WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı kooperatif denetçileri vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı kooperatif denetçileri vekili, davalıların kooperatifin eski yöneticileri olduklarını, davacı kooperatifin 31.05.2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısından sonra kooperatif belgeleri üzerine yapılan ön incelemede hesaplarda tutarsızlık bulunduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, belirsiz alacak olarak şimdilik 1,00 TL kooperatif zararının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir....

Belge tarihinden sonra ortaya çıkacak inşaat maliyeti nedeni ile davalının önceden ibra edilmesi düşünülemez zira davalının inşaat maliyetine katlanma yükümlülüğü aşağıda ayrıntısı ile izah edileceği üzere kooperatif tasfiye oluncaya kadar devam edecektir ve henüz yapılmamış inşaat maliyetinden yani doğmamış bir haktan yıllar önce feragat edilmesi mümkün değildir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 87.613,26 TL asıl alacağının olduğu hesaplanmış, davacının da icra takibinde ise 87.613,26 TL tutar üzerinden asıl alacak talep ettiği, arada 0,01 TL kuruşluk fark olduğu görülmüştür. Davacı kooperatif genel kurul kararının iptali kesinleşinceye kadar geçerli olup, ileri doğru hüküm doğuracaktır. Davacı kooperatifin tüzel kişiliği devam etmekte olup, yönetim kurulu üyelerinin istifa etmesi nedeni ile yönetim kurulunun ortadan kakması yahut kooperatif kişiliğine bağlı dava ehliyetini ortadan kaldırmayacaktır....

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir (Necla Akdağ-Güney, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 47). Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk şartları ile genel kusur sorumluluğunun şartları arasında bir fark bulunmamaktadır. Bir başka deyişle iddia sahibinin, uğramış olduğu zararın miktarını, hukuka aykırılığı ve illiyet bağını ispatlaması gerekir....

Kooperatif aidat borçlarından kaynaklanan alacak davasının, nispi ticari dava olup dava tarihinin 30/12/2021 olduğu, dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurmadığı anlaşılmakla çözümlenmesi gereken sorun arabulculuk dava şartının sonra tamamlanabilir dava şartı olup olmadığına ilişkidir. Davanın ticari nitelikteki alacak davası olduğu ticari nitelikteki alacak davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğu (Yargıtay 23.HD'sinin 2020/1943-4052 EK sayılı ilamı benzer mahiyettedir), arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan değildir.(Yargıtay 22.HD'sinin 2019/6709-16629 EK sayılı kararı , Bursa BAM 5. HD 2020/1353 Esas ve 2020/1450 Karar sayılı benzer mahiyettedir.) Dolayısıyla dava dilekçesi kapsamında arabulucuya başvurulmadığı sabit olduğundan eldeki alacak davasının arabulucuya başvuru dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK' nın 115/2....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/08/2017 (Dava) - 25/06/2021 (Karar) NUMARASI : 2017/922 Esas - 2021/592 Karar DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti/Alacak BİRLEŞEN İZMİR 5 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/451 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti DAVA TARİHİ : 10/04/2018 BAM KARAR TARİHİ : 13/06/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1....

ulaşması sonucu kendilerine 2010 yılının son ayından sonra aidat alınmayacağı, TOKİ ile anlaşma sağlanarak kredi ile kooperatif konut inşaatının bitirileceği, daha sonra üyelerin bu kredilerden kendi hesabına düşen kısmı ödeyeceklerini belirttiğini ancak bu konuda da davalı kooperatif yönetimi tarafından müvekkiline açık bir geri dönüş yapılmadığını ve net bir bilgi verilmediğini, müvekkilinin sonraki kooperatif genel kurul toplantılarına da çağrılmadığını, davalı kooperatifin 27.06.2010 ve 30.06.2011 tarihlerinde yapıldığı belirtilen kooperatif genel kurul toplantılarının da usul ve yasaya uygun gerçekleştirilmediğini, toplantılara bakanlık temsilcilerinin katılmadığı, tüm kooperatif ortaklarının(üyelerinin) davet edilmediği, yasanın ve ana sözleşmenin aradığı koşullara uygun olarak kooperatif genel kurul toplantılarının gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin kooperatifle ilgili bir gelişme olmaması ve kendisinin herhangi bir kooperatif toplantısına çağrılmaması üzerine müvekkilinin,...

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/68 Esas sayılı dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; davacısının Tasfiye Halinde ..., davalısının ... olup, davanın kooperatif aidat borcundan kaynaklanan alacak davası olduğu ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/42 Esas sayılı dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; davacılarının ... ve ..., davalısının ... Kooperatifi olup, davanın Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali davası olduğu ve yapılan yargılama sonucu 28/03/2022 tarihinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2022/309 Esas sayılı dosyasının tetkikinde; işbu dosyanın da davacısı olan ...'...

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı kooperatif ortaklığından 01.04.2004 tarihinde istifa ettiğini ve istifanın kooperatifçe kabul edildiğini, müvekkilinin ayrılması aşamasında müvekkilinin ibra edildiğini, ibranamede belirlenen 25.500,00 TL'nin müvekkilince davacıya ödendiğini ve hiçbir borcun kalmadığını, ancak davacının kendi üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, ibranamenin 26.06.2004 tarihli genel kurulda onaylandığını, davacı kooperatif tarafından yapılan 16.10.2004 tarihli genel kurula müvekkilinin de aralarında olduğu birinci etap üyelerinin hiçbirisinin çağrılmadığını, kararların ikinci etap üyelerinin oyları ile alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davada ispat yükü üzerinde bulunan davacının gerekli olan belgeleri sunmadığı, bilirkişilerin bu nedenle kooperatif harcamalarını hesaplayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif yönetim kurulu üyesinin kooperatife verdiği zararların tazmini istemine ilişkindir. Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulmazlar ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde kusursuz olduklarını ispat etmedikçe uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Bu bağlamda, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir....

na süresinde ödeme yapılmamasından kaynaklanan zarara ilişkin olarak kooperatif kayıtlarında yapılan incelemede, kooperatif hazır değerlerinin yüksek olmadığı, kooperatifin kasa ve banka hesaplarındaki ödemelerin başka ödemelere yönlendirildiği, bu ödemelerin öncelik sırasını değerlendirme ve karar verme yetkisinin yönetime ait bulunduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerine bu konuda sorumluluk atfedilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca ödemelerin önceliği konusunda karar verme yetkisi yönetime ait bulunduğundan davalı denetim kurulu üyeleri ... ile ...'a sorumluluk yüklenmesinin yerinde olmadığı, 6.Ortak ...'dan aidat gecikme cezasının tahsil edilmemesinden kaynaklanan zararın; BK 120'ye göre 365,44 TL'ye tekabül ettiği, davalı ...'in bu rakamın 187,44 TL'sinden sorumlu olduğu diğer davalıların ise 365,44 TL'den müştereken sorumlu olduğu," şeklinde görüş bildirilmiştir....

UYAP Entegrasyonu