WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Kalite Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olup 2006 yılında kooperatif üyelerinin kooperatif hisselerini ferdileştirip kat mülkiyetine geçtiğini, kooperatifin ferdi mülkiyete geçene kadar tüm aidat borç ve yükümlülüklerini ödemiş bulunduğunu, kooperatif yönetimine herhangi bir borcunun bulunmadığını, tasfiye halindeki kooperatifin ek bütçe yapıp üyelerini borçlandırma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu temlik eden dava dışı kooperatifin davalı üyeyi borçlandırıcı nitelikte herhangi bir genel kurul kararı yapmaksızın davacı ile protokol ve temlik sözleşmesini düzenlemiş olduğu, temlikin davalı ortak bakımından geçerli olmayacağı, bu sebeple davalı ortağın icra takibine konu edilen borçtan bu aşamada sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....

Kalite Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi olup 2006 yılında kooperatif üyelerinin kooperatif hisselerini ferdileştirip kat mülkiyetine geçtiğini, kooperatifin ferdi mülkiyete geçene kadar tüm aidat borç ve yükümlülüklerini ödemiş bulunduğunu, kooperatif yönetimine herhangi bir borcunun bulunmadığını, tasfiye halindeki kooperatifin ek bütçe yapıp üyelerini borçlandırma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu temlik eden dava dışı kooperatifin davalı üyeyi borçlandırıcı nitelikte herhangi bir genel kurul kararı yapmaksızın davacı ile protokol ve temlik sözleşmesini düzenlemiş olduğu, temlikin davalı ortak bakımından geçerli olmayacağı, bu sebeple davalı ortağın icra takibine konu edilen borçtan bu aşamada sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/271 esas 2001/248 karar sayılı dosyası üzerinden 18.10.1993 tarihinde alacak davası açıldığı, 16.4.2001 tarihinde “davanın kısmen kabulüne, 3.302,40 TL’nin tahsiline, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren reeskont faiz uygulanmasına” karar verildiği, hükmedilen alacak miktarının faiziyle birlikte 7.450,00 TL olarak 5.12.2001 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Davacılar iş bu davada, davalıların, aşırı enflasyon, paranın alım gücündeki düşüş gibi faktörleri kendi çıkarları için kullandıklarını, davanın uzamasına ve alacaklarının değerini kaybetmesine neden olduklarını, nitekim davalı ...'nın davalı Kooperatifin başkanı, diğer davalıların ise daha önceki ve şimdiki yönetim kurulu üyesi olduklarını, satış konusu taşınmazın Kooperatif tarafından davalı ...'...

DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ......

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatifin tasfiyesi, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorunluluğundan kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacılar vekili, davalıların 2003, 2004, 2005 yıllarında görev yapan tasfiye, yönetim ve denetim kurulu üyeleri olduğunu, 30.06.2007 tarihinde yapılan genel kurulda ibralarının oylanıp, ibra edilmemeleri ve haklarında mali mesuliyet davası açılmasının oyçokluğu ile kabul edildiğini, davalıların görev yaptıkları dönemde kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, davalıların fazlaya yönelik hakkı saklı olarak 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Davalılar vekilleri, davacının zararının bulunmadığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, konutların teslim tarihi ile ilgili kooperatifin taahhüdünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Birleşen davada davacı vekili, davalının villasının imalat bedeli ve ödenmeyen aidat nedeniyle 86.494,17 TL alacağı olduğunu ileri sürerek, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı talep ve dava etmiştir. Davalı vekili de birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre1163 sayılı Kooperatifler Kanun’unun 98. Maddesi yollaması ile TTK’nun 336/5 maddesi gereğince kooperatif ortağının, yönetim kurulu üyelerinin kasten veya ihmal suretiyle görevlerini yerine getirmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebileceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. .../......

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olan sanıkların, kooperatifin 96 ortağı hakkında kooperatiften kredi çekerek borçlarını süresinde ödemedikleri halde kredi borcundan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takiplerini başlatmamaları, kooperatifin 2005 yılından itibaren kredi kullandırmasının takip oranı yüksek olması sebebiyle ilgili banka tarafından kapatılmasına ve kooperatifin öz kaynakları kısıtlı olmasına rağmen başkan ve yönetim kurulu üyelerine maaş ödemesine devam etmeleri, kooperatifin hizmet aracı olmadığı halde yönetim kurulu kararıyla kooperatif işlerine tahsis edilen ... plakalı araca akaryakıt gideri ödemeleri, cep telefonu ve hat alınarak fatura giderlerinin kooperatifçe karşılanması ile 2006, 2007, 2008 yıllarında 7.575.50 TL temsil ve ağırlama giderleri yaparak yersiz harcamalar ile kooperatifin kaynaklarını azaltmak ve kooperatifi zarara uğratmak suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiş...

Buna göre, ayrılan ortağın kooperatif malvarlığı üzerinde bir hakkı bulunmamaktadır. Uyuşmazlığı doğuran işlemlerde ise davalı kooperatif ortaklığından ayrılmasına rağmen yapacağı bir miktar ödeme ile kendisine isabet eden dairenin tapusunun verileceği kararlaştırılmıştır. Bu durum, anılan yasanın .... ve .... madde hükümlerine göre eşitlik ilkesine aykırı olarak bir kısım ortaklara farklı statü ve ayrıcalık sağlayıcı mahiyette ve kooperatif hukukunun temel müessese ve ilkelerini zedeleyici sonuçlar doğurmaktadır. Kural olarak kooperatiflerde farklı statüde ortaklık oluşturulması geçersiz olup, böyle bir ortaklığın ihdası ancak geçerli bir genel kurul kararı ile mümkündür. Yönetim kuruluna genel kurulca yetki verilmedikçe veya yönetim kurulunun bu yöndeki işlemleri genel kurulda onaylanmadıkça farklı statülü ortaklık yaratım işlemlerinin geçerliliği bulunmamaktadır....

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir (Necla Akdağ-Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 47). Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk şartları ile genel kusur sorumluluğunun şartları arasında bir fark bulunmamaktadır. Bir başka deyişle iddia sahibinin, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka aykırılığı ve illiyet bağını ispatlaması gerekir....

Davalı vekili 14/03/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davalının hukuken borcunun mevcut olmadığını, davacının talep ettiği alacak dava dilekçesinde ek olarakta sunmuş olduğu Kooperatifin 2017 yılı olağan genel kurul toplantısı tutanağına dayandığını, söz konusu tutanağın 5. maddesinde Kooperatif yönetimi ile Kooperatif üyelerinin karşılıklı edimlerde bulunulması kararlaştırıldığını, söz konusu madde uyarınca kooperatif üyelerinin ödeme yapmasına karşılık yönetimin 15 Nisan 2019 tarihinde evleri teslimine karar verildiğini, günümüz itibariyle yönetim tarafından talep edilen ödemeler karşılığı 15 Nisan 2019'da teslim edileceği kararı verilen dairenin davalıya teslim edilmediğini, bu haliyle yönetim kendisine düşen edimi yerine getirmeyerek söz konusu kurul kararını geçersiz hale getirdiklerini, dava dilekçesindeki değer 33.099,13-TL olduğunu, söz konusu meblağın Kooperatif yönetimin teslim etmediği evlere ilişkin istediği meblağın tamamı...

UYAP Entegrasyonu