Esas sayılı dosyasının takip tarihi olan 17/04/2013 tarihi itibari ile mevcut takipte istenilen, 25.573,00 TL aidattan kaynaklanan asıl alacak, bu tarihe kadar işlemiş 4.245,74 TL faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren başlatılmak üzere yıllık %18 faiz uygulanmasını talep etmektedir. Gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınan 21/12/2020 tarihli raporda (13.sayfada) davacı kooperatifin 17/04/2013 takip tarihi itibari ile davalıdan aidat alacağı bulunmadığı, ancak 15.276,35 TL gecikme cezası alacağı bulunduğu belirlenmiş olup, takip tarihi itibari ile gecikme cezası alacağı ile ilgili istem 4.254,74 TL olmakla, sadece takip öncesi döneme ilişkin belirlenen gecikme cezası alacağı ile ilgili davanın kabulü, takip tarihi itibari ile kanıtlanamayan aidat alacağı ile ilgili istemin ise reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Davacı eldeki dava ile kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi amacıyla başlattığı icra takibinde, davalının asıl alacağı ödediğini, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. İcra dosyasının incelenmesinde davacının, davalı hakkında 2.600 TL asıl alacak, 3.254,36 TL işlemiş faiz olmak üzere 5.854,36 TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalının faiz ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Davacı da asıl alacağın ödendiğini bildirerek işlemiş faiz yönünden itirazın iptalini talep etmiş, ancak Mahkemece, asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve 2.600 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır....
KARAR Davacı, davalı ... ile aralarında Götürü Bedel Hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu kapsamda davalı ... hakkında 68.359,67 TL asıl alacak, 8.568,84 TL işlemiş faiz alacağı yönünden ilamsız takip başlattıklarını, ancak davalı ...'nin borca ve ferilerine kısmen itirazda bulunduğunu, faiz yönünden yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının 5.460 TL işlemiş faize yönelik itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davada yetkili mahkemenin Erdemli mahkemeleri olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yetki itirazının kabulü ile dosyanın Erdemli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yapılan icra takibinde itiraza uğrayan ve asıl alacak dışında kalan faiz alacağına yönelik itirazın iptali isteğine ilişkindir....
Mahkemece, davacının bu dosya alacağına münhasır ibraname vermediği, faize yönelik haklarını saklı tutan davacının faiz alacağı talebinde yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir....
Davalı vekili, müvekkilinin 3.520,00 TL faiz alacağı yönünden takibe itiraz ettiğini, itiraz edilmeyen 2.100,00 TL anapara yönünden takibe devam edildiğini ve müvekkilinin itiraz edilmeyen 2.100.00 TL ana para borcunu ve borç masraflarını ödediğini, ödenen miktarın anaparaya değil gecikme faizlerine mahsup edildiğini, ödenen miktarın, gecikme faizinden düşülmesinin doğru olmadığını, kooperatifçe gecikme faizlerine yapılan itirazın iptali için yasal 1 yıllık süre içerisinde mahkemeye başvurulmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 2.100,00 TL asıl alacak ve 500,00 TL faiz alacağı bulunduğunun bilirkişi raporu kapsamı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunarak, talep edilen alacakların tamamen davacıya ödendiğini, asıl alacak ödenmekle asıl alacağa bağlı fer'i hak niteleğinde bulunan faiz alacaklarının da son bulduğunu, kaldıki davacı tarafından müvekkili kuruma sunulmuş herhangi bir ihtirazi kayıt olmadığından faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafca 1....
Şti. arasında imzalanan 07.03.2012 tarih ve 5.000.000 TL limitli,15.08.2018 tarih ve 4.000.000 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine davalı tarafın müteselsil kefil olduğu, sözleşmeler uyarınca asıl borçlu şirkete kullandırılan taksitli ticari kredi, O/N ve diğer alacaklar için; takip tarihi itibarıyla davacı bankanın 733.705,29 TL asıl alacağı belirlenmesine karşın, davacı talebi daha düşük olduğundan, talep uyarınca 729.581,48 TL olarak dikkate alınması gerektiği, 194.400,26 TL işlemiş faiz, 9.374,40TL BSMV olmak üzere toplam 933.356,14 TL nakdi alacağı bulunduğu, asıl alacak tutarına yıllık %27,30 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, business kart ve esnek ticari hesap nedeniyle 122.568,03 TL asıl alacak, 25.589,34 TL işlemiş faiz, 1.266,29 TL BSMV olmak üzere toplam 149.423,66 TL nakdi alacağı bulunduğu, asıl alacak tutarına T.C.Merkez Bankasının kredi kartları için belirleyip ilan ettiği dönemsel faizin talep edilebileceği, icra takip tarihi itibariyle depo talep...
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin verdiği yemek tabldotlarından dolayı davalıdan, faturaya dayalı bakiye 15.510,18 TL alacağı olduğunu, davalı aleyhine Kadıköy 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/23523 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatını dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacının alacak iddiasını ispatlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacının teslim alan bölümünde imzalı olan irsaliyelerle teslim ettiği faturalı mallardan dolayı davacı tarafça da itiraz edilmeyen raporda belirtildiği gibi 13.946,42.TL asıl alacak ile 404,83 TL işlemiş faiz alacağı olduğu halde davalının takibe haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Kadıköy 2....
Somut olayda, davacının yasadan kaynaklı ilave tediye ve Toplu İş Sözleşmesinden doğan ikramiye alacakları birbirinden ayrı alacak kalemleridir. Her bir alacak davası aynı zaman da bir tespit hükmü de içermektedir. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacıya dava dilekçesindeki 500,00 TL talebinin ne kadarının ilave tediye ne kadarının ikramiye alacağı olduğu açıklattırılarak bu iki farklı alacak kalemi ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmaksızın ilave tediye ve ikramiye alacağı için toplam miktar üzerinden alacağa hükmedilmesi hatalıdır. 3-Kabul şekli bakımından da; İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İlave tediye alacağı yasadan kaynaklandığından, talep halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmelidir....
Somut olayda, davacının yasadan kaynaklı ilave tediye ve Toplu İş Sözleşmesinden doğan ikramiye alacakları birbirinden ayrı alacak kalemleridir. Her bir alacak davası aynı zaman da bir tespit hükmü de içermektedir. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacıya dava dilekçesindeki 500,00 TL talebinin ne kadarının ilave tediye ne kadarının ikramiye alacağı olduğu açıklattırılarak bu iki farklı alacak kalemi ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmaksızın ilave tediye ve ikramiye alacağı için toplam miktar üzerinden alacağa hükmedilmesi hatalıdır. 3-Kabul şekli bakımından da; İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İlave tediye alacağı yasadan kaynaklandığından, talep halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmelidir....


