WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

-TL Banka alacağı olduğu tespit edildiği, Firmanın konkordato sürecinde tahsile verdiği 200.000....

Davacı 10.06.2009 tarihinde hizmet tespiti davasını ve yukarıda belirtilen işçilik alacaklarının tahsili talepli alacak davasını birlikte açmış olup yargılama sırasında alacak ve hizmet tespiti davalarının tefrik edildiği ancak hizmet tespiti davasının davalısı olan ....nun bu alacak davasının gerekçeli karar başlığında taraf sıfatı olmadığından davalı olarak gösterilmesi hatalıdır. 3-Taraflar arasında kıdem tazminatına uygulanacak faiz konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120.maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş Sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez....

nolu Ticari Kredilerden Kaynaklanan alacağı 1.195.000,00 asıl alacak + 14.527,84 TL işlemiş faiz + 726,39 TL BSMV olmak üzere toplam 1.210.254,23 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan toplam alacak tutarının 1.195.000,00 TL asıl alacak kısmının taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin Temerrüt Faizi başlıklı maddesi altında yapılan düzenlemeler uyarınca denetlenerek tespit edilen %50,00 üzerinden işleyecek temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetindeki gider vergisi ile birlikte ödenmesi gerektiği; ... nolu Kredi Kartından Kaynaklanan alacağı 130.268,38 TL asıl alacak + 7.034,50 TL işlemiş faiz + 76,77 TL BSMV olmak üzere toplam 137.379,65 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan toplam alacak tutarının 130.268,38 TL asıl alacak kısmının 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3....

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle borç alacak ve borç varsa işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya içerisine, davacı vekilince fatura suretleri ile cari hesap ekstresi sureti ibraz edilmiş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası celp edilmiş, davalının bağlı bulunduğu vergi dairesinde takibe konu faturaların ... yılı BA formları getirtilmiş, bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ... ve ... Şti aleyhine, fatura alacaklarına istinaden; ...-TL fatura alacağı, ...-TL fatura alacağı, ...-TL, ...-TL fatura alacağı, ...-TL fatura alacağı, ...-TL fatura alacağı, ...-TL fatura alacağı, ...-fatura alacağı, ...-TL fatura alacağı, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL işlemiş faiz, ......

Takip talebinde talep edilen noter masrafı belgelendirilmediğinden ve bu bedel yönünden itirazın iptali talep edilmediğinden bu alacak kalemi değerlendirmeye alınmamıştır. Banka alacağı hesap kat ihtarı ile belirlenebilir olduğundan asıl alacak yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir....

-TL olduğu, davalı kefil yönünden nakde dönüşmeyen çek bedellerinin kefillerden tahsil edilebileceği yönünde sözleşmede açık düzenleme bulunmadığından davacı bankanın bu talebini kefile yöneltemeyeceği, dolayısıyla depo alacağından sadece davalı asıl borçlunun sorumlu olduğu, yine ihtarname masrafı için bu alacağın kredi alacağı olmaması sebebiyle faiz istenemeyeceği, bilirkişinin bu tespitler ışığında yaptığı hesaplamaların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle raporunu dikkate alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak bilirkişi raporu doğrultusunda takipte istenen tutarlar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptaline, takibin;nakdi alacak yönünden takibin 9.481,44.-TL kredi kartı asıl alacağı, 698,91.-TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 13.250,00.-TL nakde dönüşen çek bedelleri asıl alacağı, 694,....-TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 254,....-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 24.378,77....

Faiz alacağı doğduktan sonra, açıkça vazgeçilmedikçe ayrı dava ve takip konusu edilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/05/2018 tarihli, 2017/19-1628 Esas, 2018/1098 Kararı). Faiz alacağının ayrı bir dava konusu olmasını engelleyen bir yasa hükmü olmadığı gibi faiz isteği, asıl alacağın bir bölümü olmadığından ayrı bir alacak niteliğinde olup esas alacak tahsil edilmedikçe ayrı bir davayla istenebilir. Yine asıl alacağın ödenmesi için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmaması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına engel değildir. Mülga 818 Sayılı BK'nun 113.maddesinin 2.fıkrasında kabul edilen esas, asıl borcun ödenmesi ile ilgili olup bu madde ile asıl borcun ödenmesi sırasında işlemiş faizleri isteme hakkı saklı tutulmamışsa artık faizin istenemeyeceği belirtilmektedir. Faiz alacağına ilişkin davanın açıldığı tarihte asıl borç ödenmemiş ise asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde faizi istenebilir....

Somut olayda; takip dayanağı ilamda kıdem tazminatı ve ücret alacağı  için en yüksek banka mevduat faizine, ihbar tazminatı için yasal faize, yıllık izin ücreti, fazla mesai, UBGT alacağı için ise avans faizine hükmedildiği, mahkemece, taraflara banka ismi sorulmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere  kıdem tazminatı ve ücret alacağına uygulanacak en yüksek  banka mevduat faizi hesabında başka dava dosyalarından temin edilen banka faiz oranları esas alınarak rapor hazırlandığı  anlaşılmaktadır. Buna göre HGK'nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yukarıda yazılı ilkeler ışığında, taraflara banka ismi bildirmeleri için süre verilmesi, her iki tarafın da bildirdiği bankalardan faiz oranları getirtilerek kıdem tazminatı ve ücret alacağı yönünden  hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması gerekmektedir.  ...

ün dava dışı Halk Bankası Vize Şubesinden aldığı kredi borcunu ödemediği, bunun üzerine bu borcu davalının kardeşi olan davacının 14.12.2009 tarihinde ödediği ve banka ile imzaladığı 31.12.2009 tarihindeki alacağın temliki ile bankanın alacağını temlik aldığı, davalının söz konusu borcu ödediğini iddia etmesine rağmen ispatlayamadığı, diğer taraftan davacının temlik aldığı asıl alacağın 22.963,78 TL olduğu, diğer kısımlarını faiz alacağı olduğu, davacının faize faiz yürütülecek şeklide icra takibi başlattığı oysa davacının asıl alacağı olan 22.963.78 TL ve takip tarihine kadar işlemiş 4.000,00 TL faiz alacağı olduğu, bu yönü ile davalının faize ilişkin itirazında kısmen haklı olduğu, bu yönü ile alacaklının talepleri değerlendirildiğinde davacının inkar tazminat talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Vize İcra Müdürlüğünün 2011/582 E. sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 22.963,78 TL asıl alacak ve 4.000,00 TL işlemiş faiz üzerinden...

-TL, takip tarihinden sonra ise muhtelif tarihlerde toplam 11.000.- TL ödeme yapıldığı, bu ödemeler dikkate alınmak suretiyle tanzim olunan bilirkişi raporu ile, davalı alacaklının takip tarihi itibarıyla 14.319,79 TL asıl alacak olmak üzere faizi ile birlikte toplam 15.578,27 TL, dava tarihi itibarıyla da 5.501,40 TL asıl alacak, 18.429,69 TL faiz olmak üzere toplam 23.931,09 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden, davacı ...’ın dava tarihi itibariyle Afyonkarahisar 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/55 E. sayılı takip dosyasında 10.077,40 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, faiz alacağı yönünden menfi tespit talebinin reddine, davacılar ... ve ...'nın açtığı menfi tespit davalarının HMK'nun 150/1-5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı ... temyiz etmiştir....

UYAP Entegrasyonu