DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2021 KARAR TARİHİ : 17/03/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2504-2701-2712-2834 nolu ortağı olduğunu, kooperatif tarafından diğer üyelerle birlikte kura çekilerek tahsis edilen taşınmazların| kooperatif tarafından hazine arazisi üzerine yapılmış olması nedeni ile diğer ortaklardan ayrı olarak davacının Maliye Bakanlığı'na fazladan gecikme faizi ile birlikte 9,275,22 TL ecrimisil bedeli ödediğini, ayrıca koaperatif tarafından usulüne uygun tahsis işlemi yapılmadığı için sonradan maliye tarafından taşınmazın kooperatife tahsis edilmiş olmasından| kaynaklı olarak, yine diğer ortakların ödemediği ve davalı kooperatifin sorumluluğunda olan kooperatif tarafından ödenmesi gereken tapu tescil işlemleri için...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2019/417 Esas KARAR NO : 2021/843 DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2019 KARAR TARİHİ : 22/12/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 11/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE : Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde, Davalının, davacı kooperatifin ... nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, ferdileştirmeden sonra aidat ödememek için kooperatiften istifa ettiğini ancak bağımsız bölümü iade etmesi gerekirken iade etmediğini ve aidatta ödemediğini, kooperatifin halen deam ettiğini ve konut tahsisi yapılmayan ortaklar bulunduğunu, bu nedenle istifa eden ortakların aidat ödemesi gerektiğini, davalı adına olan ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili ile şimdilik 1.000,00 TL haksız işgalden kaynaklı ecrimisilin tahsiline karar verilmesini...
Somut olayda, asıl alacak olarak talep edilen bedelin 26.295,70 TL'sinin kooperatifçe kullanılan banka kredisinden davalının payına düşen tutar olarak; 27.943,66 TL'sinin ise genel giderlere katılım bedeli olarak talep edildiği, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıdan kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak talep edilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ancak ortak gider olması nedeniyle, genel yönetim giderlerine davalının da katılması gerektiğinden bahisle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir....
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının kooperatif ortağı .... isimli dava dışı şahıstan kooperatif bünyesinde bulunan B Blok 2 no'lu daireyi devraldığını, devir işleminden önce ... kooperatife borcu bulunduğunu, devirden sonra ise genel kurul kararı ile ortaklardan ek ödeme talep edileceğinin kararlaştırıldığından bahisle davalının devir öncesi ve devir sonrası sorumluluğundan kaynaklanan 8.760 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kooperatife borcu bulunmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur....
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacı ile davalı ... arasında 17.09.2001 tarihinde 2808-2809 ve 2829 numaralı kooperatif üyeliklerinin davacıya devri hususunda anlaşma yapıldığı ve ücretin peşin olarak ödendiğinin belirtildiği, sözleşmeyi davalı ...'ın devreden ve ayrıca kooperatif başkanı olarak imzaladığı, sözleşmede dava dışı muhasip üye ile yönetim kurulu üyelerinin de imzalarının bulunduğu, 17.09.2001 tarihli tahsilat makbuzu ile davacının 35.000 DM'yi davalı ...'a teslim ettiği, davacının böylece arsa payı karşılığı üyeliği davalı ...'dan devraldığı, bu tür üyeliğin geçerliliğinin genel kurul kararına bağlı olduğu, ancak somut olayda böyle bir kararın bulunmadığı, davalı ...'ın arsaları diğer davalı kooperatife devretmediği için kendi edimini yerine getirmediği, davacının ve üyeliğini devraldığı davalı ...'...
Maddesi ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14. Maddesi gereğince üyelikten çıkarılmasına karar verildiğini, yönetim kurulu kararını bildiren Konya ....
Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3 maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne yer verilmiş, 62/1. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. 62/3. maddesinde ise; "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiştir....
Limited şirketlere ilişkin TTK. m. 644 hükmünün yollamasıyla, limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanır. Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur. (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir (Necla Akdağ-Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 47). Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk şartları ile genel kusur sorumluluğunun şartları arasında bir fark bulunmamaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/293 Esas sayılı davası ve davaya konu alacak bakımından kooperatifin ihyasına kooperatifin ek tasfiyesi için kooperatif yönetim kurulunca belirlenen son tasfiye kurulu üyelerinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir. Mahkemece ihya kararının sadece ... .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/293 Esas dosyası ile sınırlı olarak verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamış, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, geçimini kooperatifin istihsal, imar ve nakliye işlerinde çalışarak temin ettiğini, davalı kooperatif yönetimi tarafından Haziran 2008 tarihinden itibaren müvekkiline iş verilmediğini, kooperatif anasözleşmesinin üye haklarını gözetmediğini ve ayrımcılık yaptığını, müvekkilinin kooperatifin bu tutumu nedeniyle elde edeceği gelirden mahrum kaldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere kooperatif üyelerinin ortalama hakedişlerinden maliyetlerin çıkarılması sonucu belirlenecek mahrum kaldığı 7.000.00 TL yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir....


