterir ticaret sicil kayıtları istendikten sonra, 08.....2002 tarihli vekaletnamenin o tarihte görevde olan denetim kurulu üyelerinin tamamı tarafından verildiğinin tespiti halinde herhangi bir işlem yapılmadan dosyanın iade edilmesi; bu kişilerin tamamının ya da bir kısmının denetim kurulu üyesi olmadıklarının anlaşılması halinde en son görevde olan denetim kurulu üyelerinin tamamı tarafından adı geçen avukata verilmiş vekaletname var ise ibrazının sağlanması, ibraz edilememesi halinde en son görevde olan denetim kurulu üyelerine gerekçeli kararın ve davacı yanında fer'i müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği ile temyiz ve temyize cevap süresinin beklenmesi, kararın temyizi halinde, temyiz dilekçesinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesini benimsediklerini yazılı olarak bildirmeleri halinde bu dilekçenin davalılar vekillerine...
nun, yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle, özen ve bağlılık yükümlülüğünün bulunduğu, bu kapsamda denetim ve gözetim sorumluluğunun olduğu, çalıştığı dönem içerisinde yüklenici şirkete yapılan toplam 44.790,48 TL tutarında fazladan ödeme bulunduğu, davalının söz konusu zarardan sorumluluğunun bulunduğu ve ispat yönünden ters çevrilmiş kusur sorumluluğu olarak adlandırılan yöneticilerin hukuki sorumluluğu kurumu kapsamında kusurunun bulunmadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir....


